Çocuklar İçin Olmazsa Olmaz Besin
Trabzon Doğum ve Çocuk Bakımevi Başhekimi Uzman Dr. İsmail Topal,anne ve babalara çocuk beslenmesi konusunda çok önemli bir uyarıda bulundu.
Trabzon Doğum ve Çocuk Bakımevi Başhekimi Uzman Dr. İsmail Topal, balığın, çocuklarda genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de vazgeçilmez bir besin kaynağı olduğunu söyledi.
Topal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1 Eylülde balık avı yasağının sona ermesiyle birlikte büyük balıkçı kayıklarının denize açıldığını, balığın tüm gelir gruplarının satın alabileceği fiyatlarla, balıkçı tezgahlarında bolca yer aldığını belirtti.
Balık etinin, diğer hayvansal etlere nazaran içerdiği protein ve mineraller bakımından zengin, yağ miktarı bakımından düşük olduğunu ifade eden Topal, ”Genelde toplumun çoğu balık yağının insan sağlığı açısından yararlı olduğunu bilir, ancak buna rağmen geniş bilgiye sahip olmamakla birlikte tüketim de halen istenilen düzeylerde değildir” dedi.
Özellikle çocukların beslenmesiyle beyin gelişimi arasında önemli paralellikler bulunduğunu vurgulayan Topal, şöyle devam etti:
”Balıkta bulunan önemli orandaki Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin, sinir hücrelerinin büyüme ve gelişiminde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bu nedenle balık, sağlıklı beslenmede vazgeçilmez unsurdur. Balık, çocuklarda genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de vazgeçilmez bir besin kaynağıdır.”
-”BEBEKLERE 7-8′İNCİ AYLARDA YEDİRİLEBİLİR”
Balıktaki olumlu etkilerden yararlanabilmek için çocuklara haftada 2-3 kez balık yedirilmesi gerektiğine dikkati çekeren Topal, ”Özellikle bebeklere, ek besinlere başlatıldıktan sonra, yani 7 veya 8. aylarda balık yedirilebilir. Somon, uskumru, sardalye, ton balığı ve hamsi gibi balıklar Omega-3 yönünden zengindir” diye konuştu.
Uzman Dr. Topal, Omega-3 yağ asitlerinin ayrıca insan beynindeki hücrelerin yenilenmesine de katkı sağladığını belirterek, ”Beyin gelişiminin anne karnında başladığını düşünürsek, bebeğin beyin gelişiminin olumlu etkilenmesi için gebelerin hamileliğin son 3 aylık döneminde mutlaka balık tüketmesi gerekir. Çünkü son 3 ayda anneden bebeğe önemli ölçüde Omega-3 yağ asidi geçişi olur” dedi.
SamanyoluHaber
Bu yazı toplamda 7, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kalp Sağlığı İçin Dişlerinizi Fırçalayın
Dişleri fırçalamanın kalp hastalığına yakalanma riskini azaltabileceği belirtildi.
İrlanda’nın başkenti Dublin’de düzenlenen Genel Mikrobiyoloji Derneğinin toplantısında, Bristol Üniversitesinden Prof. Howard Jenkinson, kalp hastalıklarının sigara kullanımı, kolesterol seviyesinin yüksek olması ve aşırı kiloya bağlı olduğuna ilişkin bilgileri bir yana koyarak, diş temizliğinin kalbi sanıldığından fazla etkilediğini belirtti.
Jenkinson’a göre “sağlıklı ve ince olmak önemsiz. Eğer dişlerin durumu kötüyse kalp hastalığına yakalanma riski artıyor”.
İrlanda Cerrahlar Kraliyet Kolejinden Dr Steve Kerrigan da “ağzın, muhtemelen vücudun en kirli yeri olduğunu” belirterek, dişlerin düzenli fırçalanmamasının dişeti kanamalarına, bunun da ağızdaki yüzlerce bakterinin kan damarlarına girmesine neden olduğuna dikkati çekti.
