Zayıflamak İsterken Sağlığınızı Kaybetmeyin
Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsniye Sağlam, zayıflamaya karar verenlerin hasta-hekim-eczacı zincirini kırmaması gerektiğini söyledi.
Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsniye Sağlam, hastanın varsa kullandığı ilaçları da dikkate alarak hekim kontrolü ve eczacı işbirliğiyle zayıflama reçetesini uygulaması gerektiğini belirtti.
Bitkilerle tedavinin alternatif tedavi olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayan Sağlam, bitkinin nereden, ne zaman toplandığının bilinmesi ve uzmanlara danışılmasının önem taşıdığını ifade etti. Sağlam, şöyle dedi:
“Bitkilerle tedavinin kullanılan ilaçlar yanında destekleyici, tamamlayıcı bir yöntem olarak algılanması gerekir. Zayıflama çayları da bitkilerden hazırlanıyor. Piyasada üçlü, beşli karışım denilen bitki çayları var. Bunları zayıflama amacıyla kullanmadan önce mutlaka hekim ile görüşülmeli ve varsa kullanılan ilaçlar anlatılmalı. Zayıflama amacıyla alınan bitkisel karışımlarda ilave edilen aktif bileşikler varsa mutlaka belirtilmesi gerekir. Bunun için eczacı ve hekim birlikte çalışmalı. Her karışım sağlıklı zayıflatır diye düşünmemek lazım. Bitkilerde farklı bileşikler metabolizmayı hızlandırabilir, yağ yakımını veya su atılımını artırabilir.”
Sağlam tansiyon ve mide hastalarının, devamlı ilaç kullanması zorunluluğu bulunan ya da metabolik hastalığı olan kişilerin zayıflamak için kulaktan dolma bilgilerle aktarlardan alışveriş yapmaması gerektiğini ifade eden Sağlam, şöyle devam etti:
“Zayıflamaya çalışırken vücudunuzun doğru işleyen organlarına da zarar verebilirsiniz. Vücudunuzun özelliğini bilmiyorsanız tehlikeli bir durum da oluşabilir. Zayıflayacağım derken hayatınızdan da olabilirsiniz. Zayıflamaya karar verenler hasta-hekim-eczacı zincirini asla unutmamalı ve bu zincir kırılmamalı.”
Bitkilerin ilaç ve gıdalarla etkileşiminin araştırılması ve bilinmesi de önem taşıdığını belirten Sağlam, “Bu amaçla üniversite bünyesinde kurslar düzenledik. Kurslara eczacılar ve hekimler katılıyor. Her konuyu bilimsel değerlendiriyoruz” dedi.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 10, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Serinlemek İsterken Hastanelik Olmayın
Bunaltıcı sıcakların etkili olduğu günlerde serinlemek ve rahatlamak amacıyla tercih edilen havuz ve deniz keyfinin, dikkat edilmezse birçok hastalığa neden olabileceği hatırlatıldı.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, havuzların, özellikle yaz aylarında insanların ortak kullanım alanı olduğunu belirterek, bazı havuzların hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi. Keçe,”Su sirkülasyonu fazla olan, periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzları tercih edilmeli” uyarısında bulundu.
Keçe, havuzlardan bulaşan hastalıklar arasında tifo, Hepatit A ve E, dizanteri ve paratifo gibi ateşli ishal yapan mikroplar, göz, kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları ile mantar, uyuz, impetigo gibi deri hastalıklarının sayılabileceğini kaydetti.
Bulaşıcı hastalıklardan korunulması için su sirkülasyonu fazla olan, periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzlarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Keçe, şöyle konuştu:
“Yeterince temizlenmeyen havuzlar ve kirlilik seviyesi yüksek sahiller tehlikeli olabilir. Yüzme havuzunda normal klor seviyesi 0,8 mg/lt düzeyinde olmalı ve çok iyi çalışan filtreleme sistemi bulunmalıdır. Hepatit A ve B aşısı olmayan çocuklar havuza gönderilmemeli. Havuz kenarlarında yiyecek yenilmemeli ve sigara içilmemeli. Ateşli hastalık veya ishal vakası geçirilirken havuza girilmemeli. Bone kullanılmalı. Suya tükürülmemeli.”
Çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği için ıslak mayoyla oturulmaması ve yeterince kurulanması gerektiğini kaydeden Keçe, şu uyarılarda bulundu:
Havuzda su yutmamaya dikkat edilmeli, kulak enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanılmalı.
Ciltte sıyrık veya kesik varsa yüzme sonrasında su ve sabunla temizlenilmeli.
Göz enfeksiyonlarının önlenmesi için su altı gözlüğü veya maskeleri kullanılmalı.
Çocukların havuzlara tuvaletlerini yapmaları engellenmeli, lağım karışan alanlara yakın bölgelerdeki denizlerde yüzülmemeli.
NtvMsnbc
Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


