Maddenin Yeni Bir Hali Bulundu

Ekim 27, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Kanada’da bulunan McGill Üniversitesi fizik bölümü araştırmacıları, maddenin yeni bir halini keşfettiler.

Madenin katı, sıvı ve gaz halinin dışında kalan tartışmalı plazma, bose-einstein yoğunlaştırması hallerine yeni bir hal daha eklendi. Üç-boyutlumsu elektron kristali (quasi-three-dimensional electron crystal) adı verilen yeni hal, bilgisayar işlemcilerinin hızlarının iki yılda bir ikiye katlandığını savunan Moore Kanunu devam ettirmeye olanak tanıyacak transistörlerin yapımını mümkün kılabilir.

Üç-boyutlumsu elektron kristali hali, bilim insanlarının galaksiler arası boşluğun ısısından 100 kat daha soğuk ortamda inceledikleri, gündelik hayatta kullanılan elektronik cihazların modern transistörlerinde kullanan bileşenlere benzer bir malzeme içinde bulundu.

Bulunan yeni hali yeryüzünde bulunabilecek en yüksek manyetik alanlara maruz bırakan bilim insanları, malzemenin iki boyutlu elektron sisteminden yarı üç boyutlu bir sisteme geçtiğini gözlemlediler. Transistörlerin yapısını geliştirebilecek yeni keşfin, mikroçipler üzerinde daha yüksek yoğunluk kullanılmasına olanak tanıyabileceği ve Gordon Moore’un 1965 yılında yayımladığı bilgisayar işlemcilerinin her iki yılda bir iki kat daha yüksek hızlara ulaşacağına dair teoriyi uzun bir süre daha gündemde tutabileceği öngörülüyor.

NTVMSNBC'ye gider

Bu yazı toplamda 33, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

2300 Yıllık Maya Tapınağı Bulundu

Eylül 6, 2008 by macline  
Filed under Arkeoloji

Ön yüzünde bir kaplumbağa heykeli ile bağdaş kurmuş olarak bir tahtta oturan insan bulunan tapınak, Maya kültürünün doğuş noktası olabilir.

Guatemala’da arkeologlar M.Ö 300-200 yıllarına ait bir Maya tapınağını ortaya çıkardı.

Pasifik kıyısı yakınlarındaki Guatemala kentinin 200 kilometre güneyinde bulunan Tak’alik Ab’aj Milli Parkında bulunan tapınak, kıyıda yer alması nedeniyle arkeoloji dünyası için önemli bir bulgu niteliği taşıyor.

Tapınak, Maya kültürünün burada doğmuş olabileceğine işaret edebilir.

1,20 metre genişliğinde 1,50 metre boyunda ve 40 santimetre kalınlığındaki tapınağın ön yüzünde bir kaplumbağa heykeli ile bağdaş kurmuş olarak bir tahtta oturan bir insan bulunuyor.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Peru’da 5.500 Yıllık Meydan Bulundu

Eylül 6, 2008 by macline  
Filed under Arkeoloji

Peru’da yapılan kazılarda 5,500 yıl önce inşa edilen bir meydan bulundu. Son keşiften önce, arkeologlar Peru’daki yaklaşık 5 bin yıllık antik Caral kalesini, batı yarım küredeki en eski arkeolojik yapı olarak kabul ediyorlardı.

Başkent Lima’nın 370 km kuzeyindeki Sechin Bajo harabelerinde arkeolojik kazı yapan Perulu ve Alman arkeologların, başka bir yapının kalıntıları altında buldukları meydanın, Amerika kıtalarında şimdiye kadar keşfedilen en eski mimari yapı olduğu belirtildi.

Kazı ekibinin başında bulunan Peru Ulusal Kültür Enstitüsü’nden Cesar Perez, “Bu çok etkileyici bir keşif, bilim ve arkeoloji dünyası çok mutlu. Bu keşif ülke tarihinin yeniden yazılmasına yol açabilir” dedi.

Son keşiften önce, arkeologlar Peru’daki yaklaşık 5 bin yıllık antik Caral kalesini, batı yarım küredeki en eski arkeolojik yapı olarak kabul ediyorlardı.

Bilim adamları, Sechin Bajo’dan birkaç saat uzaklıktaki Caral kalesinin, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hindistan ve Meksika ile birlikte insanların yaklaşık 5 bin yıl önce yaşamaya başladığı dünyadaki 6 yerden biri olduğunu belirtiyorlar.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Okyanusun Derinlerinde Canlı Balık Bulundu

Ağustos 1, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Bilim adamları, Orta Atlantik Yükselimi’nin rekor derinliğinde yaşayan bir balık buldu. Araştırmacılar, bu canlıları biyolojilerini incelemek üzere bir laboratuvara transfer edebilmeyi umuyor.

Araştırmacılar, Atlas Okyanusu ile Kuzey Okyanusu arasında büyük bölümü sular altındaki bir sıradağ kümesi olan Orta Atlantik Yükselimi’nin 2.300 metre derinliğinde buldukları balığı araştırmalar için yüzeye çıkardı. Araştırmacılar ayrıca, 1.700 metre derinlikteki sıcak deliklerde bulunan 3 karides türünü de aynı şekilde yüzeye çıkardı.

Araştırmacıların bu balığı ve karidesleri, su sıcaklığı 2 ile 4 derece olan büyük derinliklerde doğal basınç seviyelerinin altındaki canlı hayvanları bulmaya yarayan yeni bir araçla ortaya çıkardığı belirtildi.

Araştırmacılar, bu canlıları biyolojilerini incelemek üzere bir laboratuvara transfer edebilmeyi umuyor.

Araştırmayla ilgili bilgilerin Deep Sea Research dergisinde yayımlandığı kaydedildi.

NtvMsnbc

Bu yazı toplamda 12, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kanadada Dinozor Kemikleri Bulundu

Ağustos 1, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Kanadalı paleontologlar British Columbia bölgesinde 75 milyon yıllık olduğu tahmin edilen dinozor kemikleri buldu.

Rich McRea ve Lisa Buckley adlı paleontologlar, Tumbler Ridge bölgesi yakınlarında bulunan kemiklerin Upper Cretaceous döneminden ördek gagalı büyük yırtıcılar Hadrosaur ve Tyrannasaur dinozorlarına ait olduğunu söyledi.

McCrea ve Buckley, bu hafta 90 kilogram ağırlığındaki bir kemiği Tumbler Ridge’de eğimli bir yüzeyde ortaya çıkardıklarını, Tyrannasaur’a ait kırılmış ya da dağılmış bir diş ile Hadrosaur’a ait omurga kemiğini de bulduklarını ifade etti.

NtvMsnbc

Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kuzey ve Güney Işıklarının Nedeni Bulundu

Ağustos 1, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Yeryüzündeki en “büyüleyici” doğa olayları arasındaki Kuzey ve Güney Işıkları’nı neyin tetiklediği tespit edildi. Işıkların görünmesinin nedeni Dünya ile Ay arasındaki manyetik enerji patlamaları.

NASA uzmanları, kuzeydeki “aurora borealis” ve güneydeki “aurora australis” olarak adlandırılan ve kutuplara yakın bölgelerde, gökyüzündeki dansıyla görsel bir şölene dönüşen bu ışıklara, Dünya’dan yaklaşık 128 bin kilometre uzaktaki manyetik patlamaların neden olduğunu tespit etti.

5 küçük uydudan oluşan ve THEMIS adı verilen “uydu filosundan” ve yer üstündeki gözlemevlerinden gelen verileri inceleyen bilim adamları, Dünya ile Ay arasındaki mesafenin üçte biri uzaklıkta meydana gelen manyetik enerji patlamalarının, kuzey ve güneyde ani ışımalara neden olduğunu saptadı.

Science dergisinde yayınlanan araştırmanın, solar rüzgarlarla gelen yüksek oranlarda yüklü elektronların dünya atmosferindeki elementlerle etkileşime girmesi sonucu oluşan bu ışıkları neyin tetiklediği konusundaki uzun yıllardır süren tartışmaya açıklık getirdiği belirtiliyor.

Araştırmayı yöneten California Üniversitesi’nden Vasilis Angelopoulos, “Sürecin ilk olarak Dünya’dan çok uzakta başladığını ve daha sonra Dünya’ya doğru yayıldığını gösterdik” dedi.

Araştırmada elde edilen bulguların, daha az sıklıkla oluşan ve uydulara, yörüngedeki astronotlara, enerji ve iletişim hatlarına zarar verebilen güçlü jeomanyetik fırtınaların anlaşılması için yararlı olacağı belirtiliyor.

NtvMsnbc

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yumurtlamayı Düzenleyebilen Gen Bulundu

Temmuz 24, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

Yumurtlamayı durdurabilen ve düzenleyebilen bir gen bulundu.

Fransa’daki Louis Pasteur ve Kanada’daki Montreal Üniversiteleri’nden araştırmacılar, Lrh 1 adlı genin yumurtlamanın düzenini idare ettiğini ve yumurtlamayı etkileyebildiğini belirledi.

Genin rolünü araştırmak için bilim adamları, yumurtalıklarında Lrh 1 geninin etkisinin durdurulduğu genetik olarak değiştirilmiş fareler üzerinde bir dizi test yaptı. Lrh 1’in “ortadan kaldırılmasının” farelerde yumurtlamayı durdurduğu görüldü.

Araştırmacılara göre bu sonuçlar arzuya göre yumurtlamayı durdurabilen ve ayrıca yan etkilerinin az olduğu yeni doğum kontrol ilaçlarının geliştirilmesinin yanı sıra kısırlık tedavisine de umut olabilecek.

Araştırma “Gene&Development” dergisinde yayımlandı.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Utahda Dinozor Fosili Bulundu

Temmuz 16, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Kazı yapılan alanda, 150 milyon yıl öncesine ait oldukları tahmin edilen kemiklerin yanı sıra aynı döneme ait donmuş ağaç ve tatlısu deniztarağı örnekleri de bulundu.

Kazıda, uzun boyunlu, uzun kuyruklu ve otobur en az 4 sauropod cinsi, 2 de carnivorous cinsi dinozor bulunduğu açıklandı.

Jurassic dönemin son kısmına ait oldukları belirtilen fosil ve ağaç kalıntılarının, 150 bin yıl önceki yaşam şartları ve iklim hakkında bilgilendirici olacağı belirtildi.

Burpee Müzesi yetkilileri tarafından yapılan 3 haftalık kazı sonucu, antik bir nehir yatağında bulunan fosillerin “mükemmel şekilde korunmuş olduğu” açıklandı.

Alan, daha kapsamlı çalışma yapılabilmesi için kapatılırken, güvenlik sebebiyle tam yerinin açıklanmadığı belirtildi.

NtvMsnbc

Bu yazı toplamda 7, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş