En Sıcak Gezegen Keşfedildi
Ekim 27, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Bilim insanları şimdiye kadar bulunmuş en sıcak gezegeni keşfetti.
WASP-12b adıyla bilinen gezegeni araştıran bilim insanları, gezegenin yüzeyindeki sıcaklığın 2250 derece olduğunu saptadı. Güneş’in yarı sıcaklığına eşit olan sıcaklığıyla şaşırtan gezegen, geçtiğimiz günlerde keşfedilen ve yüzey sıcaklığı 2040 derece olarak ölçülen HD 149026b’den biraz daha sıcak.
Keşif, biri İspanya’nın Kanarya Adaları diğeri Güney Afrika’da konuşlandırılmış iki teleskop sistemi tarafından gerçekleştirildi.
Wasp-12b’nin önünden geçen gezegenler ve onların yıldızlarını beklemeye koyulan teleskoplar, Dünya ile gezegen arasına giren yıldızları gözlemleyerek gezegen yüzeyinin sıcaklığını belirledi.
Güneş sistemimizin dışında bulunan Wasp-12b, SuperWASP adlı ultra geniş açılı araştırma teleskobu tarafından 1 Nisan 2008 yılında keşfedilmişti.
Kendi yıldızı ile arasındaki uzaklığı, Dünya’nın Güneş ile arasında olan uzaklığının 1/40’ı olan gezegenin çapı ise Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter’in çapından %80 daha büyük.
Bu yazı toplamda 52, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Panasonic ten Dünyanın En Küçük Yakıt Pili
Ekim 27, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Panasonic, dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar için en küçük yakıt pilini geliştirdiğini duyurdu.
19. yüzyıldan beri geliştirilen ve özellikle elektrikle çalışan otomobillerde güç kaynağı olarak kullanılması için üzerinde çalışmalar yapılan yakıt pili teknolojisi, Panasonic’in duyurusunu yaptığı açıklamayla dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar için kullanılabilecek boyutlara ulaştı.
Bir yakıtın içindeki kimyasal enerjiyi kullanarak elektrik enerjisine çeviren ve termik santral gibi yüksek karbondioksit salınımına neden olan tekniklerden daha temiz enerji üretmeye yarayan yakıt pili teknolojisinde gelinen son nokta, önümüzdeki yıllarda dizüstü bilgisayarlar ve mobil cihazlar gibi elektronik aletlerde kullanılabilecek alternatif güç kaynaklarının hayatımıza girebileceğini gösteriyor.
Panasonic tarafından bir öncekinden %50 daha küçük olarak üretilen yeni yakıt pilleri yakıt olarak metanol kullanıyor, 270cc hacme sahip. 200cc (0.2 litre) metanolle 20 saat elektrik üretebilen yakıt pili, 320 gram ağırlığında ve mevcut bilgisayarlarda kullanılan lityum-iyon piller ile yer değiştirebilecek kadar küçük ebatlarda.
Firmanın üretmeyi planladığı bir diğer yakıt pili ise 360cc hacme ve 350gram ağırlığa sahip, taşınabilir bir televizyonu çalıştırabilecek kadar enerji üreten yakıt pili, aynı anda iki cihazı şarj edebilecek.
![]() |
Her iki ürünü de 2012 yılında piyasaya süreceğini açıklayan firma, henüz prototip olan ürünleri 2012 yılına kadar daha da geliştirmeyi umut ediyor.
Bu yazı toplamda 12, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dünyanın En Pahalı 10 Otomobili
Teknik özellikleri ve sağladıkları konfor ile en çok beğenilen otomobillerin fiyatları da bir servet değerinde. İşte dünyanın en pahalı 10 otomobili.
- Maybach 57 S
Değeri 430.000 dolar olan Maybach 57 S 0 km’den 100 km. hıza 5 saniyede ulaşabiliyor.

- Porsche Carrera
440.000 dolar değerindeki Porsche Carrera saatte 330 km. hıza ulaşabiliyor.

- Maybach
448.153 dolar değerindeki Maybach, saatte 250 km. hıza çıkabiliyor.

- Mercedes Benz SLR McLaren
0 km.’den 100 km hıza 3.8 saniyede çıkabilen Mercedes Benz SLR McLaren’in değeri 452.750 dolar.

- Koenigsegg CCR
Saatte 338 km. hıza ulaşabilen Koenigsegg CCR’nin değeri 545.568 dolar.

- Saleen S7 Twin Turbo
500 beygir gücünde ve saatte 390 km. hıza ulaşabilen Saleen S7 Twin Turbo’nun değeri 637.723 dolar.

- Leblanc Mirabeau
Dünyanın en pahalı 4. arabası olan Leblanc Mirabeau’nun değeri 643.000 dolar.

- SSC Ultimate Aero
Saatte 420 km. hıza çıkabilen SSC Ultimate Aero’nun değeri 654.500 dolar.

- Pagani Zonda Roadster FC 12
0 km.’den 100 km hıza 3.6 saniyede çıkabilen Pagani Zonda Roadster FC 12′nin değeri 667.321 dolar.

- Bugatti Veyron
1.192.000 dolar değerindeki Bugatti Veyron dünyanın en pahalı otomobili…

Bu yazı toplamda 77, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Cep Telefonunu En Çok Islatarak Bozuyoruz
Cep telefonlarında gerçekleşen arızaların önemli bölümünün “sıvı teması” sonucu oluştuğu, ıslanan cihazın kısa devre sonucu bozulmaması için ilk yapılması gerekenin batarya ve SIM kartı çıkarmak olduğu belirtildi.
Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği (MOBİSAD) yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye’de geçen yıl gerçekleşen yaklaşık 12 milyon adetlik cep telefonu satışının yaklaşık yüzde 70’i cihazını yenileyenlere, yüzde 20’si arıza ve çalıntı nedenleri ile yeniden cihaz alanlara, yüzde 10’u ise cep telefonu kullanmaya yeni başlayanlara gerçekleştirildi.
Yaşanan arızaların büyük bölümünü sıvı teması nedeniyle gerçekleşen arızalar oluştururken, garanti kapsamına da girmeyen böyle bir durumda alınacak bazı önlemlerle cihazın yeniden çalışmasının sağlanabileceği kaydedildi.
Cep telefonuna sıvı dökülmesi gibi bir durumda ilk yapılması gereken, bataryayı çıkarmak ve böylece batarya bölümüne girmiş sıvının yayılmasını önlerken, elektrik gücünü kesip kısa devre nedeniyle yaşanabilecek arızaların da önüne geçmek.
Ardından, genellikle cihaz ıslanıp bozulsa bile SIM kartlar kolay kolay bozulmadığı için, sim kart çıkarılmalı ve bataryayla birlikte kurulanmalı.
Cep telefonunun içerisindeki nemi almak için bir kompresörle hava üfletilmeli ya da elektrik süpürgesiyle içindeki hava çekilmeli. Saç kurutma makinesi sıcak hava üflediği için cihaza zarar verebiliyor. Daha sonra en az 1-2 gün kurumaya bırakmak daha sağlıklı sonuç alınmasını sağlıyor.
Eğer cihaz denize düşmüşse çıkarıldıktan sonra tatlı suya bırakıp, oradan çıkarıldıktan sonra kurulanması gerekiyor. Aksi halde denizde bulunan mineraller cihazın devrelerine zarar veriyor.
Cihaz temizlenirken alkol kullanılmaması, kullanımı mecbur ise plastik kısımların zarar görmemesi için “denature” alkolün tercih edilmesi öneriliyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 9, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
En İyi 500′deki Tek Türk Üniversitesi
Dünyanın en iyi üniversiteleri resmen açıklandı. Türkiye’nin utanç verici tablosu malesef bu yıl da değişmedi. İşte liste…
Dün sadece ÖSS yerleştirme sonuçları değil, “Top 500 üniversite” listesi de resmen açıklandı. Çin’in saygın üniversitesi Şangay Jiao Tong Üniversitesi’nce her yıl açıklanan “Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi” arasında yer almayı başaran tek üniversite yine İstanbul Üniversitesi oldu.
TEK BİR TÜRK ÜNİVERSİTESİ
Geçen yıl olduğu gibi 2008′de de ilk 500′e Türkiye’den yalnızca İstanbul Üniversitesi girdi. İstanbul Üniversitesi listede 400-500 grubunda yer aldı. 2005 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi’nin başarısı şöyle oldu: “2005 yılı: 496′ncı, 2007 yılı: 411′inci, 2008 yılı: 407′nci.”
* Nüfusu 10 milyon (Türkiye’nin 7′de biri) olan Yunanistan listeye iki üniversite soktu.
* İsrail listede 4 üniversiteyle yer aldı.
* Listeye girmeyi ulusal onur sayan Fransa 4′ten 3′e inince büyük tartışma çıktı.
* Türkiye dışında listede üniversitesi olan Müslüman ülke yok.
* İlk 10′da 8 ABD, 2 İngiliz üniversitesi var.

EN İYİ İLK ON ÜNİVESİTE
Top 500″ün 2008 listesinin ilk 10′unda geçmiş yıllara göre hiçbir değişiklik yok: 1- Harvard (ABD) 2- Stanford (ABD) 3- Berkeley (ABD) 4- Cambridge (İngiltere) 5- MIT (ABD) 6- California İnst. of Technology (ABD) 7- Columbia (AB) 8- Princeton (ABD) 9- Chicago (ABD) 10- Oxford (İngiltere)
SABAH
Bu yazı toplamda 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dünyanın En Eski Duvar Resmi Suriye’de
Fransız arkeologlar, Suriye’nin kuzeyinde, kırmızı, siyah ve beyaz renkler kullanılarak yapılmış 11 bin yaşında bir duvar resmini günyüzüne çıkardıklarını açıkladı.
Ekibin lideri Eric Coqueugniot, 2 metrekare alanı kaplayan resmin, Halep’in kuzeydoğusunda, Fırat Nehri kıyısındaki Neolitik çağ yerleşimi Djade El-Mughara’da yapılan kazılarda ortaya çıkarıldığını kaydetti.
Coqueugniot, resmin modern bir yapıta benzediğini, resmi gören kimi kişilerin, resmi İsviçreli ünlü ressam Paul Klee’nin eserlerine benzettiğini söyledi.
Karbon testiyle resmin İ.Ö. 9000 yılları civarında yapıldığını belirlediklerini belirten Coqueugniot, bunun yakınında başka bir resim daha bulduklarını, ancak bu resmin günyüzüne çıkarılmasının gelecek yılı bulabileceğini bildirdi.
“Dünyanın en eski duvar resmi” olduğu belirtilen resmin, gelecek yıl Halep Müzesi’ne taşınacağı belirtiliyor. Bölgede, 1990’dan beri kazı çalışmaları yürütülüyor.
Uzmanlar, Suriye’deki Djade El-Mughara yerleşiminin, Suriye ve Türkiye’nin güneyindeki çok sayıdaki Neolitik yerleşimden biri olduğunu, bu yerleşimlerin birbirleriyle ilişki içinde oldukları ve barışçı bir değiş tokuş ilişkisi yaşadıkları yolunda veriler olduğunu kaydediyor.
Bugüne dek keşfedilen en eski resim olarak bilinen ve Çatalhöyük’te bulunan resmin, Suriye’de bulunandan yaklaşık 1500 yıl daha genç olduğu belirtiliyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 45, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dünyanın En Pahalı Arabası Aston Martin
Ağustos 19, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
One-77 kod adlı coupe modeli Aston Martin, 2.3 milyon dolar fiyatla “Dünyanın en pahalı aracı” ünvanını Bugatti Veyron’dan kaptı.
İngiliz otomotiv firması Aston Martin, 15 aydır üzerinde çalıştığı coupe One-77′yi duyurdu.
Tip olarak biraz DB9′u andıran One-77 (henüz adı kesinleşmemiş), 7.0 litrelik 650 beygir gücünde V12 motora sahip. Şasisi karbon fiberden, gövdesi ise el işçiliğiyle aluminyumdan yapılmış. 0′dan 100′e 3.5 saniyede çıkabiliyor ve 354 km/s hız yapabiliyor. 2.3 milyonluk fiyatına rağmen, One-77 dünyanın en hızlı arabası değil. Ancak sunduğu başka şeyler var: Yüksek teknolojiye sahip özellikler ve tam olarak sahibine özel olması.
One-77′ye parayı bayabilecek şanslılar, Aston Martin fabrikasında ağırlanıp arabalarının her özelliklerini kendileri seçecekler. Araba bittiğinde de, evlerine teslim edilecek. 500 tane kadar imal edilecek olan araç gelecek yıl satılmaya başlanacak. İngiliz bahisçileri, “Alıcı listesinde kimler var?” iddialarından para kırmaya başladılar bile. En gözde isimler ise futbolcu David Beckham, Jamiroquai vokalisti Jay Kay ve Rus milyarder Roman Abramoviç.
KAYNAK: Yahoyt.com / Aklı fikri teknoloji olanların sitesi yahoyt.com
Bu yazı toplamda 141, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Süper Ligin En Golcü Takımı Galatasaray
Turkcell Süper Lig’de 51. sezon için geriye sayım başlarken, 1959 yılında başlayan Birinci Lig’de, şimdiye kadar 50 sezonda 66 farklı takım mücadele etti.
Eski adıyla Birinci Futbol Ligi, yeni adıyla Süper Lig’e en çok takım veren il İstanbul oldu. Bugüne dek 16 takımı Birinci Lig’de mücadele eden İstanbul’u, 9 takımla Ankara izliyor.
-GALATASARAY KILPAYI ÖNDE-
Galatasaray, geride kalan 50 sezon göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, puan cetvelinde zirveye oturdu.
Sarı-kırmızılılar, oynadığı bin 630 lig maçında 2 bin 731 puan toplayarak, Birinci Lig’in en çok puan toplayan ekibi olurken, ezeli rakibi Fenerbahçe’nin 1 puan önünde yer aldı. Fenerbahçe ise bin 630 maçta toplam 2 bin 730 puan elde etti.
Puan sıralamasında Beşiktaş 2 bin 641 puanla 3., Trabzonspor ise bin 817 puanla 4. sırada yer aldı.
-EN ÇOK GALİP GELEN DE GALATASARAY-
50 yıllık geçmişi bulunan Birinci Futbol Ligi’nde toplam bin 630 maç yapan 2 takımdan Galatasaray, aldığı 922 galibiyetle, ezeli rakibi Fenerbahçe’den 3 galibiyet fazlasıyla ilk sırada bulunuyor.
Galibiyetlerde Fenerbahçe 919 ile 2., Beşiktaş ise 875 ile 3. sırada yer alıyor.
-EN GOLCÜSÜ FENERBAHÇE-
Birinci Futbol Ligi’nin 50 yıllık geçmişinde en çok gol atan takım unvanına Fenerbahçe sahip oldu.
Sarı-lacivertliler, toplam 2 bin 848 gol kaydederken, Galatasaray ise 14 gol geriden 2 bin 834 gol ile ezeli rakibini izledi. Beşiktaş’ın gol sayısı ise 2 bin 601.
-SON 5 SEZONDA FENERBAHÇE FARKI-
Süper Lig’in son 5 sezonunda ”3 Büyükler” arasında yapılan değerlendirmede Fenerbahçe büyük bir puan farkıyla birinci sırada yer aldı.
Sarı-lacivertliler, son 5 sezonda yapılan lig maçları göz önüne alındığında 380 puan toplayıp, ezeli rakibi Galatasaray’ı 32 puan geride bıraktı.
Son 5 sezonda Fenerbahçe 3, Galatasaray ise 2 kez şampiyonluğa ulaşırken, Beşiktaş ise bu dönemde mutlu sona ulaşamadı. Siyah-beyazlılar, son 5 sezonda topladığı 319 puanla, Fenerbahçe’nin 61, Galatasaray’ın ise 29 puan gerisinde kaldı.
KOCAELİSPOR, ANTALYASPOR VE ESKİŞEHİRSPOR YENİDEN LİGDE-
Kocaelispor, Antalyaspor ve Eskişehirspor geçen sezon Bank Asya Birinci Lig’de gösterdikleri başarının ardından bu sezon Turkcell Süper Lig’de mücadele etme hakkı kazandı.
Antalyaspor 1, Kocaelispor 5, Eskişehirspor ise 12 sezon sonra Turkcell Süper Lig’de oynamaya hak kazandı.
-”3 BÜYÜKLERDEN” SONRA ANKARAGÜCÜ-
Eski adıyla Birinci Futbol Ligi, yeni adıyla Süper Lig’e ”3 Büyükler” olarak anılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın ardından en çok katılan takım Ankaragücü oldu.
”3 Büyükler”, geride kalan 50 sezonda da ligde yer alırken, Başkent’in köklü ekibi Ankaragücü ise 45 kez ile 4. sırada yer aldı.
Ankaragücü’nün ardından ise İzmir ekibi Altay 41 kezle ligde en fazla mücadele eden 5. takım olarak dikkat çekiyor.
-28 BİN 404 MAÇ OYNANDI-
Birinci Lig’de geride kalan 50 sezonda toplam 28 bin 404 karşılaşma oynandı.
Bu karşılaşmalarda 10 bin 96 galibiyet, 8 bin 212 de beraberlik elde edilirken, toplam 34 bin 443 gol atıldı.
AA
Bu yazı toplamda 31, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Tüm Zamanların En Korkunç 5 Filmi
İngiltere’de yapılan bir araştırmada, “The Exorcist” (Şeytan) tüm zamanların en korkutucu filmi seçildi. The Exorcist’in ardından Jack Nicholson’a şöhret kapısını açan 1980 yapımı “The Shining” ikinci, 1978 yapımı “Halloween” üçüncü oldu.
İngiliz müzik şirketi HMV’nin internet sitesi “hmv.com”, tüm zamanların en korkunç 5 filmini seçti.
Yönetmenliğini William Friedkin’in yaptığı 1973 yapımı “The Exorcist” (Şeytan) ‘korkunç’ kategorisinde birinci oldu. Başrolünü Linda Blair’in oynadığı filmin çekimleri sırasında da ilginç olaylar meydana gelmişti. Filmin çekimleri sırasında 2 kere set yanmış, ışıkçı ve görüntü asistanı ölmüş, 3 tane figüran kalp krizi geçirmiş, başrol oyuncusu Regan’ı canlandıran Blair yataktan düşerek kolunu kırmış ve kostümler çalınmıştı.
Sıralama şöyle:
1- THE EXORCIST - ŞEYTAN (1973)
Birbiri ardına korkunç sahnelerin yer aldığı ve William Friedkin’in hikayesinden çekilen, ve çekildiği zaman için yeni ve özel efektlerle çekilen film birinci sırada yer aldı. Daha sonra çekilen ve daha şiddetli ve kanlı olan filmlere rağmen “The Exorcist”in gücü çok daha büyük.
2- THE SHINING - CİNNET (1980)
Jack Nickolson başrolünü oynadığı filmde, Jack Torrance ailesiyle birlikte bir otelin kapıcılığını üstlenir, kendisinden önce otelin kapıcılığını üstlenen kişinin hayaletiyle karşılaşmasıyla birlikte delirmeye başlar. Kanlı ve şiddetli bir film olmamasına rağmen Stanley Kubrick, “The Shining”i tüm zamanların en korkunç filmlerinden birisi olmasını sağladı.
3- HALLOWEEN (1978)
John Carpenter’ın yönetmenliğini yaptığı filmde, bir doktor görev yaptığı hastaneden kaçan, psikoz etkisindeki ve kız kardeşini öldüren bir katili bulmaya çalışmaktadır. Başrolünü Jamie Lee Curtis’in üstlendiği Halloween’de filmin temposu, karakterlerin izleyiciler tarafından özümsenmesi için yavaş ilerlemekte, böylece şiddet sahneleri daha etkili hissedilmektedir.
4- A NIGHTMARE ON ELM STREET - ELM SOKAĞI KABUSU (1984)
Pek çok insan için Freddy Krueger’ın çirkin ve erimiş yüzü ve bıçaklı parmakları 1980’lerin en büyük fenomenlerinden birisi oldu. Wes Craven’ın yönettiği filmde, Freddy karakteri genel olarak kabusların bir ürünü, bir katilin hayaleti olarak karşımıza çıkıyor. Freddy’nin geri dönme sebebi ise kendisini yasal olamayan şekilde öldüren ailelerin çocuklarını öldürmek.
5- RING - HALKA (1998)
Japon filmi olan Ringu’da bir gazeteci, bir kişinin, gizemli bir video kasedi izlemesinden sonra bir hafta içinde ölmesiyle sonuçlanan olayı araştırır. Gore Verbinski, 2002 yılında filmin başrolünde Naomi Watts’ın oynadığı Amerikan versiyonunu çekmişti.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 121, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
En Büyük Buzul Kopması Antartikada Olacak
Ağustos 12, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
The Independent’ın haberine göre, 2020’den önce kıtadan Kuzey İrlanda büyüklüğünde bir buzul kopacak. Uzmanlar bunun en büyük kopma olacağını belirtiyor.
Uzmanlar Antartika’da kış olmasına rağmen Kuzey İrlanda büyüklüğünde bir buzul parçasının yakında kopacağını açıkladı.
UYDU GÖRÜNTÜLERİYLE ANLAŞILDI
Avrupa Uzay Ajansı uydudan görüntülenen fotoğraflarla bugüne kadar yıkılan en büyük buzul parçası olacağını söyledi. 5600 mil kare büyüklüğünde olan bu buzul parçası bir buzul köprünün adayla arasındaki bağlantı noktasında olduğu görüldü.
“Küresel ısınmanın beklenenden daha çabuk gerçekleştiğinin bir kanıtıdır” diyen uzmanlar bu buzul parçasının en erken 2020 yılına kadar kopmasının beklenmediğine dikkat çekti.
Antartika’ kışın tam ortası olmasına rağmen eriyen buzul parçaları dünya için büyük tehdit oluşturuyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 11, bugün ise 0 kez görüntülenmiş