Kerrigan, bakterilerin burada, kanda bulunan, pıhtılaşmayı sağlayan plaketlere yapışarak kanın bir bölümünün kalbe ulaşmasını engellediğini ve kalp krizi riskini artırabildiğini vurguladı.
Yeni Zelanda’daki Otago Dunedin Üniversitesinden Prof. Greg Seymour ve ekibi de temiz olmayan ağızdaki bakteriler ve damar sertliği arasındaki ilişkiyi araştırdı.
Bilim adamları, ağzın temiz olmaması durumunda akyuvarların atardamar dokusunda birikebildiği, bunun da damar sertliğine yol açabileceği sonucuna vardı.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Hastalanmamak İçin Yenecekler
Sonbaharda hasta olmamak için… Havuç nezleye, portakal astıma deva. İşte diğerleri.
Enfeksiyonlar, grip, alerjiler, mide rahatsızlıkları, mevsim dönümüyle birlikte her sonbahar karşılaştığımız hastalıklar listesinin ilk sıralarında yer alır.
Ani ısı değişikliklerinin bağışıklık sistemimizi savunmasız bırakmasıyla bu hastalıklara yakalanma riski de önemli ölçüde artar. Enfeksiyonlara karşı direnci yüksek bir bağışıklık sistemine sahip olmak, Ramazan ayının mevsim dönümüne denk geldiği bu dönemi sağlıklı şekilde geçirmede ayrıca önem taşıyor.
Sahurda ve iftarda aldığınız gıdalara ve vitaminlere dikkat edip, kaliteli bir uyku düzeni benimsediğiniz taktirde oruç tutmak, vücudu dinlendirdiği, kişiyi zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırdığı ve özellikle bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etki yapan stresten arındırıp ruhu beslediği için bu mekanizmanın kusursuz biçimde işleyişine artı değer katmaktadır.
GÜÇLÜ BİR BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İLE HASTALIKLARDAN KORUNUN
Stresin bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilediği ve pek çok hastalığa davetiye çıkardığı artık herkes tarafından biliniyor. Farkında olmasa da stressiz bir yaşamı neredeyse olanaksız olarak kabullenen çağımız insanı mutlu ve sağlıklı bir yaşamdan giderek uzaklaşıyor.
Kanserden sonra en önemli hastalık olarak kabul edilen depresyon sebebiyle anti depresan ilaç kullananların sayısının ülkemizde son 4 yılda yüzde 85 oranında artması stres üzerine söyleyecek fazla bir şey bırakmıyor. Elbette ki hala çevrenizde gülümseyen, gülümserken gözlerinin içi parlayan insanlar görüyor hatta imrenerek bakıyor olabilirsiniz.
Bu insanlar; stresle başa çıkmayı bilen, günümüz tabiriyle stres yönetimini iyi yapan insanlar olarak adlandırılıyor. İç huzuru yakalayan, daha çok gülümseyen, uyurken dişlerini gıcırdatmayan, kendini seven, iyi beslenen, spor yapan, daha müşvik daha çok şükreden korkulardan arınmış, çevresinde yaşayan tüm canlıların yaşamına saygı duyan insanlar olun.
HASTALIKLARA KARŞI BESİNLERLE KORUNUN
NEZLE: Çok çeşitli virüslerin neden olduğu bir üst solunum yolları enfeksiyonudur. Soğuk algınlığı ismi ile de bilinir, çok bulaşıcı bir hastalıktır. Limon, greyfurt, ananas, havuç, soğan
GRİP: Genelde nezleyle karıştırılır İnfluenza virüsü ile oluşan virütik enfeksiyondur. Ateş, kas ve eklem ağrıları görülür. Tehlikeli olabilmektedir. Domates, kayısı, elma, üzüm, kereviz<*B>
SİNÜZİT: Burun etrafındaki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasıdır. Baş ağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve ağız kokusu yapabilir. Bal, limon
BRONŞİT: Soluk borusundan dallanarak akciğere yayılan hava hava borularını örten mukoza dokusunun akut yada kronik iltihaplanmasıdır. Soğuk algınlığının ardından gelişir. Portakal
ASTIM: Krizlerinin başlıca nedeni alerjen ve virüslerdir.: Krizler şeklinde öksürük,nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösterir. Üzüm, limon, havuç, turp
Elma, şeftali, üzüm, portakal ve nar bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Muz seratonin salgılar, verimliliği üretkenliği artırır.
