Basit Antremanlarla Beyin Sıfırlama Formülleri

Ağustos 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

Kafamızın içinde, kırk tilkiyi kuyruklarını birbirine dolandırmadan dolaştırabilmek, 21. yüzyılda başarının yeni anahtarı. Sadece bu da değil Daha hızlı düşünmeniz ve kitap yığınları arasında kaybolmadan belleğinizi kuvvetlendirmeniz de gerekiyor. İşte, bunları başarmanız ve sıfır bir beyin için doğal formüller…

İlerleyen yaşınıza rağmen performansından bir şey kaybetmemiş bir beyin ve güçlü bir zihin…. Sizce hayal mi? Doksanlı yılların başlarına dek bilim adamları da bu konuda bir seçme şansı bulunduğunu düşünmüyorlardı. Şu gerçeği zaten biliyorlardı: İnsanoğlu doğarken 100 milyar beyin hücresine sahip, ancak her gün bunların 100 bini ölüyor.

Yakın geçmişte Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılmış olan bir çalışmadan alınan sonuçlara göre, Sağlıklı bir beyin kendini yenileyebiliyor. Bizim beynimiz için yapabileceğimiz, yapmakla yükümlü olduğumuz şeyler de var. Beyninizin yaşlanmasını durdurmanın dışında, hasarları tamir edebilirsiniz. Kognitif nitelikli çalışmalarda bulunan ve “Kişinin Beyni İçin El Kitabı (The Owner’s Manual for the Brain)” isimli kitabın yazarı Prof. Dr. Pierce J.Howard, “Aklımızı geliştirmek daha güçlü bir hafızaya sahip olmak için beden ve zihin sağlığımızı korumamız gerekiyor” diyerek sağlıklı bir yaşam tarzının önemine dikkat çekiyor. Yani beyin geliştiren oyunlar ve zihni besleyen besinlerle yaşlanan ve yavaşlamaya mahkum olan beyninizi yeniden harekete geçirebilirsiniz, tıpkı eski günlerdeki gibi.
Akıllı Stratejiler

“Beyin Ömrü (Brian Longevity)” ismili Kitabın yazarı ve Amerikan Alzheimer Önleme Vakfı (Alzheimer’s Prevention Foundation) Başkanı Dharma Singh Khalsa; doğru ve dengeli beslenerek, stresi hayatımızdan uzaklaştırarak ve zihnimizi daima aktif tutarak beyin kimyasallarım düzenleyebileceğimizi belirtiyor. Uzmanlarsa bu kapsamda çeşitli önerilerde bulunuyor.

Sağlam bir beyne ve iyi bir hafızaya sahip olmak için kitaplara muhtaç değilsiniz. Yapmamz gereken tek şey, önerdiğimiz doğal ve pratik metodları hay ata geçirmek.

Aşağıdaki stratejileri sağlıklı yaşam alışkanlıkları olarak benimsediğiniz taktirde, beyninizin performanısını geliştirebilir ve güçlü bir belleğe sahip olabilirsiniz:

Yoga, meditasyon

Kronik stres, beyinde sorun yaratan bir numaralı zanlı. Bu konuda McGill Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sonia Lupien şunları söylüyor:

“Kortizol adı verilen stres hormonunun üst sınırlarda seyretmesi, zaman içinde beynin bellek merkezi hipokamp’ın büzülmesine yol açabiliyor.” Dharma Khalsa da böylelikle kısa dönemli hafıza sistemi bozularak beyin hücrelerinin yaşlanma sürecinin hızlandığına dikkat çekiyor. Uzmanlar bu sorunun çözüm anahtarının gevşemeyi (rahatlamayı) öğrenmek olduğunu ifade ediyor. Khalsa’nın araştırması günden güne stresi azaltarak belleğin geliştirileceğini ortaya koyuyor. Bu şekilde IQ’nuzla birlikte moraliniz de yükseliyor.

