Hindistan Aya İlk Yolculuğunu Başlattı

Ekim 27, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Hindistan, ilk Ay görevini gerçekleştirecek insansız uzay aracı Çandarayaan-1’i büyük boşluğa gönderdi.

Sanskrit dilinde “Ay Gemisi-1” anlamına gelen Çandarayaan-1, Bengal Körfezi’nin kuzeyinde yer alan Andra-Pradeş eyaletinin Çennay bölgesine 90 kilometre uzaklıkta bulunan Sriharikota’dan Türkiye saati ile 03.52’de fırlatıldı.

78,9 milyon dolarlık bütçeye sahip yolculuk toplam iki yıl sürecek. Ay’ın yüzeyine 100 km yakınlıkta yörüngeye girecek aracı 12’şer tonluk 6 dilimli yan destek roketlerine sahip toplam 320 ton ağırlığındaki Kutup Uydu Kalkış Aygıtı ( PSLV-C11) taşıyor.

Avrupa Uzay Dairesi’nin (ESA) geliştirdiği aygıtları ve Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 2 harita aygıtını taşıyan ay modülü, Hindistan’ın 2012 yılında Ay yüzeyine konmak üzere göndereceği insansız uzay aracı projesinin ilk adımı olarak tanımlanıyor.

8 veya 9 Kasım tarihinde Ay yüzeyine 100 km uzaklıkta bulunan yörüngesine girmesi beklenen araç, Ay yüzeyinin haritasını çıkaracak ve yüzeyde bulunan minerallerin niteliklerini araştıracak. Uzay aracı 25 dakikalık yörünge seyahatinde daha yakın fotoğraflar çekmek üzere yüzeye ayrıca bir de sonda bırakacak.

NTVMSNBC'ye gider

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Şifresi Kırılamayan İlk Bilgisayar Ağı

Ekim 10, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Avusturya’da 200 kilometre fiberoptik kablo kullanılarak bağlanan bilgisayar ağı, karmaşık matematik uygulamaları yerine kuantum şifreleme tekniğiyle korunuyor.

Dünyanın şifresi kırılamayan ilk kuantum şifreleme teknikli bilgisayar ağı, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen bir bilimsel konferansta tanıtıldı.

Viyana’daki 6 noktayla yakındaki Saint Pölten kentini 200 kilometre standart fiberoptik kablo kullanılarak bağlayan şebekede kullanılan quantum şifreleme tekniği, bugünün bilgisayar ağlarında kullanılan güvenlik sistemlerinden tamamıyla farklı özelliklere sahip bulunuyor.

Güvenlik için dışardan girenlerin şifresini kırmalarının olanaksız olmayan karmaşık matematik uygulamaları yerine kuantum sisteminin kullanıldığı güvenlik sistemine sızmanın olanaksız olduğu belirtiliyor.

Avusturyalı bilim adamlarının geliştirdiği bu sistem, aralarında ABD bilgisayar devi IBM ile dünyanın birçok üniversitelerinden konuyla ilgili araştırmacıların katıldığı konferansta tanıtıldı.

NTVMSNBC'ye gider

Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Panasonic ten İlk Değiştirilebilir Lensli MFTS Fotoğraf Makinası

Ekim 10, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Panasonic, değiştirilebilir lens kullanan ilk Micro Four Thirds dijital fotoğraf makinesini piyasaya sürüyor.

Panasonic ve Olympus tarafından geliştirilen ve tek mercek refleksli (SLR) 4:3 çekim yapabilen kameraları oldukça küçük bir boyuta indiren Micro Four/Thirds (Mikro Dört/Üç) sistemini kullanan ilk değiştirilebilir lensli fotoğraf makinesi Panasonic tarafından piyasaya sürülüyor.