Dr. İsmail Ağar
BUGÜN
Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bir Bardak Pancar Suyu İçin Tansiyon İlacı Kullanmayın
Günde bir bardak kırmızı pancar suyunun 24 saat boyunca tansiyonu düzenlediği ortaya çıktı.
Uzmanlar, “Tansiyonunuz varsa günde bir bardak pancar suyu için, tansiyon ilacı içmenize gerek kalmaz” uyarısında bulundu.
Bu konuda yapılan çalışmada bir bardak kırmızı pancar suyunu içen gönüllülerin yüksek olan tansiyonunun bir saat sonra düştüğü, kırmızı pancar suyunun kan basıncını düşürücü etkisinin 3-4 saat içinde zirveye çıktığı ve 24 saat boyunca devam ettiği saptandı.
BUGÜN
Bu yazı toplamda 47, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Ağrısız Seyahat İçin Öneriler
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ak, yolculuklarda yapılacak basit egzersizler sayesinde bel, sırt ve boyun ağrılarının yaşanmayacağını söyledi.
Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Ak, uçak, otobüs veya otomobille yapılan uzun yolculuklarda bel, boyun ve sırtta ağrılar meydana gelebildiğini belirterek, uzun süre oturmak ve hareketsiz aynı pozisyonda kalmanın omurgada aşırı baskı yarattığını ve duruş bozukluklarına sebep olabildiğini kaydetti.
“Uzun yolculuklarda yapılacak basit egzersizlerle bel, sırt ve boyun ağrılarından yolcuların kurtulabileceğini” aktaran Prof. Dr. Semih Ak, şu önerilerde bulundu:
“Kas ve eklem gruplarını esnetmek, bel, boyun ve sırttaki gergin kasların ve bağ dokularının rahatlamasına yardımcı olur. Boynunuzu esnetmek için, kafanızı sola çevirin 5 saniye boyunca bu pozisyonda ve sonra sağa çevirin ve 5 saniye boyunca bu pozisyonda kalın. Kafanızı öne doğru eğin çevirin, daha sonra aynı hareketi sağa doğru tekrar edin ve her birini 5′er kez uygulayın. Boyun ve omuzlar için kollarınızı kaldırmadan yanlarda tutarak omuzlarınızı kaldırın (omuz silkme gibi) ve 5 saniye boyunca böyle kalın. Bu hareketi 5 kez tekrar edin.”
Prof. Dr. Ak, şunları kaydetti:
“Dik pozisyonda ellerinizi kalçalarınızın üzerine koyun ve sola doğru eğilin. 5 saniye boyunca pozisyonunuzu koruyun. Dik konuma geldikten sonra aynı hareketi sağ tarafa eğilerek tekrar edin. Hareketi her bir yöne hareketi 5′er kez tekrar edin. Otururken ayaklarınızın parmak uçlarına basarak topuklarınızı havaya kaldırın ve 10 saniye boyunca bu şekilde tutun ve bırakın. Daha sonra parmaklarınızı yukarı doğru kaldırın bu hareketi 10′ar kez tekrar edin.”
Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Her Sabah Bir Kaşık Alın Hızla Kilo Verin
Balla beraber yiyin, hem zayıflayın hem sağlıklı görünün.
Tere tohumu ülkemizde yetişen, pahalı olmayan, doğal bir bitki. Az bilinen ve az tüketilen terenin sağlık üzerinde son derece faydalı etkileri var. Sabahları aç karnına bir çay kaşığı tere tohumu ve bir tatlı kaşığı bal karışımını yer ve üzerine bir bardak sıcak su içerseniz hızla kilo verdiğinizi görürsünüz. Tere tohumunun metabolizma hızlandırıcı etkisi, bunu sağlıyor.
Tere aynı zamanda kuvvet verici ve vitamin noksanlıklarına karşı da kullanılıyor. Hastalıklara karşı direnci arttırıp, sigaranın zararlarını da azaltıyor. Tere tohumu suyu, saç dökülmesi ve kepeklenmeyi de önlüyor. Tere otunun yenmesi, balgam söktürüyor. Bir çay kaşığı tere tohumunun, bir bardak soğuk suyla tüketilmesi halinde vitiligo’ya da iyi geldiğini belirtiyor uzmanlar. Aktif mide ülseri, kanaması ve mide rahatsızlığı olanlara tere tohumunun buruk acı tadı daha da rahatsız edici gelebilir. Eğer böyle bir rahatsızlığınız varsa tere tohumunun dikkatli kullanılması öneriliyor.
BUGÜN
Bu yazı toplamda 18, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Sağlıklı Dişler İçin D Vitamini
Eğer dişlerinizin daha sağlıklı olmasını ve daha güzel görünmelerini istiyorsanız yaz henüz bitmeden güneşin tadını çıkartın.
D Vitamininin sağlıklı dişler ve kemikler için kalsiyum kadar gerekli olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı D Vitaminin en önemli kaynağının ise güneş olduğunu söylüyor.
D vitamini kemik ve dişlerin oluşup şekillenmesinde vazgeçilmez bir vitamindir. Vücudun D vitamini gereksiniminin ise büyük ölçüde güneş tarafından sağlandığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı güneş ışınlarından yeteri kadar yararlanmanın sağlıklı dişler ve kemikler için önemli oluğunu vurguluyor.
D Vitamini ve kalsiyum kemik kaybını önler ve iltihapları azaltır. Periodontal hastalığın fark edilebilir bir göstergesinin ise itihap olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Kazandı özellikle Vitamin D ve kalsiyum eksikliği bulunan kişilerin periodontal hastalığa yakalanma riskinin arttığını belirtiyor.
Periodontal hastalıktan kendilerini korumak daha sağlıklı dişlere ve kemiklere sahip olmak için kişilerin günde 10-15 dakika yalnızca ellerin güneşte bırakılması bile vücudun ihtiyacı olan D vitaminini kazanması için yeterlidir. Yeteri kadar güneşe maruz kalmayan yerlerde yaşayan bireylerin ise bu açığı kapatmak için süt, yumurta, peynir, ton balığı gibi yiyecekleri tüketmeleri gerekmektedir.
SAATLERCE KALMAK GEREKMİYOR
Mümkün olduğu kadar güneş ışığından yararlanmak gerekir ancak bunun için güneşin altında saatlerce kalmak gerekmiyor! Bunun yanında ozon tabakasında oluşan delikler nedeniyle çok fazla güneş ışığı da zararlı olabilir. Güneş ışınlarına fazla maruz kalıp olumsuz yönde etkilenmemek için ise yeteri kadar güneşten yararlanıp vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin alınması sağlanmalıdır.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Sağlıklı Yemekler İçin Öneriler
Yemeklerin sağlığa zararlı hale gelmesine çok basit temizlik kurallarına uyulmaması neden olurken mangal sırasında et ile ateş arasında 15 santimetre bulunması kanser riskini düşürüyor.
Çevre ve Orman Bakanlığı Stratejik Geliştirme Başkanlığı, Tarımsal Kalkınma Vakfı ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nce ortaklaşa başlatılan AB destekli Gıda Tüketicisini Koruma ve Bilinçlendirme Projesi kapsamında, tüketicilerin bilgilendirilmesi için, Tarımsal Kalkınma Vakfı Konya Temsilciliği tarafından broşürler bastırıldı.
Broşürde, evde yemek hazırlarken yiyeceklerin sağlıklı olması için unutulmaması gereken 4 nokta bulunduğu, bunlar “temizlik, uygun pişirme, soğutma ve çapraz bulaşmaya dikkat etme” olduğu belirtiliyor.
Sağlığı bozan yemeklerin çoğunlukla, hazırlanması sırasında çok basit temizlik kurallarına uyulmamasından kaynaklandığı ifade edilen broşürde, yemeği hazırlamaya başlamadan önce ve iş bittikten sonra ellerin yıkanması gerektiği, yemek yapacak kişinin ellerdeki bıçak kesiklerini su geçirmez bantla kapatması, kurulama bezlerinin sıkça değiştirilmesi, eller ve servis tabaklarının ayrı bezlerle kurulanması gibi öneriler sıralanıyor.
Uygun pişirme sayesinde ise gıda zehirlenmesine yol açan zararlı mikropların öldürüleceği vurgulanan broşürde, şu bilgilere yer veriliyor:
Et ve et ürünleri, yumurta ve kanatlı etlerini iyice pişirmek önemlidir.
Donmuş sığır eti, balık ve tavuk eti pişirilmeden önce tamamen çözdürülmelidir.
Yemeklerin bir kez daha ısıtılması sırasında, gıdanın bütün kısımlarında sıcaklığın en az 70 dereceye ulaşması gerekmektedir.
Yemeklerde kullanılan yağların fazla yakılması kanserojen maddelerin artmasına yol açar. Etlerin mangal, barbekü gibi doğrudan ateş üzerinde pişirilmesi de, üzerinde kanserojenlerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, ateş ile pişirilen etin arasında 15 santimetre kadar mesafe olmalıdır.
Mikropların üreme ve toksinlerin oluşmasını engellemek için, pişmiş yiyeceklerden arta kalanların çabucak soğutulup buzdolabına konması, yiyeceklerin pişirilmesiyle soğutulması arasında geçen zamanın 2 saatten daha fazla olmamasına dikkat edilmesi gerektiği belirtilen broşürde, çapraz bulaşmanın engellenmesi için ise çiğ yiyecekler ile pişmiş yiyecekler için ayrı kesme tahtaları veya yüzeylerinin kullanılmasının şart olduğu kaydediliyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Laptop İçin Tek Şarjla 19 Saatlik Pil Ömrü
Ağustos 19, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Dell’in yeni Latitude E serisi, 19 saatlik pil ömrü vaat ediyor.
İçinde, Dell’in bugüne kadar yaptığı en kaslı dizüstü iş istasyonlarını ve en çevik ultra taşınabilirleri barındıran Latitude E serisi, doğrusu birbirinden ilginç özellikler barındırıyor.
Yüksek performanslı, 1 kilo ağırlığındaki E4200 ve E4300′den, “arazi bilgisayarı” 14.1 inçlik E6400 ATG’ye kadar her ihtiyaca hizmet veren E serisinin, pil ömrü vaadi ise 19 saat!
E serisi dizüstülerin diğer bir artısı da, farklı renkleri de bulunması. E4200, E4300, E6400 ve E6500 modelleri, “Regatta Blue”, “Regal Red” ve “Quartz Pink” renklerinde satışa sunulacak.
KAYNAK: Yahoyt.com / Aklı fikri teknoloji olanların sitesi yahoyt.com
Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
IBM Akıllı Otomobiller İçin Yazılım Geliştirecek
Ağustos 19, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
IBM, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında akıllı otomobiller için yazılım geliştirecek.
IBM’den yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yazılımın trafikteki araçların birbirleriyle iletişim kurmasını mümkün kılarak, buzlanma ve hız limiti aşımı gibi kazaya neden olan koşulları engelleyeceği belirtildi.
Sensör, GPS ve uydu alıcısı teknolojilerini yenileyerek araçların birbirini tanımasını ve sürücülerin “keyifle” kullanmasını sağlayacak sistemin, trafik sıkışıklığını azaltarak, hız kontrolü ve şerit ihlali gibi sorunlara son vereceği ifade edildi.
Açıklamada, şu anda kullanılan GPS, sensör ve uydu alıcı sitemlerinin Stockholm’da iş saatlerindeki trafik sıkışıklığını yüzde 20 azaltırken, Singapur’daki araçların yüzde 90 akıcılıkla ilerlemesini sağladığı kaydedildi.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


