<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>CafeVizyon Blog &#124; CafeVizyon'da Paylaşımın Bir Başka Yolu</title>
	<link>http://blog.cafevizyon.com</link>
	<description>CafeVizyon'da Paylaşımın Bir Başka Yolu</description>
	<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 10:39:32 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Serinlemek İsterken Hastanelik Olmayın</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/serinlemek-isterken-hastanelik-olmayin/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/serinlemek-isterken-hastanelik-olmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 10:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Hastanelik]]></category>

		<category><![CDATA[İsterken]]></category>

		<category><![CDATA[Olmayın]]></category>

		<category><![CDATA[Serinlemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/serinlemek-isterken-hastanelik-olmayin/</guid>
		<description><![CDATA[Bunaltıcı sıcakların etkili olduğu günlerde serinlemek ve rahatlamak amacıyla tercih edilen havuz ve deniz keyfinin, dikkat edilmezse birçok hastalığa neden olabileceği hatırlatıldı.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, havuzların, özellikle yaz aylarında insanların ortak kullanım alanı olduğunu belirterek, bazı havuzların hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi. Keçe,”Su sirkülasyonu fazla olan, periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/288859.jpg" id="ntvspr" border="0" width="300" height="219" /><strong>Bunaltıcı sıcakların etkili olduğu günlerde serinlemek ve rahatlamak amacıyla tercih edilen havuz ve deniz keyfinin, dikkat edilmezse birçok hastalığa neden olabileceği hatırlatıldı.</strong></p>
<p><span class="textBodyBlack">Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, havuzların, özellikle yaz aylarında insanların ortak kullanım alanı olduğunu belirterek, bazı havuzların hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi. Keçe,”Su sirkülasyonu fazla olan, periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzları tercih edilmeli” uyarısında bulundu.</span></p>
<p>Keçe, havuzlardan bulaşan hastalıklar arasında tifo, Hepatit A ve E, dizanteri ve paratifo gibi ateşli ishal yapan mikroplar, göz, kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları ile mantar, uyuz, impetigo gibi deri hastalıklarının sayılabileceğini kaydetti.</p>
<p>Bulaşıcı hastalıklardan korunulması için su sirkülasyonu fazla olan, periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzlarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Keçe, şöyle konuştu:<br />
“Yeterince temizlenmeyen havuzlar ve kirlilik seviyesi yüksek sahiller tehlikeli olabilir. Yüzme havuzunda normal klor seviyesi 0,8 mg/lt düzeyinde olmalı ve çok iyi çalışan filtreleme sistemi bulunmalıdır. Hepatit A ve B aşısı olmayan çocuklar havuza gönderilmemeli. Havuz kenarlarında yiyecek yenilmemeli ve sigara içilmemeli. Ateşli hastalık veya ishal vakası geçirilirken havuza girilmemeli. Bone kullanılmalı. Suya tükürülmemeli.”</p>
<p>Çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği için ıslak mayoyla oturulmaması ve yeterince kurulanması gerektiğini kaydeden Keçe, şu uyarılarda bulundu:<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" vspace="1" width="7" height="7" hspace="1" /> Havuzda su yutmamaya dikkat edilmeli, kulak enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanılmalı.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" vspace="1" width="7" height="7" hspace="1" /> Ciltte sıyrık veya kesik varsa yüzme sonrasında su ve sabunla temizlenilmeli.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" vspace="1" width="7" height="7" hspace="1" /> Göz enfeksiyonlarının önlenmesi için su altı gözlüğü veya maskeleri kullanılmalı.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" vspace="1" width="7" height="7" hspace="1" /> Çocukların havuzlara tuvaletlerini yapmaları engellenmeli, lağım karışan alanlara yakın bölgelerdeki denizlerde yüzülmemeli.</p>
<p>NtvMsnbc</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=525&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_525" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/serinlemek-isterken-hastanelik-olmayin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Gözlüğü Alırken Dikkat!</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/gunes-gozlugu-alirken-dikkat/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/gunes-gozlugu-alirken-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:32:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Alırken]]></category>

		<category><![CDATA[DİKKAT]]></category>

		<category><![CDATA[Gözlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Güneş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/gunes-gozlugu-alirken-dikkat/</guid>
		<description><![CDATA[Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? İşte uzmanından tavsiyeler&#8230; 
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özlem Evren, görülebilen ışınlar bulut nedeniyle engellense bile gözle görülemeyen UV ışınlarının yeryüzüne rahatça ulaşabildiğini belirterek, “Bu yüzden hava bulutlu bile olsa güneş gözlüğü takmak gerekir” dedi. Evren, güneşin görünür dalga boyundaki ışınlarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"></span><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/5/9/109593.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? İşte uzmanından tavsiyeler&#8230; </strong></span></p>
<p><span class="habermetin"><span class="manset_detay">Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özlem Evren, görülebilen ışınlar bulut nedeniyle engellense bile gözle görülemeyen UV ışınlarının yeryüzüne rahatça ulaşabildiğini belirterek, “Bu yüzden hava bulutlu bile olsa güneş gözlüğü takmak gerekir” dedi. Evren, güneşin görünür dalga boyundaki ışınlarının yanında, görülemeyen, ancak çok yüksek enerjili olmaları nedeniyle sağlığa zararları olan ultraviyole (morötesi) ışınları bulunduğunu söyledi. Bunların dalga boylarına göre UV A, B ve C olarak sınıflandırıldıklarını anlatan Evren, UV C ışınlarının ozon tabakası tarafından tümüyle tutulduğu için bir tehdit oluşturmadığını, ancak aynı şeyin UV A ve B ışınları için söylenemeyeceğini belirtti.</p>
<p>Evren, “Görülemeyen, ancak yüksek enerjili olan bu ışınlara yoğun bir şekilde maruz kalındığında, gözlerde tıpkı derideki güneş yanıkları gibi aniden beliren kızarıklık, sulanma, yanma-batma ile kendini gösteren ağrılı bir klinik tablo ortaya çıkar” şeklinde konuştu. Bu ani tepkinin, gözün yüzey tabakasının zarar görmesinden kaynaklandığını, uygun tedaviyle kısa sürede iyileşebileceğini kaydeden Evren, “Ancak, asıl göz sağlığı için önemli olan sorunlar yıllar sonra karşımıza çıkar. Bunlar katarakt ve sarı nokta hastalığıdır” dedi.</p>
<p><strong>“ÖZELLİKLE UZUN SÜRE DIŞARDA ÇALIŞANLAR KORUNMALI”</strong></p>
<p>Güneşten korunmanın herkes için gerekli olduğunu vurgulayan Evren, “UV ışınları, birikerek, uzun bir süreçte hasar bırakır. Ancak, çiftçilik ve balıkçılık yapanlarla denizde uzun süre kalanlarda bu süre kısalır. Bu yüzden özellikle dış ortamda uzun zaman geçirenler ve retina hastalığı olanlar güneşten korunmalıdır” uyarısında bulundu. Vücuttan su atarak tansiyonu düşüren bazı diüretikler, tetrasiklin veya sulfonamid gibi bazı antibiyotikler, doğum kontrol hapları ve bazı teskin edici ilaçların ışığa olan hassasiyeti artırdıklarını bildiren Evren, bu ilaçları kullananların gözlerini daha dikkatli korumaları gerektiğini belirtti.</p>
<p>Evren, “Ayrıca, genellikle güneş gözlüğü alırken ihmal ettiğimiz çocuklarımızın, yetişkinlerden daha çok korunmaya ihtiyacı vardır. Çünkü çocukların göz mercekleri daha şeffaftır ve daha fazla UV ışını gözün arka tarafına ulaşır” diye konuştu.</p>
<p>Evren, katarakt ameliyatlarından sonra göz içine yerleştirilen yapay merceklerin gözü UV ışınlarına karşı koruduğunu, ancak göz içine mercek konulmayan bazı özel durumlarda, hastaların güneş gözlüğünü sürekli takarak korunmaları gerektiğini de bildirdi.</p>
<p><strong>“ŞAPKA YETMEZ&#8230;”</strong></p>
<p>UV ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü takmak gerektiğini ifade eden Evren, “Güneş gözlüklerinin işlevlerinden birincisi ve en önemlisi, gözümüzü göremediğimiz UV ışınlarına karşı korumaktır. İkincisi, görebildiğimiz ışığın şiddetini azaltarak çok şiddetli ışık olan ortamlarda görme konforu sağlamak, üçüncüsü de yoğun ışık olan dış ortamdan iç ortama geçildiğinde karanlığa kolay uyum sağlanmasına yardımcı olmaktır” diye konuştu.</p>
<p>Görülebilen ışınlar bulut nedeniyle engellense bile, gözle görülemeyen UV ışınlarının yeryüzüne rahatça ulaşabildiğine işaret eden Evren, “Bu yüzden hava bulutlu bile olsa güneş gözlüğü takmak gerekir” dedi. Evren, yazın kullanılan şapkaların oluşturdukları gölge ile güneş ışınlarını ancak yüzde 50 oranında engellediklerini, bunun da yeterli koruma sağlamadığını söyledi.</p>
<p><strong>İYİ BİR GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ NASIL OLMALI?</strong></p>
<p>Evren, iyi bir güneş gözlüğünün şu özelliklere sahip olması gerektiğini belirtti:</p>
<p>Güneş gözlüklerini seçerken, “pahalı olan iyidir” diye genelleme yapmak doğru değildir. Üretici firma tarafından gözlüğün UV bloke etme oranı gözlük üzerinde belirtilmiş olmalıdır. İstenilen oran yüzde 99-100&#8242;dür.</p>
<p>Güneş gözlüğü rahat bir görüş için koyu renk olmalı ve ışığın şiddetini en az yüzde 50 oranında azaltmalıdır. Gözlüğü elinize alıp ışığa tutuğunuz zaman, her bölgesinin düzgün bir şekilde (homojen olarak) renklendirilmiş olması gerekir. Renklendirmedeki düzensizlik, görme kalitesini azaltır.</p>
<p>Yeterli derecede koyu olup olmadığının anlaşılması için güneş gözlüğü takılıp aynaya bakılmalıdır. Eğer göz bebekleri rahatça seçilemiyorsa, güneş gözlüğü yeterli derecede koyu demektir. Ancak, UV engelleme özelliğinin camın koyuluğu ile ilgisi yoktur. UV koruması, gözlüğün renginin koyuluğu ile değil yapım maddesi ile ilgilidir. Renklendirme oranı, sadece ışığın şiddetini azaltarak görme konforu sağlar.</p>
<p>Gözlük için ideal renk gri-siyah tonlarıdır. Bu tonlar güneşin ışık tayfındaki bütün renklerini aynı oranda azalttığı için, renk algılamasında problem yaratmaz. Bu, trafik ışıklarının doğru algılanması için önemlidir. O yüzden araba kullanırken özellikle siyah veya gri tonlarında renklendirilmiş gözlükler tercih edilmelidir. Bu olmadığı zaman, yeşil veya kahverengi camlı gözlükler de kullanılabilir.</p>
<p>Göze yanlardan gelen UV ışınlarından koruduğu için, kenarları geniş gözlük çerçeveleri tercih edilmelidir.</p>
<p>AA</span></span></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=524&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_524" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/gunes-gozlugu-alirken-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat ! Baş Ağrısı Ölümcül Olabilir</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/dikkat-bas-agrisi-olumcul-olabilir/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/dikkat-bas-agrisi-olumcul-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:32:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[Baş]]></category>

		<category><![CDATA[DİKKAT]]></category>

		<category><![CDATA[Olabilir]]></category>

		<category><![CDATA[Ölümcül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/dikkat-bas-agrisi-olumcul-olabilir/</guid>
		<description><![CDATA[Sıkça şikayet edilen rahatsızlıklar arasında yer alan baş ağrısının, ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıkların habercisi olabileceği bildirildi.
Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay, araştırmaya göre, Türkiye&#8217;de her 100 kişiden 94&#8242;ünün hayatları boyunca en az bir kez baş ağrısı sıkıntısı çektiğini söyledi.
Sıkça rastlanan ve zaman zaman günlük yaşamı bile çekilmez hale getiren baş ağrısının yeterince önemsenmediğini ifade [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"></span><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/7/6/109767.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Sıkça şikayet edilen rahatsızlıklar arasında yer alan baş ağrısının, ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıkların habercisi olabileceği bildirildi.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay, araştırmaya göre, Türkiye&#8217;de her 100 kişiden 94&#8242;ünün hayatları boyunca en az bir kez baş ağrısı sıkıntısı çektiğini söyledi.</p>
<p>Sıkça rastlanan ve zaman zaman günlük yaşamı bile çekilmez hale getiren baş ağrısının yeterince önemsenmediğini ifade eden Tulunay, en sık yaşanan ağrılar arasında yer alan baş ağrısının ölümle sonuçlanan rahatsızlıkların habercisi olabileceğini kaydetti. Tulunay, &#8220;Baş ağrısı Türk insanının en çok şikayet ettiği ağrıların başında yer alıyor. Ama sıkça rastlanıldığı için genelde önemsenmiyor ve çekilmez ağrılar yaşanana kadar doktora başvurulmuyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANMAMALI</strong></p>
<p>Ağrı olduğunda zaman kaybedilmeden doktora başvurulması gerektiğini söyleyen Tulunay şöyle konuştu: &#8220;Baş ağrısı, erken teşhis için bir lütuftur. Çünkü ağrı, gelecek hastalıkların habercisidir. Ama ağrıyla yanlış mücadele edildiği zaman daha büyük sorunlar çıkabilir. Bu nedenle hastalar ve uzmanlar çok dikkatli olmalı. Ağrının kaynağı doğru tespit edilirse ilerde çıkabilecek başka hastalıkların önününe geçilebilir. Vatandaşlarımız, prospektüsünü okumadan ve yan etkilerini bilmeden ilaç kullanmak yerine, doktora görünüp tavsiyelerine uymalı.&#8221;</p>
<p><strong>SOSYAL HAYATI BiTiRiYOR</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tulunay, ağrıların kişinin huzurunu kaçırdığını, sosyal yaşamını ve bütçesini olumsuz etkilediğini belirterek şunları kaydetti: &#8220;Baş ağrıları, hem ekonomik hem sosyal açıdan ciddi sıkıntılara neden oluyor. Daha önce yaptığımız araştırmada Türkiye&#8217;de baş ağrısı nedeniyle 300 milyon dolar harcama yapıldığını tespit etmiştik. Bunun yanı sıra, sosyal hayatta ve iş veriminde kayıplara, eşler arasında anlaşmazlıklara ve dikkatini toparlayamama gibi sıkıntılara neden oluyor. Bu nedenle, baş ağrısı şikayeti olanlar mutlaka uzmana görünmeli.&#8221;</span></p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=523&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_523" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/dikkat-bas-agrisi-olumcul-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde İshali Önemseyin</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/bebeklerde-ishali-onemseyin/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/bebeklerde-ishali-onemseyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:32:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<category><![CDATA[Bebeklerde]]></category>