Bunu yapın: Sabahları stres seviyesi dorukta olduğundan uzmanlar, güne 10- 20 dakika kadar uygulanabilecek yoga, meditasyon ve derin nefes alıp verme teknikleriyle başlamayı öneriyorlar.
En az 8 saat uyku

Bir araştırmanın sonuçlarına göre uyku, uçup gidebilecek anıları garanti altına alıyor. Yakın geçmişte bu hususla ilgili olarak Amerika’da yayınlanan ‘Nature Neuroscience’ isimli bilimsel gazetede Harvard Tıp Okulu’ndan Psikiyatrist Prof. Dr. Robert Stickgold bazı bildirilerde bulundu. Buna göre, yeni bir şey öğrendikten sonra gece boyunca ayakta uyanık kalanlar dinlenme ve uyku süreçlerim tamamlayanlara zıt olarak, öğrendiklerini kalıcı bilgiye dönüştüremiyorlar.

Bunu yapın: Geceleri 8 saat uyumaya özen gösterin. Uygun zaman ve mekanlarda şekerleme yapın.
Aerobik Egzersizleri

Zihin sağlığı için aerobik egzersizleri adeta ‘gençlik çeşmesi’… Uzmanlara göre bu tür sporlar stresi azaltıyor; beyne daha çok oksijen gitmesini sağlıyor ve sinir dokusundaki hücrelerin üretimini artırıyor. İllionis Üniversitesi’nin bilim ve teknoloji çalışmaları yapan birimi Beckman Enstitüsü’nün araştırmacıları, haftada 3 kez 45′er dakikadan aerobik yapanlar üzerinde 6 ay boyunca çalıştılar. Ve sonuçta bu kişilerin zihinsel performanslarmda yüzde 25 artış olduğunu kaydettiler.

Bunu yapın: Beyin hücrelerini aktif ve tetikte tutmak adına, haftada en az 5 kez 20′şer dakikalık aerobik türü egzersizler yapmalısınız.
Klasik müzik

Uzmanlar, Mozart gibi klasik müzik bestecilerinin eserlerini günde en az bir kere sakin bir ortamda dinlemek gerektiğim söylüyorlar. Bu yöntemle özellikle ‘zihinde imaj canlandırma’ konusunda başarılı olabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra, matematik problemlerim çözmekte, satrançta, müzik enstrümanlarım çalmak da kreatif bir proje kurmada ustalaşıyorsunuz. Kaliforniya Üniversitesi uzmanları bunu ‘Mozart Etkisi’ olarak netilendiriyor. Ayrıca klasik müziğin zihni açtığı ve gevşemeye yardımcı olduğu görüşünde birleşiyorlar.

Bunu yapın: Zekanızı yoğun olarak kullanmak durumunda olduğunuz zamanlarda klasik müzik dinleyin. Bunun için fanatik bir klasik müzik dinleyicisi olmanız gerekmiyor, aynı formda başka türde eserleri de seçebilirsiniz.
Hafızaya Ginkgo Biloba desteği

Bu bitki, yeryüzündeki geçmişi 150 - 200 milyon yıl olan Gingkgo Biloba ağacından elde ediliyor.

Sayısız yararı nedeniyle Çinliler tarafından kutsal bitki olarak kabul ediliyor.

Uzmanlara göre eşsiz bir antioksidan. Başta beyin fonksiyonları olmak üzere vücudun genel sağlığı için önemli bir destek Beyin kuvvetlendirici olarak da tanımlanıyor. Çünkü belleği güçlendiriyor. Ayrıca, yine beyindeki oksijen seviyelerini artırıyor.

Ayrıca yaşlanma etkilerini ve ruhsal yorgunluğu azaltıyor ve nörolojik bozukluklara iyi geliyor.

Ginkgo Biloba’yı kuru yapraklar halinde satın alabiliyorsunuz. Ayrıca, bugün birçok vitamin ilacında da kullanılıyor.
Beyni Yapılandıran Oyunlar

Prof. Dr. Howard da, stratejiye dayalı tüm oyunların problem çözmede ve kritik düşünme yeteneğini geliştirmede yararlı olabileceğini belirtiyor. Kelimelerden veya resimlerden oluşan yap - bozlar veya bilmeceler büyüseniz de ev ödeviniz olabilir.
Net’teki oyunları keşfedin

Pittsburgh Üniversitesi’nden Psikolog Prof. Dr. Jonathan Schooler, “Sadece tek perspektiften düşünmeye başladığımız zaman rutinleşmişiz demektir” diyor. Öğrenme Araştırma ve Geliştirme üzerine de çeşitli çalışmalarda bulunan Schooler, bunun yaklaşımlarımızı da olumsuzlaştırabileceğini vurguluyor. Peki çözüm nedir?

Bir web sitesi yazarı olan Prof. Dr. Paul Grobstein, yukarda sözü edilen türden oyunların beynimizi daha esnek kılarak, daha zinde kalmamızı sağladığım söylüyor. Bu konseptteki oyunları net’te de interaktif ortamda oynayabilirsiniz. Mesela, www.serendip.brynmawr.edu binlerce interaktif web sitesinden sadece biri.
Tetris ya da Car Jam oynayın

Beyniniz ‘ful mü çekiyor’? Demek ki bellek merkeziniz hippokamp’ta birkaç odacık daha açmanız icap ediyor. Uzmanlar, objeleri ilgili boşluklara yerleştirmeye ilişkin oyunların, çağrışım yeteneğini hayli geliştirdiği kanaatinde.

Örneğin, Tetris (tetris.com) bu oyunlardan birisi. Bu oyunda geometrik şekilleri birbirine uygun olarak konumlandırmanız gerekiyor. Car Jam (smartgames.com) adlı oyun da bu tip bir konsepte sahip; çok kısıtlı bir alanda mümkün olduğunca az manevrada bulunarak arabayı park etmeniz şart.
Bulmaca çözün

Çapraz bulmacalar kelime haznemizi geliştirmenin en yararlı yöntemlerinden birisi. Uzmanlar, birkaç hafta önce yeni öğrendiğimiz bir kelimeyle yeniden karşılaştığımız da bu Tekrarlamanın hatırlamamıza yarcımcı olduğunu belirtiyor. Yani bulmacalara vakit ayırmamız gerekiyor. www.gamesville.com’un ‘classic games’ linkinde ise çapraz bulmaca keyfi yaşayabilirsiniz.
Sihirli Hafıza Hileleri

Beyinlerimiz ne yazık ki karbon kağıdı değil ki gelen bilgiler kalıcı olsun! Burada bize biraz iş düşüyor. Hafızayı kuvvetlendirme teknikleri olan ‘Mnemonik Oyunları’ veya hafıza tekniklerinden yararlanabilirsiniz.
Kategorize ederek düşünün

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bir gerçek var: Birçok kişi yedi (artı veya eksi 2′de olabilir kimi zaman) ile sınırlı bir hafıza yetisine sahip. Bunun için en güzel örnek, kuşkusuz 7 basamaklı telefon numaralarının kolaylıkla anımsanabilmesi. Uzmanlar, 7, baz alınarak yapılan çalışmalar sonucunda hafıza mekanizmasının daha da geliştirilebileceği görüşünde.

Bunu yapın: Alışverişe çıkarken bir akıl listesi oluşturup bunu kategorize ederek işe başlayabilirsiniz. Örneğin; sütlü besinler, et türleri ve meyveler olarak sınıflandırma yapabilirsiniz. Böylelikle sosları veya makarnayı otomatik olarak daha kolay hatırlayacaksınız. Çünkü beyninizde bunlar için odacık kalmış olacak.
İsim etiketleri yaratın!

Herhangi bir yüze bir ‘ad’ takabilir misiniz? Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları, görsel imajların, isimler gibi özel adları anımsatmada eşsiz araçlar olduğunu defalarca ortaya koydu.
Bunu yapın: Bu kez yeni tanıştığınız kişinin ismini duyduğunuzda, beyninizde istediğiniz bir cümle kurun ve bu isim, özne olsun. Cümleyi bir kaç kez içinizden tekrar edin. Örneğin; “Can, buzdolabının yanında duruyor”. Bu cümleyi bir kaç kez tekrar ettiğiniz taktirde, zamanla ‘Buzdolabı Can’a dönüşecektir. Can’ı lakabıyla anımsamanız artık kesinlikle daha kolay olacaktır.

Teknolojivebilim

Bu yazı toplamda 8, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Genç Beyin İçin

Ağustos 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

Balıkta bulunan yağların, beynin yaşlanmasını yavaşlattığı ve ilerki yaşlardaki kavrama, idrak etme ve zeka seviyelerine katkılarıyla ilgili bir bilimsel araştırmanın sonuçları yayınlandı.

Geçen aralık ayında ‘American Journal of Clinical Nutrition’ isimli bilim dergisinde balıkta bulunan yağların, beynin yaşlanmasını yavaşlattığı ve ilerki yaşlardaki kavrama, idrak etme ve zeka seviyelerine katkılarıyla ilgili bir bilimsel araştırmanın sonuçları yayınlandı (vol 80, no 6, pp1650-1657).

Araştırmayı yöneten Lawrence Whalley İskoçyada, Aberden Üniversitesinde akıl sağlığı üzerine çalışan bir professor. Araştırma sonuçları ise bir hayli dikkat çekici, şöyle ki balık tüketimi ve balıkta bulunan yağların kalbi koruduğu ve kalp damar hastalıklarının önlenmesi için gerekli en önemli besinlerin başında geldiği şimdiye kadar yapılan bilimsel çalışmaların sonucunda yayınlanmıştı. Bu çalışmanın sonuçları ise balık yağlarının bu bilinen faydalarının ötesinde akıl sağlığı ve idrak gücü üzerine olan olumlu sonuçlarını ortaya koyuyor. Bu çalışmanın son bulgularına geçmeden önce bu konuda bazı temel bilgileri hatırlayalım isterseniz.

Balıkta bulunan Omega yağ türleri nedir?

‘Omega’ ismini kimyasal yapısından almıştır. Temel kimya bilgilerini hatırlayacak olursak karbonil grubu o yapıya yağ özelliğini verir ve doymamış yağlarda karboknil grubuna bağlı karbon atomları arasında çift bağ vardır. Doymamış yağlar genel olarak bitkisel yağları kapsar ve karbonlar arasındaki çift bağlar bu yağlara sıvı özelliğini verir. Bu çift bağların karbonil grubuna en yakın olanına yunan alfabesinden alfa ile isimlendirilirken en sonuncusuna omega ismi verilir. İşte balık yağlarndaki omega ismi burdan gelir. Halk arasında “balıkyağı” olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri döllenme anından başlayarak anne karnından itibaren yaşam boyunca vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturuyorlar. Bu yağlar vücudumuz tarafından üretelimediği için besinlerden alınması şarttır. Omega 3 grubu yağ asitlerinden EPA (eikosapentaeonik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) adlı iki önemli yağ asidi çeşidinden kaynaklanmaktadır. Çeşitli yayın ya da kaynaklarda omega 3 içeren pek çok gıda türü verilmektedir. Ancak EPA ve DHA genelde balık yağlarında bulunmaktadır.

Profesör Whalley’in bulguları

İskoçyada yapılan bu çalışma beslenmesinde yağlı balıklara yer veren veya supleman olarak balık yağı alan kişiler zeka testlerinde (IQ testleri) yüzde onüç daha yüksek puan alırken aynı zamanda Alzheimer hastalığının oluşma olasılığınında daha düşük olduğu tespit edilmiştir. 300’den fazla kişi ile gerçekleştirilen bu çalışmada balık yağının akıl sağlığı ve özellikle Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etkileri açıkca ortaya konmuştur.

Demans, yani bunama, halen dünyadaki milyonlarca insanı etkilemekte ve yaşlı nüfusunın artmsıyla hastaların sayısıda artmakta ve tedavi gereksinimine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Yaşlılar arasında bunamanın en önemli sebebini Alzheimer hastalığı oluşturmaktadır. Hastalığın önemi açısından ülkemizdeki Alzheimer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Engin Eker’in açıklaması bir hayli çarpıcıdır; ‘alzheimer hastalarının sayısının dünyada 18 milyona, Türkiye’de de 250 bine ulaştı’.

Aberdeen ve Edinburgh Üniversitelerinden araştırmayı yöneten grup 1947 yılında yapılan ulusal zeka testi anketine katılan kişilerin bilgilerini inceledi. Test yapıldığında ankete katılanlar o zaman 11 yaşında idiler. Bu kişiler 64 yaşına gelince tekrar zeka testine tabi tutuldular. Araştırmacılar bu deneklere, beslenmelerinden ve aldıkları suplemanlardan omega-3 sevyelerini tespit etmek üzere sorular yöneltti ve aynı zamanda plazmalarındaki omega-3 sevyesine bakıldı. Sonuçlar gösterdi ki balık yağı kulananlardaki 64 yaşındaki idrak fonksiyonu kullanmayanlara göre daha yüksekti. Çocukluk zeka sevyesine göre bir ayarlama yapıldığında zihin hızını ölçmek için yapılan testlerde aynı şekilde daha yüksek puan aldılar.