Panasonic, 3:2 yerine 4:3 oranında görüntü üreten ve daha küçük sensörlere sahip olan Four Thirds teknolojisini daha küçük hale getiren Micro Four Thirds sistemi üzerine geliştirilmiş dünyanın ilk değiştirilebilen lensli fotoğraf makinesi Panasonic Lumix G1’i satışa sunduğunu açıkladı.

4/3 tip 12.1 megapiksel Live MOS görüntü sensörü ve Venus Engine HD (Yüksek Tanım) görüntü işlemcisine sahip fotoğraf makinesi, kullanım ihtiyacına göre değiştirilebilen hafif ve kompakt merceğe sahip. Hem geleneksel Four Thirds sistemi değiştirilebilir hem de Micro Four Thirds sistemi için özel olarak geliştirilmiş lensleri kullanabilen fotoğraf makinesi, ana kısmı ile lens arasındaki elektrik temasını arttıran yuvası sayesinde uyumluluk problemlerini en aza indiriyor.

NTVMSNBC'ye gider

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Tıpta Bir İlk Daha Başarıldı

Eylül 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/4/7/9/114793.jpgFransa’nın başkenti Paris’teki Pitié-Salpêtrière Hastanesi’ndeki cerrahlar, hastanın bilinci açıkken lazer teknolojisi ile beyindeki tümörü yok etti.

İngiliz The Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, Fransız cerrahlar, lokal anestezinin ardından kafatasında 3 milimetrelik açarak bu delikten fiber optik kablo geçirdi. Bu operasyonun ardından doktorlar, “manyetik rezonans görüntülüme” (MRI) yolu ile beyindeki tümörü görmesinin ardından kablolunun ucundaki lazeri aktif hale getirerek tümörü 2 dakika içinde yok etmeyi başardı. Gazete, operasyon sürecinde hastanın bilincinin açık olduğunu belirtirken ameliyatın ardından hastanın aynı gün evine döndüğünü yazdı. Fransız Le Monde gazetesine konuşan Başcerrah Alexandre Carpentier, “Kafatasının içinde ilk defa lazer teknolojisi kullanıldı.” diye konuştu.

İngiliz gazete, son 2 yıl içinde bu teknolojinin 15 hasta üzerinde denendiğini kaydetti. Gazete, operasyonlardan sadece 6’sında, beyindeki tümörün tamamen hedef alındığı ve 5′inde ameliyattan sonraki 9 aylık dönemde tümörün tekrar görülmediğini yazdı. Diğer operasyonlar daha büyük tümörler üzerinde yapıldı.

CİHAN

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İlk Yağlı Boya Resim Afganistan’da Yapılmış

Eylül 6, 2008 by macline  
Filed under Tarih

http://www.ntvmsnbc.com/news/284367.jpgBir grup arkeolog, dünya tarihinde ilk yağlı boya resmin sanıldığı gibi Avrupa’da değil Afganistan’da yapıldığını öne sürdü.

Arkeologlar, bu yöndeki bulgulara yedi yıl önce Taliban’ın iki dev Buda heykelini havaya uçurduğu bölgedeki araştırmalarında ulaştılar.

Bamiyan’da mağara duvarlarındaki resimleri inceleyen bilimadamları, burada kullanılan boyanın haşhaş ya da ceviz yağı içerdiğini söylüyor.

Mağaradaki resimelr yedinci yüzyıla ait. Avrupalı ressamlar ilk kez yağlıboyayı 13’üncü yüzyılda kullanmışlardı.

Mağara duvarlarında palmiye yaprakları ve hayali yaratıkların önünde resmedilen bağdaş kurmuş Buda figürleri yer alıyor.

Bamiyan bir dönem rahiplerin dev Buda heykellerinin gölgesindeki mağaralarda yaşadıkları, Budizm’in en önemli merkezlerinden biriydi.

Afganistan’daki Taliban hükümeti, Mart 2001’de altıncı yüzyıla ait iki dev Buda heykelini İslam’a aykırı diyerek patlayıcılarla havaya uçurmuştu.


New York ve Washington’u hedef alan 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra ABD öncülüğündeki güçler Afganistan’a operasyon düzenleyerek Taliban’ı devirdi.

Bu heykellerden büyük olanı restore ediliyor. Bu çalışmanın 10 yıl alabileceği belirtiliyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla Bu eser, dünyadaki en büyük ayakta duran Buda heykeliydi.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 14, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Dünyada İlk Kez Türkiye’de Uygulanacak

Ağustos 27, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/3/3/0/113301.jpgTürkiye Atom Enerjisi Kurumu, keneleri tek tek ışınlayarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden olan keneleri yok etmeyi hedefliyor.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) nükleer teknoloji kullanarak kene popülasyonunu kontrol altına alacak bir proje üzerinde çalışıyor. NTV’nin haberine göre kenelere tek tek radyasyon verilerek ‘ışınlanma’ yöntemi kullanılan projenin ilk denemelerinde olumlu sonuç alındı.

DÜNYADA İLK KEZ

Bu yöntem dünyada ilk kez Sarayköy Nükleer Araştırma Merkezi’nde toplanan kenelere uygulandı. Laboratuar aşaması 2-3 yıl içinde bitecek projede üreme yeteneğini kaybetmeden kısırlaştırılan keneler doğaya salındığında KKKA’ya neden olanlarla birlikte kene popülasyonu yok olacak. Merkez, araştırmayla nükleer teknolojiyi kullanarak kene popülasyonunu kontrol altına alacak bir yöntem geliştirmeyi hedefleniyor. Bunun için kenelere tek tek radyasyon veriliyor. TAEK araştırma uzmanı Dr. Ali Düzgür, projeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Mühim olan bunları çiftleşme, dölleme yeteneklerini koruyarak kısırlaştırmaktır. Uygun dozu bulduğumuz zaman bu keneler sahaya salınacaklar. Doğadaki dişi kenelerle bunlar çiftleşecekler fakat dişi kenelerden çıkan yumurtalar gelişimini sürdüremeyecek. Böylece doğadaki popülasyon azalacak, kontrol altına alınacaklar.” Laboratuar çalışmaları sonuç verirse, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden olan kenelerin yok olması sağlanabilecek.

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İlk Yardımda Kilit Noktalar

Ağustos 15, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

İlk yardım amaçlı yapılan yanlış müdahalelerin, hastanın yaşamını yitirmesine, sakatlanmasına sebep olabileceği ve 112 arandığında olay yerinin tam adresinin ve hastanın dışardan gözlenen sağlık durumunun belirtilmesi gerektiği vurgulandı…

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Figen Coşkun, trafik kazası, düşme, silahla yaralanma, patlama gibi çeşitli durumlarda yapılacak acil müdahalenin, yaşamsal önem taşıdığını belirterek, “İlk yardımın dönüşü olmayan sorunlara yol açmaması için eğitim almış kişiler tarafından yapılması gerekir” dedi.

Doç. Dr. Figen Coşkun, acil müdahalenin zamanında ve doğru şekilde yapılmasının, ilk yardımda “olmazsa olmaz” bir kural olduğunu belirtti. Coşkun, “Yardım etmek amaçlı yapılan yanlış bir müdahale, hastanın yaşamını yitirmesine, sakatlanmasına ya da panik ortamının artmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Türkiye’de ilk yardım eğitimi alan sivil halkın sayısının çok az olduğunu belirten Coşkun, ilk yardım eğitiminde ilk kuralın “önce zarar vermemek” olduğunu söyledi. Coşkun, ilk yardımın dönüşü olmayan sorunlara yol açmaması için eğitim almış kişiler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Yardım etmek amaçlı yapılan yanlış bir müdahale, hastanın yaşamını yitirmesine, sakatlanmasına ya da panik ortamının artmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

İlk yardımla, hastanın mevcut sağlık sorunlarının artmasına sebep olmadan (kırık, çıkık, kesik gibi) hayati fonksiyonlarının devamının sağlanması ve en yakın sağlık kuruluşuna götürülmesinin amaçlandığını dile getiren Coşkun, acil bir durumda ilk olarak 112 Acil ambulansın aranması gerektiğini bildirdi.

Coşkun, 112 arandığında, olay yerinin tam adresinin ve hastanın genel olarak dışarıdan gözlemlenebilen sağlık durumu hakkında detaylı bilgi verilmesine özen gösterilmesini söyledi.

“ÖNCE GÜVENLİK SAĞLANMALI”
Trafik kazasının meydana geldiği bölgenin, hem çevredeki araçların uyarılması hem de yaralıların güvenliğinin sağlanması için şeritle çevrilerek kapatılması, aracın etrafına dikkat çekici reflektörlerin konulması gerektiğini kaydeden Coşkun, araç içinde yaralıların sıkışması ya da patlama ihtimali durumunda 112 ile birlikte itfaiye de haber verilmesinin uygun olduğunu bildirdi.

Coşkun, yaralının araç içinden acil çıkarılması halinde, öncelikle boyun yaralanması ihtimaline karşı, hastanın boynunun olabildiğince kıpırdatılmadan korunarak çıkarılması gerektiğini belirterek, “Boyun hiç hareket ettirilmeden, şekil bozukluğu düzeltilmeden, iki elle, koltuğun arkasına geçerek, sabitlenerek çıkarılmalı” dedi. Coşkun, bu tür yaralanmalarda hastanın mekandan acil çıkarılması gerekmiyorsa, 112 ekiplerinin beklenmesinin ve boyunluk takılarak çıkarılmasının tercih
edildiğini vurguladı.

Omurlarda, kol, bacak ya da kalça da kırıklar olabileceğini, yanlış yapılan her müdahalenin daha ciddi yaralanmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Coşkun, kırık bölgesinin tahta gibi sert bir cisme sabitlenmesi gerektiğini ifade etti. Coşkun, sabitleme işleminin kan geçişini engellenmeyecek, ancak eklemlerin hareketini en aza indirecek şekilde yapılması gerektiğine dikkati çekti.

KANAMA HALİNDE YAPILACAKLAR
Coşkun, vücuda batan bir cismin de çıkarılmaması gerektiğini vurgulayarak, cismin bir damarın üzerinde durarak kanamayı engelleyebildiğini, çekilmesi halinde ise durdurulması zor kanamalara yol açabileceğini söyledi. Coşkun, ağır bir kanamanın olması halinde sargı bezi ya da temiz bir bezle, yaralı bölgenin üzerine doğrudan baskı uygulanması, kanamanın durdurulamaması durumunda ise turnike yapılması gerektiğini kaydetti.

Kanayan bölgenin üst kısmından bağlanarak yapılan turnike uygulamasının uzun süre yapılmaması gerektiğini belirten Coşkun, “10 dakikada bir turnike açılmalı birkaç saniye beklenmeli ve tekrar bağlanmalıdır. Uygulama kol için dirseğin, bacak için de diz kapağının hemen üzerinden yapılmalı. Daha yukarıdaki yaralanmalar için direkt bası uygulanmalı” dedi.

Coşkun, bası yapılırken elin bölgeden hiç kaldırılmaması, bezin kanlanması halinde yeni bezin mevcut bezin üstüne konularak bası yapmaya devam edilmesi gerektiğini bildirdi.

Organ kapmaları halinde ise hasta ile birlikte kopan organın da hastaneye ulaştırılmasının şart olduğunu vurgulayan Coşkun, “Kopmuş olan organ, önce ıslak bir gazlı bir bezle sonra naylon üzerine sarılmalı ve bu şekilde buzun içine konulmalı. Buzla doğrudan temas etmesi halinde hücre kaybı olabildiği için, yerine dikilme aşamasında başarı şansı azalıyor” diye konuştu.

KALP MASAJINA DİKKAT

Yanıklarda, diş macunu, salça gibi şeylerin yaralı bölgeye kesinlikle sürülmemesi, temiz ıslak bir bezle yaralı bölgenin üzerinin hafif temas edecek şekilde örtülmesi ve vakit kaybetmeden hastane gidilmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, “Kişinin üstündekiler çıkarılmalı, ancak yanığa yapışmış olan bölgeler varsa kesinlikle zorlanmamalı, mevcut haliyle bırakılmalı” diye konuştu.

Baygınlığın çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Coşkun, şunları kaydetti:
“Bilinç düzeyinde değişiklikler trafik kazalarında kafa içinde travmadan da kaynaklanıyor olabilir. Kaza sırasında ya da sonrası bayılma durumunda, yaralının mutlaka tam teşkilatlı bir merkeze götürülerek bilinç düzeyinde değişikliğin nedeninin ayrıntılı olarak araştırılması gerekmektedir. Hastaya ayılması için tokat atmak gibi hareketler yapılmamalı, ayakları yukarı kaldırılmamalı, sadece boynu korunarak hastaneye nakil edilmelidir.”

Coşkun, kalp krizi geçiren bir kişinin de ilk olarak güvenli bir yere alınması gerektiğini belirterek, “Boyun bölgesinin rahat etmesi için kravat, kolye gibi aksesuarlar çıkarılmalı, gömleğinin düğmeleri açılmalı ve sağlık ekiplerine haber verilmeli” dedi.

Kalp masajının da kesinlikle eğitim almış kişilerce yapılması gerektiğini vurgulayan Coşkun, “Masaj, kalbi çalışan birine yapıldığında, çalışan kalbi durdurur ve hastaya büyük zarar verirsiniz” uyarısında bulundu.

Doç. Dr. Figen Coşkun, yaralı ile konuşulmasının moral verebileceğini, kendisini güvende hissetmesine yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Görüntü Ürünlerinde İlk DisplayPort Sertifikası AMD’nin

Temmuz 29, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

http://regmedia.co.uk/2008/01/08/amd_rv635_2.jpgVideo Elektronik Standartları Birliği (VESA), bilgisayar grafik ürünlerinde ilk tam DisplayPort sertifikasını AMD’ye ve onun ATI Radeon HD 3400, ATI Radeon HD 3600 ve ATI Radeon HD 3800 grafik ürünlerine ve AMD 780G tümleşik ürün yonga setine verdi. Bilgisayarlarda yeni nesil grafik bağlantısı teknolojisi olan DisplayPort arabirimi, DVI’dan iki kat fazla bant genişliği sağlayarak sektöre gelecek nesilin görüntü yeteneklerini sunuyor.AMD’nin sertifikalı ürünleri, Dell’in yeni DisplayPort modelleri olan UltraSharp 3008WFP ve 2408 WFP Geniş Ekran LCD Monitörlerini destekliyor.

“Dell, AMD’nin bütün ekran kartı ailesi için DisplayPort sertifikası almasından çok memnun oldu. ATI Radeon HD 3000 serisi, dünyanın tam sertifikalı ilk harici ve tümleşik grafik çözümü serisi oldu,” diyen Dell Teknoloji Başkanlığı yetkilisi Bruce Montag, şöyle devam etti:  “VESA DisplayPort Onaylı logosu, müşterilerimizin DisplayPort ürünlerinin birlikte çalışabildiğinden ve mükemmel bir dijital deneyim yaşattığından emin olmalarını sağlıyor.”

“AMD, DisplayPort’un geliştirilmesinde itici güç olmuştur,” diyen VESA İcra Müdürü Bill Lempesis, şöyle konuştu: “ATI Radeon HD 3000 serisi ekran kartları, DisplayPort sertifikası alan ilk kaynak donanımlardır.”

“AMD, DisplayPort için ilk sertifikalı kaynak donanımlar olarak ATI Radeon HD 3000 serisinin seçilmiş olmasıyla gündeme gelmekten çok memnundur. Bu sertifika, bilgisayar tüketicilerine yeni nesil görüntü yeteneklerini bugünden sunmaktadır,” diyen AMD Grafik Ürünleri Grubu Pazarlama Başkan Yardımcısı Matt Skynner ise şöyle devam etti:  “Tüketicilere üstün grafik teknolojileriyle olağanüstü görsel deneyim yaşatma kararlılığımızı sürdürerek, VESA üyeliğimizin gereklerini yerine getiriyoruz.”

PcNet

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

HIV in İlk Belirtileri Gözden Kaçıyor

Temmuz 24, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://jinge.se/a4/7hiv.jpgDoktorlar ilk belirtileri gözden kaçırdıkları için, AIDS’e yol açan virüs olan HIV’in daha çabuk yayıldığı belirtildi.

İngiltere’deki hayır cemiyeti Milli Yardım Vakfı, ciddi grip belirtilerinin görüldüğü, virüsün yeni bulaştığı safhadaki vakaların hemen hemen yarısında teşhis konulamadığını bildirdi.

İngiltere’de her yıl 7 bin yeni HIV vakasının ortaya çıktığı, bunların yaklaşık yüzde 50’sinin virüsü yeni kapmış kişilerce bulaştırıldığının tahmin edildiği bildirildi.

Brighton’da yapılan bir araştırmada, ilk belirtilerle doktora başvuran HIV’li hastaların yüzde 48’inin hastalığının teşhis edilemediği ortaya çıktı.

Milli Yardım Vakfı, söz konusu şikayetlerle doktora başvuran hastalara genellikle, bunun bir viral enfeksiyon olduğu yönünde teşhis konulduğunu belirtti.

Doktorların, hastalarının HİV kapmış olmaları ihtimalini her zaman göz önünde tutmaları gerektiğini kaydeden uzmanlar, böylece hastalığın daha fazla yayılmasını önleyebileceğini ifade etti.

Virüsün bulaşmasını takiben birkaç hafta içinde kanda virüs oranının çok yüksek olduğu ve çoğu vakada bunun boğaz ağrısı, ateş ve vücutta isilik şeklinde kendini gösterdiği bildiriliyor. Bu safhada HIV’li hastanın virüsü bulaştırma kapasitesi en yüksek seviyede oluyor.

Aradan 6 hafta geçtikten sonra ise belirtiler azalıyor, HIV’li hasta hala virüs taşısa da görünürde normale dönüyor.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 15, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Türkiye’de Kullanılan İlk Bilgisayar

Temmuz 21, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

Türkiye’de ilk bilgisayar ne zaman, nerede kullanıldı, özellikleri nelerdi? İşte bu soruların cevabı…

Türkiye’de bilgisayar kullanımı, Karayolları Genel Müdürlüğünde, 1960 yılında hizmete giren ve yaklaşık 12 yıl kullanılan IBM-650 Data Processing Machine” ile başlamıştır.

ÖZELLİKLERİ

* Birinci nesil, lambalı olması,
* Her biri 10 karakter ve 1 işaretten oluşan 2000 sözcüklük Tambur bellek bulunması,
* Dakikada 78000 toplama-çıkartma, 5000 çarpma ve 138.000 mantıksal karar verebilme özelliği,
* Delikli kart ile bilgi girişi yapılması,
* Özel kablolarla bağlanan kontrol paneller ile delikli kart irtibatı,
* Okuma 200, Delme / Yazma 100 kart / Satır dakika hızında olması
* Assembler ve Fortran ‘ın özel programlama dilleri kullanımı

İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar

İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar

İşte Türkiye'de kullanılan ilk bilgisayar

SamanyoluHaber

Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sonraki Sayfa »

Kapat
E-posta ile paylaş