		<category><![CDATA[İshali]]></category>

		<category><![CDATA[Önemseyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/bebeklerde-ishali-onemseyin/</guid>
		<description><![CDATA[Yaz ishalleri en çok 0–5 yaş grubu çocuklarda görülüyor. İshal hızla gelişen sıvı kaybına neden olduğu için, sıvı kaybı yerine konulamazsa ölümlere bile yol açabiliyor.
Dünya da her yıl beş yaşın altındaki yaklaşık 10 milyon çocuk ishal sonucu hayata veda ediyor.
Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Sağlığı Uzmanı Dr. Mehmet Demirdöven, ishali 24 saat içinde üçten fazla sulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/0/9/109095.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Yaz ishalleri en çok 0–5 yaş grubu çocuklarda görülüyor. İshal hızla gelişen sıvı kaybına neden olduğu için, sıvı kaybı yerine konulamazsa ölümlere bile yol açabiliyor.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Dünya da her yıl beş yaşın altındaki yaklaşık 10 milyon çocuk ishal sonucu hayata veda ediyor.<br />
<strong>Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Sağlığı Uzmanı Dr. Mehmet Demirdöven</strong>, ishali 24 saat içinde üçten fazla sulu dışkılama veya sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde her zamankinden daha sık ve sulu dışkılama olarak tanımlıyor. İshal, kusma, bulantı, karın ağrısı, ateş, baş ağrısı, halsizlik ile birlikte seyrediyor. Çocuklarda ortalama 3–7 gün içerisinde geçiyor.<br />
İshale sebep olan virüs ve mikroplar, su ve yiyeceklerin tüketilmesiyle insanlara bulaşıyor. Bu nedenle kaynağını bilmediğiniz içecek ve yiyecekleri tüketmemenizde fayda var. Ayrıca emzikli bebeklerin emzik ve biberonlarının hijyeninin sağlanamaması da ishale sebep olabiliyor.</p>
<p>Yaz ishallerinde ortaya çıkan sıvı ve tuz kayıpları yerine konulursa hayati tehlike olmadığını söyleyen Dr. Demirdöven, kayıpları önle¬mek için ishal döneminde bebeklere bol miktarda su içirilmesi gerektiğini söyledi. İshal sebebiyle, sıvı kaybına bağlı olarak gözlerde çökme, ağız ve dudaklarda kuruluk, küçük çocuklarda bıngıldakta çökme, gözyaşının azalması, idrar çıkarmada azalma gibi bulgular da gelişebiliyor.</p>
<p>Sıvı alımı artırılırken beslenmeye de devam edilmesi, anne sütü alan bebeklerde emzirmenin sıklaştırılması gerekiyor. Çocuk, yaşına uygun olarak kaynatılmış su, taze sıkılmış meyve suları, çorba gibi sıvılar ile beslenmeli, bunun yanında pirinç lapası, ekmek, patates ve muz püresi gibi nişastalı gıdalarla beslenmeli. Enerjiden zengin, protein içeren, posasız, yumuşak besinler verilmelidir.</p>
<p>Çocuğunuzu ishalden korumak için;</p>
<p>•	İçme suyunu en az 10 dakika kaynatın ve oda sıcaklığına geldikten sonra içirin.<br />
•	Et, balık ve deniz ürünlerini iyice pişirin<br />
•	Taze meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan yedirmeyin.<br />
•	Genel hijyen kurallarına uyun.<br />
•	Kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra ve bebeğinizin altını değiştirdikten sonra ellerinizi iyice yıkayın.<br />
•	Sokaktan, kaynağını bilmediğiniz yiyecek ve içecekleri tüketmemeye özen gösterin.<br />
•	Çocuğunuza yemek yemeden önce ve tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamasına özen gösterin.<br />
•	Pişmiş yiyecekleri oda ısısında uzun süre bekletmeyin.<br />
•	Biberon ve emzik temizliğini iyi yapın.</p>
<p>Dr. Demirdöven, ateşi çok yüksek, karın ağrısı ve krampları çok fazla, dışkısı kanlı olan, sıvı kaybı bulguları gözlenen ve 2 gün içinde düzelmeyen ishal durumlarında mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.</span></p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=522&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_522" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/bebeklerde-ishali-onemseyin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Para Basan Meslekler</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/para-basan-meslekler/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/para-basan-meslekler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:32:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<category><![CDATA[Basan]]></category>

		<category><![CDATA[Meslekler]]></category>

		<category><![CDATA[Para]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/para-basan-meslekler/</guid>
		<description><![CDATA[ÖSS&#8217;de az puan aldıysanız üzülmeyin! Önlisans programlarından bazıları insanı zengin bile eder. İşte o meslekler;
ÖSS&#8217;de &#8216;az puan aldım&#8217; diye üzülmenize gerek yok. Çünkü az puanla iyi paralar kazanacağınız işler de var. İki yıllık at antrenörlüğü, at işletmeciliği, optisyenlik, su altı teknolojileri, diş-protez, iklimlendirme ve soğutma, biyomedikal cihaz teknolojisi gibi bölümleri bitirenlere her zaman ekmek var.
ÖSS’de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/7/0/109700.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset_ozet"><strong>ÖSS&#8217;de az puan aldıysanız üzülmeyin! Önlisans programlarından bazıları insanı zengin bile eder. İşte o meslekler;</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">ÖSS&#8217;de &#8216;az puan aldım&#8217; diye üzülmenize gerek yok. Çünkü az puanla iyi paralar kazanacağınız işler de var. İki yıllık at antrenörlüğü, at işletmeciliği, optisyenlik, su altı teknolojileri, diş-protez, iklimlendirme ve soğutma, biyomedikal cihaz teknolojisi gibi bölümleri bitirenlere her zaman ekmek var.</p>
<p>ÖSS’de ‘az puan aldım’ diye üzülmenize gerek yok. Çünkü az puanla iyi paralar kazanacağınız işler de var. İki yıllık at antrenörlüğü, at işletmeciliği, optisyenlik, su altı teknolojileri, diş-protez, iklimlendirme ve soğutma, biyomedikal cihaz teknolojisi gibi bölümleri bitirenlere her zaman ekmek var.</p>
<p><strong>Bazı meslekler çok cazip</strong></p>
<p>Gençlerin işsiz gezmesindeki etkenlerden biri de gözünü sürekli toplumsal cazibesi olan popüler mesleklere dikmesi. Oysa bazı meslekler var ki, mezun olduğunda hem dolgun bir maaş alabilir hem de yurtiçi ve yurtdışında önemli görevler alabilir. İşte bu mesleklerden bazıları şöyle: At antrenörlüğü, at işletmeciliği, optisyenlik, su altı teknolojileri, diş-protez, iklimlendirme ve soğutma, biyomedikal cihaz teknolojisi. 2 yıllık meslek yüksekokulu bünyesinde yer alan bu bölümleri bitirenler çok rahat iş bulabiliyor.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Adem Şenünver, 5 yıldır mezun veren atçılık işletmeciliği, nalbantlık, antrenörlük gibi bölümlerden bugüne kadar işsiz gezen birine rastlamadığını söyledi. Türkiye’de 10 bin yarış atı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Adem Şenünver, “Mezunlarımız Türkiye Jokey Kulübü’nün hara ve hipodromlarında çok rahat iş buluyor. 2 bin 500-3 bin YTL ücretle çalışıyorlar. Ayrıca eğittikleri atların performansına göre de ücret alıyorlar.” dedi. Prof. Şenünver, bölümlerinden 4 yıllık Veteriner Fakültesi’nin ilgili bölümlerine de dikey geçiş imkânı olduğunu hatırlatıyor. 25’er öğrencinin girdiği bölümlerden mezun olanlar ayrıca yurtdışında da görev yapıyor. Şenünver’in verdiği bilgiye göre Amerika, Avustralya, Dubai ve İngiltere’de çok sayıda at antrenörü görev yapıyor.</p>
<p>At antrenörlüğü gibi cazip mesleklerden sualtı teknolojileri bölümü mezunları da çok rahatlıkla iş bulabiliyor. İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, verilen dalgıçlık eğitiminden sonra su altında vida sıkmaktan kaynak yapmaya kadar çok sayıda işin bu bölümü bitirenler tarafından yapıldığına dikkat çekerek, “Su altında yapılan bütün işler bu bölümün ilgi sahasına giriyor. Boru döşenmesinden kaynak yapmaya kadar. Yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda şirket daha mezun vermeden birçok öğrenciye talip oluyor.” dedi.</p>
<p><strong>Mezuniyetten önce iş buluyorlar!</strong></p>
<p>Görme bozukluklarının düzeltilmesi ve giderilmesi için dizayn edilmiş optik gereçleri tedarik eden ve hastaya uygulayan eğitim görmüş kişilerin yetiştirildiği optisyenlik programından optisyen olarak mezun olanlar da şanslı olanlardan. Gözlükçü açmak ve gözlükçülük yapmak isteyenlerin üniversitede optisyenlik eğitiminden geçmiş olma şartının yasalaştığı 2004 yılından beri pisayada optisyenler büyük rağbet görüyor. Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrenci işleri yetkilileri öğrencilerin mezun olmadan iş bulduklarını söylüyor. Kontenjanların çoğunlukla sağlık meslek lisesi mezunları tarafından doldurulduğunu ifade eden yetkililer, kontenjan açığı kaldığında normal lise mezunlarından da bu bölümü tercih ettiğini belirtiyor.</p>
<p>Zirve Dergisi Rehberlik Uzmanı Hakan Baykal, halk arasında ismi popüler olmayan ancak mezunlarının rahat iş bulduğu çok sayıda bölüm olduğunu belirterek “Bunlar iki yıllık bölümler olduğu gibi mekatronik mühendisliği, enerji sistemleri mühendisliği, yönetim bilişim sistemleri, biyomedikal mühendisliği, uluslararası lojistik ve taşımacılık gibi 4 yıllık bölümler de olabiliyor. Adayların ve ailelerin dikkat edeceği çok şey var. Ancak ‘Mezun olunca işsiz ve mutsuz biri mi olmak isterler yoksa dolgun bir maaşla iyi bir gelecek mi?” diyor.</p>
<p>Gençleri en kritik dönemlerinde meslek seçimi bekliyor. Hayatın büyük bölümünün işyerinde geçtiği dikkate alındığında işyerinde mutlu olmak hayatın da mutlu geçmesi anlamına geldiğini belirten uzmanlar gençleri ve aileleri meslek seçerken dikkatli olmaya davet ediyor.</span></p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=521&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_521" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/para-basan-meslekler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MEB Öğretmenlik Bursu Verecek</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/meb-ogretmenlik-bursu-verecek/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/meb-ogretmenlik-bursu-verecek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<category><![CDATA[Bursu]]></category>

		<category><![CDATA[MEB]]></category>

		<category><![CDATA[Öğretmenlik]]></category>

		<category><![CDATA[Verecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/meb-ogretmenlik-bursu-verecek/</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),üniversitelerin öğretmenlik ile ilgili programlarını ilk 5 tercihinde kazanan 1500 adaya burs verecek. 
Bakanlıktan yapılan duyuruda, 2008-2009 öğretim yılında MEB tarafından belirlenen öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarını ilk beş tercihinde kazanan 1500 öğrenciye burs verileceği bildirildi. Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olup bu kontenjana giremeyenler dekontenjana bağlı kalınmaksızın bursluluk haklarından yararlandırılacak.Burslar, MEB Yükseköğrenim Kredi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/5/9/109594.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),üniversitelerin öğretmenlik ile ilgili programlarını ilk 5 tercihinde kazanan 1500 adaya burs verecek. </strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Bakanlıktan yapılan duyuruda, 2008-2009 öğretim yılında MEB tarafından belirlenen öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarını ilk beş tercihinde kazanan 1500 öğrenciye burs verileceği bildirildi. Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olup bu kontenjana giremeyenler dekontenjana bağlı kalınmaksızın bursluluk haklarından yararlandırılacak.Burslar, MEB Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünce ödenecek. Burs alamaya hak kazanan öğrenciler de yine bu genelmüdürlükçe duyurulacak.Burs verilecek öğrenci kontenjanları, 2008-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu&#8217;nda yer alıyor.Adayların burs alabilmeleri için şu şartları taşıması gerekiyor:</p>
<p>- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,</p>
<p>- 22 yaşını geçmemiş olmak (1986 ve sonraki yıllarda doğmuş olmak)</p>
<p>- ÖSYS Tercih Bildirim Formu&#8217;nda öğretmen yetiştiren yükseköğretimkurumlarının Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen programlarını ilk 5 tercihi arasında seçmiş ve bu programa (ikinci öğretim ve özelüniversiteler hariç) kesin kaydını yaptırmış olmak,</p>
<p>- Memuriyete alınmasına engel olacak nitelikte hükümlülüğü bulunmamak,</p>
<p>- ÖSYM&#8217;ce yapılan puan sıralamasına göre, kaydolduğu için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen kontenjana girmiş olmak (Anadolu Öğretmen Lisesi mezunları için kontenjan sınırı yoktur).</p>
<p>AA</span></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=520&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_520" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/meb-ogretmenlik-bursu-verecek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ADSL Hattını Paylaşanlara!</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/adsl-hattini-paylasanlara/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/adsl-hattini-paylasanlara/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 11:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[ADSL]]></category>

		<category><![CDATA[Hattını]]></category>

		<category><![CDATA[Paylaşanlara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/adsl-hattini-paylasanlara/</guid>
		<description><![CDATA[ADSL kullanıcılarının hatlarını üçüncü şahıslarla paylaşması ciddi riskleri beraberinde getiriyor.
Manisa İl Telekom Yöneticisi Resul Aydın, ADSL kullanıcılarının hizmet haklarını ikinci, üçüncü şahıslarla paylaşmasının çok ciddi riskleri beraberinde getirdiğini söyledi. Türkiye&#8217;de birçok internet kullanıcısı hakkında, hiç ilgisi olmadığı halde, sanal ortamda işlenen suçlar nedeniyle yasal işlem yapıldığını vurgulayan Aydın, &#8220;ADSL hattını paylaşan abone, komşusunun bilgisayarla işlediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"></span><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/7/9/106795.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>ADSL kullanıcılarının hatlarını üçüncü şahıslarla paylaşması ciddi riskleri beraberinde getiriyor.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Manisa İl Telekom Yöneticisi Resul Aydın, ADSL kullanıcılarının hizmet haklarını ikinci, üçüncü şahıslarla paylaşmasının çok ciddi riskleri beraberinde getirdiğini söyledi. Türkiye&#8217;de birçok internet kullanıcısı hakkında, hiç ilgisi olmadığı halde, sanal ortamda işlenen suçlar nedeniyle yasal işlem yapıldığını vurgulayan Aydın, &#8220;ADSL hattını paylaşan abone, komşusunun bilgisayarla işlediği suçu sahiplenmiş demektir&#8221; dedi.</p>
<p>Özellikle apartman dairelerinde alt üst oturan komşuların, gözükmeyecek şekilde havalandırma boşluklarından kablolar çekerek tek abonelikle çoklu ADSL kullanıcısı haline geldiğini, bazı kullanıcıların da kablosuz ağ üzerinden tek şifre ile internet hizmetini kullanmayı tercih ettiğini söyleyen Aydın, Manisa&#8217;da son yıllarda şikayetlerin iyice arttığını dile getirdi. Resul Aydın, son olarak Alaşehir İlçesi&#8217;nde bir ADSL abonesinin, illegal paylaşım nedeniyle, komşusu yüzünden &#8216;çocuk istismarı&#8217; ve &#8216;çocuk pornosu&#8217; suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.</p>
<p>Aydın, &#8220;ADSL hattını apartmandaki komşularıyla ortak kullanan pekçok kişi var. Bu tip kullanıcıları tespit etmeye çalışıyoruz. Ama havalandırma boşlukları gibi yerlerden çekilen hatları belirlememiz mümkün değil. O yüzden şunun bilinmesi gerekiyor; ADSL hattını paylaşan abone, komşusunun bilgisayarla işlediği suçu sahiplenmiş demektir. Eğer komşunuz çok iyi bir bilgisayar hacker&#8217;ı ise, hesaplardaki paraları kolaylıkla boşaltabilecek kabiliyete sahipse, ummadığınız anda sanal ortamda bir numaralı banka soyguncusu olabilirsiniz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>ADSL hattı paylaşımının ayrıca bilgisayarları da tehdit ettiğini kaydeden Aydın, &#8220;Hattı ortak kullandığınız komşunuzun bilgisayarına virüs girdiğinde, doğal olarak sizin bilgisayarınız da tehdit altındadır. Bunun yanı sıra kablosuz modem kullananların da dikkatli olması gerekiyor. İllegal paylaşımdan doğan olumsuz durumların yaşanmaması için modemlerin çıkışları mutlaka şifrelenmeli&#8221; dedi.</span></p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=519&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_519" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/adsl-hattini-paylasanlara/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Google Aya Çıkıyor</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/google-aya-cikiyor/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/google-aya-cikiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 11:27:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Aya]]></category>

		<category><![CDATA[Çıkıyor]]></category>

		<category><![CDATA[Google]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/google-aya-cikiyor/</guid>
		<description><![CDATA[X PRIZE Foundation ve Google tarafından yürütülen Lunar X Prize projesi, 31 Aralık 2012 tarihine kadar Ay&#8217;a bir ya da birkaç robot göndermeyi amaçlıyor.
Proje kapsamında düzenlenen yarışma, Dünyanın dört bir köşesinden katılan takımların, kendi çabaları ve bulacakları mali destek yardımıyla Ay&#8217;a kendi robotlarını göndermeleri üzerine kurulmuş. 20 Milyon Dolar ödüllü yarışmada takımların yapması gereken, Ay&#8217;a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/6/5/106657.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>X PRIZE Foundation ve Google tarafından yürütülen Lunar X Prize projesi, 31 Aralık 2012 tarihine kadar Ay&#8217;a bir ya da birkaç robot göndermeyi amaçlıyor.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Proje kapsamında düzenlenen yarışma, Dünyanın dört bir köşesinden katılan takımların, kendi çabaları ve bulacakları mali destek yardımıyla Ay&#8217;a kendi robotlarını göndermeleri üzerine kurulmuş. 20 Milyon Dolar ödüllü yarışmada takımların yapması gereken, Ay&#8217;a bir robot göndermek, bu robotun Ay üzerinde 500 metre ya da daha uzun bir mesafede hareket ettirmek ve çektiği fotoğraf ya da videoları Dünya&#8217;ya göndermesini sağlamak. Eğer takımlar amaçlarına 31 Aralık 2012&#8242;den sonra ulaşırlarsa bu durumda 15 milyon Doların sahibi olacak. Son şansları ise 2014 yılı&#8230; <a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1206" target="_blank"><strong><br />
</strong></a></span></span></p>
<p>Ay&#8217;a robot gönderme fikri, X PRIZE Foundation&#8217;ın başkanı Peter Diamandis ve Google&#8217;ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page arasında geçen sohbetler sırasında ortaya çıkmış. X PRIZE&#8217;ın iletişim direktörü Becky Ramsey, yaptığı açıklamada Uzay&#8217;ın herkese açık olması gerektiğini, her isteyenin istediği gibi Dünya dışına çıkmakta serbest olmasını savunduklarını söylüyor.<br />
Google&#8217;ın Lunar X Prize&#8217;dan sorumlu yöneticisi Tiffany Montague ise, Uzay&#8217;ın hemen herkesin ilgi alanına giren bir konu olduğunu, yarışmaya destek vererek önemli buluşlara imza atmak istediklerini söylüyor. Toplamı 30 milyon Doları bulacak olan ödülleri dağıtacak olmalarının altında yatan neden de zaten bu.</p>
<p>Şurası bir gerçek ki, yarışmaya katılan takımlar, büyük ödül olan 20 milyon Dolardan daha fazlasını harcamak zorunda kalacak. Ama verilen ödülün amacı da zaten masrafları karşılamak değil. Eğer bir takım belirlenen amaca ulaşmayı başarırsa, çok sayıda müşteriyi kendine çekebilecek. Hiç kuşkusuz, en önemli müşterisi de NASA olacak.</p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=518&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_518" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/google-aya-cikiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cep Telefonları Aynı Dili Konuşacak</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/cep-telefonlari-ayni-dili-konusacak/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/cep-telefonlari-ayni-dili-konusacak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 11:24:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Aynı]]></category>

		<category><![CDATA[Cep]]></category>

		<category><![CDATA[Dili]]></category>

		<category><![CDATA[Konuşacak]]></category>

		<category><![CDATA[Telefonları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/cep-telefonlari-ayni-dili-konusacak/</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın önde gelen cep telefonu şirketleri, Symbian yazılımını ortak cep telefonu dili olarak kullanma konusunda anlaşma sağladı.
Nokia, Sony Ericsson, Motorola ve NTT DOCOMO firmaları, halen birçok cep telefonunda kullanılan işletim sistemi Symbian ve onun alt kolları olan S60, UIQ ve MOAP yazılımlarını açık kaynak kodlu ortak dil olarak kullanacağını açıkladı. Söz konusu ortaklığa AT&#38;T, LG [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/5/7/106575.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Dünyanın önde gelen cep telefonu şirketleri, Symbian yazılımını ortak cep telefonu dili olarak kullanma konusunda anlaşma sağladı.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Nokia, Sony Ericsson, Motorola ve NTT DOCOMO firmaları, halen birçok cep telefonunda kullanılan işletim sistemi Symbian ve onun alt kolları olan S60, UIQ ve MOAP yazılımlarını açık kaynak kodlu ortak dil olarak kullanacağını açıkladı. Söz konusu ortaklığa AT&amp;T, LG Electronics, Samsung Electronics, STMicroelectronics, Texas Instruments ve Vodafone da destek sağlayacak.</p>
<p>Yapılan anlaşma doğrultusunda Symbian ekibi Nokia&#8217;ya katılacak. Birlik, 2009 yılının ilk yarısında kurulacak ve çalışmaya başlayacak. Çalışmaların ardından 2010 yılında Symbian işletim sistemi, resmi olarak birliğe katılacak firmalar tarafından ortak ve ücretsiz olarak EPL (Eclipse Public License) lisansı ile geliştirilecek.</p>
<p>Satılan cep telefonlarının yüzde 60&#8242;ının Symbian işletim sistemine sahip olduğu tahmin ediliyor.</span></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=517&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_517" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/cep-telefonlari-ayni-dili-konusacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Kullanılan İlk Bilgisayar</title>
		<link>http://blog.cafevizyon.com/turkiyede-kullanilan-ilk-bilgisayar/</link>
		<comments>http://blog.cafevizyon.com/turkiyede-kullanilan-ilk-bilgisayar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 11:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>macline</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<category><![CDATA[İlk]]></category>

		<category><![CDATA[Kullanılan]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiyede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.cafevizyon.com/turkiyede-kullanilan-ilk-bilgisayar/</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye&#8217;de ilk bilgisayar ne zaman, nerede kullanıldı, özellikleri nelerdi? İşte bu soruların cevabı&#8230;
Türkiye&#8217;de bilgisayar kullanımı, Karayolları Genel Müdürlüğünde, 1960 yılında hizmete giren ve yaklaşık 12 yıl kullanılan IBM-650 Data Processing Machine&#8221; ile başlamıştır. 

 ÖZELLİKLERİ
* Birinci nesil, lambalı olması,
* Her biri 10 karakter ve 1 işaretten oluşan 2000 sözcüklük Tambur bellek bulunması,
* Dakikada 78000 toplama-çıkartma, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"></span></p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/5/5/106557.jpg" align="left" vspace="2" width="270" height="200" hspace="2" /><span class="manset2"></span><span class="manset_ozet"><strong>Türkiye&#8217;de ilk bilgisayar ne zaman, nerede kullanıldı, özellikleri nelerdi? İşte bu soruların cevabı&#8230;</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Türkiye&#8217;de bilgisayar kullanımı, Karayolları Genel Müdürlüğünde, 1960 yılında hizmete giren ve yaklaşık 12 yıl kullanılan IBM-650 Data Processing Machine&#8221; ile başlamıştır. <a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1197" target="_blank"><strong><br />
</strong></a></span></p>
<p><span class="habermetin"><span class="manset_detay"> <strong>ÖZELLİKLERİ</strong></span></span></p>
<p>* Birinci nesil, lambalı olması,<br />
* Her biri 10 karakter ve 1 işaretten oluşan 2000 sözcüklük Tambur bellek bulunması,<br />
* Dakikada 78000 toplama-çıkartma, 5000 çarpma ve 138.000 mantıksal karar verebilme özelliği,<br />
* Delikli kart ile bilgi girişi yapılması,<br />
* Özel kablolarla bağlanan kontrol paneller ile delikli kart irtibatı,<br />
* Okuma 200, Delme / Yazma 100 kart / Satır dakika hızında olması<br />
* Assembler ve Fortran &#8216;ın özel programlama dilleri kullanımı</p>
<p><a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1197/2"><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ilk_pc_1.jpg" alt="İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar" border="0" /></a></p>
<p><a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1197/3"><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ilk_pc_2.jpg" alt="İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar" border="0" /></a></p>
<p><a href="http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1197"><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ilk_pc_3.jpg" alt="İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar" border="0" /></a></p>
<p>SamanyoluHaber</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
<p class="akst_link"><a href="http://blog.cafevizyon.com/?p=516&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_516" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.cafevizyon.com/turkiyede-kullanilan-ilk-bilgisayar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