Profesör Whalley yaptığı açıklamada da bu çalışmanın balık yağlarının inflamasyonu azaltarak beynin yaşlanmasını yavaşlattığı yönünde kanıtlandığını açıkladı. Ayrıca şöyle devam etti ‘Bizim bulgunumuzdaki en büyük fark bunun hafızada değil akıl hızında olması. Balık yağı kullanan beyinler daha hızlı çalışıyor. Kandaki omega-3 oranları ile zeka testlerinde aldıkları puanalar arasında çok güçlü bir ilişki var. Sonuçlar bana göre balık yağı kullananaların diğerlerine göre daha genç beyne sahip oldukları yönünde ve beyinlerin yaşlanması bir iki yaş yavaşlıyor.’

Bu çalışmanın sonuçlarını dikate alıp beslenmemizde mutlaka balığa yer vermemiz şart gibi gözüküyor. Özellikle yoğun beyin kullanımı gerektiren işlerde çalışanlar, tefekküre önem verenler için balık mutlaka beslenemizde yerini alması gerekir. Ülkemizde balıkçılığa gerekli önemin verilmediği açıkça ortadadır. Mutfağında balığı en çok kullanan ülkelerde balık taze ve çiğ olarakta tüketilmektedir. Örneğin çiğ balık kullanarak yapılan sushi yemekleri kızartma veya ızgara ile meydana gelecek balık yağlarının kaybını önlemesi açısından uygun bir yöntemdir. Ayrıca balık tüketme imkanı olmayanlar için supluman olarak tablet halinde eczanelerden balık yağı temin edilebilir. Son bir hatırlatmada fayda var, her balıkta omega-3 yağ asidi yoktur ya da miktarı çok azdır. Derin denizlerde yaşayan ve siyah etli olan balıklarda daha yüksektir. Somon, sardalye, uskumru, ton balığı gibi balıklar omega-3 açısından daha zengindir. Kültür balıklarında omega-3 seviyesi çok düşüktür. Bu balıklar mısır gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3 yapamazlar.

Omega-3 yağ asitleri yeterli oranda alınmazsa diğer yağ asitleri onların yerini alır ve bazı kimyasal bilgi taşıyan molekülleri gereksiz yere sentez edilmesine neden olmaktadır. Mutlaka omega-3 ve diğer yağ asitler arasındaki denge sağlanmalıdır. Günlük kalori gereksinmesinin %0.1 kadar omega-3 yağ asitleri tarafından sağlanmalıdır.

Turhan Doğan
Tokyo Üniversitesi

Bu yazı toplamda 9, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Beyin Kullanma Kılavuzu

Ağustos 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

*Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın.

*Beyin örneklerle akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda “Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?” diye düşünün.

*Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendirir. Her gün birkaç yeni kelime öğrenin ve kullanın.

*Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere bulmaca ve satranç gibi oyunları kullanabilirsiniz.

*Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer alinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin.

*Zihinsel zevklerinizi zenginleştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş kitabından, birkaç cümle okuyun. Güzel bir resme bakın. Sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin.

*Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, düşünce kalitesini artırır.

*İyi bir uyku kaliteli bir beynin temelidir. 24 saati geçen uykusuzluk sarhoşluğa benzer bir şekilde beyin fonksiyonlarını etkilemektedir.

*Bol ve temiz “birinci el” oksijen beyin için çok önemlidir. Beyin vücuda alınan oksijenin dörtte birini tek başına tüketir.

*Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

*Kullanılmayan organ körelir.  Sürekli TV seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez.

*Beyin diyeti yapın. Beynimiz “garbage in garbage out” ilkesine göre çalışır. Yani beninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar. Beyninizi neyle beslediğinize, midenizi neyle beslediğiniz kadar dikkat edin.

*Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız. Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkında?
Beynimiz kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarına göre çalışır.

*Beynin çalışması hakkında yanlış bilgilere sahip olduğumuzda, beynimiz de yanlış çalışır.

Teknolojivebilim

Teknolojivebilim

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Beyin Uyurken Öğreniyor

Ağustos 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

İddia şu: Dünya hafıza şampiyonunkiyle bizim beynimiz aynı.

Bire bir.. Onunki bizimkinden daha gelişmiş değil……..

Fark şurada..

O kullanmasını biliyor, biz bilmiyoruz..

Dün örneklerle anlattım.. Konu önemli.. Herkesin öğrenmesi, çocuğuna öğretmesi gerek..

Beyin, kolumuzun kası gibi.. Hiçbir farkı yok.. Çalıştırmak gerekiyor.. Sadece çalıştırmak..

Peki ama nasıl?

Philip Holt’un NLP Grup’ta verdiği seminerden öğrendiğim kadarıyla anlatayım..

Philip Holt da kim mi?

Bu işin uzmanı.. Ülke ülke dolaşıp seminerler veriyor.. Bu hafta Türkiye’deydi..

Temel soru şu:

Beynimizi daha etkin nasıl kullanabiliriz? Bilgiyi ömür boyu unutmamak üzere bilinç altımıza nasıl yerleştirebiliriz?

Lazım olduğunda nasıl o yerden çıkartıp kullanabiliriz?

Öncelikle şunu söyleyeyim..

Bir şeyi öğrenmek için üç defa tekrarlamak gerekiyor.. En iyi yöntem de şu.. Bilgiyi beyne yükle.. Herhangi bir konuda çalıştıktan sonra uyu..

Burası çok önemli..

Uyu..

Sabah kalk, aynı konuyu bir kez daha çalış..

Bir hafta sonra yine..

Artık unutmana imkân yok..

Peki uyumak niye mi önemli?

Aslında beyin uykuda öğreniyor.. Beyne yerleştirdiğiniz bilgiler uyku sırasında kısa dönemli hafızadan uzun dönemli hafızaya geçiyor.. Oraya yerleşiyor..

Gözler kapanınca bilinç kapanıyor ama bilinçaltı çalışıyor.. Bilgi bilinç altına yerleşince de bir daha çıkmıyor..

Yani unutmuyorsunuz..

Kediler üzerinde bir araştırma yapılmış.. Kedileri iki gruba ayırmışlar.. Aynı şeyleri öğretmeye çalışmışlar.. Birinci gruptaki kedilere her öğrettikleri şeyden sonra uyumaları için izin vermişler.. İkinci gruptakiler daha az uyumuş, bol bol çalışmış..

Sonuç.. Uyuyanlar daha hızlı kavramış.. Daha başarılı olmuş..

Diyorlar ki stres altındayken bir şeyi öğrenemezsin.. Çünkü stres altındayken vücut kimyasal bir madde salgılıyor.. O madde öğrenmeyi, hatırlamayı engelliyor..

Hafıza şampiyonları yeni bir şey öğrenirken derin bir transa giriyormuş..

Yani bilgiyi doğrudan bilinç altına gönderiyorlar..

Nasıl mı?

Üç defa derin nefes alın, rahatlayın.. Beyninizi öğreneceğiniz şeye odaklayın..

Hepsi bu..

Bir de uzun çalışmanın da çok yararlı olmadığını söylüyorlar.. Saatlerce masa başında kalmanın..

Örnek mi?

Bir saat kesintisiz çalışacağına her 20 dakikada bir beş dakika mola ver.. Beyni rahatlat, çok daha iyi öğrenirsin..

Bir konferansa, seminere katılmışsınızdır veya uzun bir toplantıya..

Konuşmaların başını ve sonunu net biçimde hatırlarsınız.. Peki ya ortasını?

Uçar, gider!

Beyin almaz.. Hafıza algılamaz..

Küçük bir ipucu daha.. Öğrenirken o bilgiye duygular kat.. Beyninde resmet.. İstersen komik hale getir, abart..

Sonra o halini düşünerek kullan..

Bir daha hiç unutmazsın..

Başka..

Hafızada isim tutma yöntemi var, sayı tutma yöntemi var, not almadan bir konuda konuşma yöntemi var.. Kelime ezberleme yöntemi var..

Teknolojivebilim

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş