Açlığa Karşı Güç Depolayan Gıdalar

Eylül 7, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/5/4/1/115419.jpgRamazan ruhunuza gelen enerjiyi depolamanız için bir fırsat. Bu noktada strese karşı koyabilmek ve dinginliği yakalamak önemli…

Stresi gideren en yararlı madde ise magnezyum. Magnezyum vücuttaki 300’den fazla hormonu harekete geçirerek, kalp ve kas gücünü kontrol altına alıyor.

Kuşkusuz vitaminleri doğal yoldan almak bilinen en etkili ve sağlıklı yoldur. Stresi önleyen maddeler mineral olarak kalsiyum ve magnezyumdur. B vitamin grupları yine aynı şekilde strese karşı vitaminlerdir. Sinirleri besleyen vitaminler tam olarak karşılandığında vücut direnci de yükselir. Ancak unutulmamalıdır ki stres bu vitaminlere olan ihtiyacı arttırır.

Bunun için bolca sebze ve meyve, ayrıca süt ürünleri, patates, makarna ve kepek ekmeği tüketmek gerekir. Strese karşı en yararlı madde magnezyumdur. Magnezyum; vücuttaki 300′ den fazla hormonu harekete geçirerek, kalp ve kas gücünü kontrol altına alır. Stres hormonlarının üretimi için gerekli olan magnezyumu kepek ürünlerinden, fındık, badem, muz ve kabak çekirdeğinden alabilirsiniz. Hafıza gücü, öğrenme ve konsantrasyon artışı sağlayan B vitamininin de strese karşı da koruyucu olduğu bilinmektedir. B grubu vitaminler; tahıllar, yağsız et, böbrek, yürek, beyin, karaciğer, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmeği, pirinç, bezelye, yerfıstığı, beyaz ekmek, patates, tavuk, az pişmiş biftek ve sütte bulunur.

H vitamini olarak da bilinen biyotin, yetersizliğinde depresyon, deride pullanma, iştahsızlık belirtileri gösterir. Yumurta, süt, balık, peynir biyotinin en iyi kaynaklarındandır. Özellikle yüksek tempoda ve stresli ortamlarda çalışanların iftar menüsünde meyve, sebze, salata, yulaf ezmesi veya kepek veya çavdar bulunması faydalı olacaktır.

Vitamin ve mineral desteğini eksik etmeyin

Vücudumuz farklı enfeksiyon ve ajanlarla savaşmak için bağışıklık sistemine sahiptir. Güçlü bağışıklık sistemi vücudu enfeksiyonlardan kansere pek çok hastalıktan korumak için bazı temel vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Ramazan boyunca mönünüze ekleyeceğiniz bazı besin maddeleri bağışıklık sisteminizin kuvvetlenmesini sağlayarak sonbaharda karşılaşabileceğiniz enfeksiyonlara karşı sizi koruyacaktır. Bunların başında C, E ve A vitamini olmak üzere B1, B6 vitaminleri çinko, selenyum, demir gelmektedir.

C VİTAMİNİ: Serbest radikallere karşı savunma mekanizması güçlendirir. Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu.

E VİTAMİNİ: Kalp krizi riskini azaltır, kanserden korur. Ayçiçek yağı, zeytin yağı, fındık, badem, soya, ceviz,fıstık

A VİTAMİNİ: Havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, karaciğer ve domateste bulunuyor. Bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar.

Bağışıklık sistemini güçlendiren mönü

SAHUR

1 kase Sebze çorbası (soğan,yeşil fasulye, lahana, havuç, domates, kereviz, maydonoz ile yapılmış)

1-2 dilim kepekli yahut çavdar ekmeği

1 dilim yağsız beyaz peynir

Domates l 1 adet şeftali

YA DA

1 kase sebze çorbası

1 tabak etli sebze yemeği

1 dilim esmer ekmek

2 adet ceviz

İFTAR

1 kase Sebze çorbası

15 dakika sonra

1 yumurtanın sarısı ve 2 beyazından yapılmış menemen

1 kaşık bulgur pilavı

Salata

Yemekten 2 saat sonra 1 adet elma rendesi üzerine 1 tatlı kaşığı bal ve tarçın

DR. İSMAİL AĞAR - BUGÜN

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Çocuklar Sanal Dünyaya Karşı Korunmalı

Ağustos 15, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

Televizyonun, uzun süreli izlemelerde kendine güveni olmayan, bağımlı ve ilgi alanları kısıtlı, “sanal dünyada” yaşama eğilimli birey oluşumuna zemin hazırladığı belirtildi.

Televizyonun, uzun süreli izlemelerde kendine güveni olmayan, bağımlı ve ilgi alanları kısıtlı, “sanal dünyada” yaşama eğilimli birey oluşumuna zemin hazırladığı bildirildi.

Adana Numune Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Sümer Öztanrıöver, uzun süre TV izleyen çocukların özendikleri karakterlerle özdeşleşmeleri sonucu “başka dünyada yaşama” sürecine yöneldikleri, bu durumun öz güvenleri ve hayata bakış açılarını olumsuz etkilediğini söyledi.

Televizyonun görsel ve işitsel özelliklerinin hipnoz etkisi yaratarak çocukların karşısında hareketsiz kalmasını sağlaması nedeniyle özellikle anneler için “iyi bir bakıcı” işlevi gördüğünü belirten Öztanrıöver, “bu durumdaki çocukların uslu durup yaramazlık yapmamaları, ailelerin çok işine gelir. Çünkü çocuklarıyla ilgilenmeleri gerekmiyor” dedi.

Öztanrıöver, trans haline geçerek pür dikkat kesilen çocukların, izlediği her şeyi bilinç altına yerleştirdiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“İzledikleri hangi tarz ve içerikte program olursa olsun istenilen veya istenilmeyen her türlü mesajı alacaklardır. Programda şiddet varsa şiddeti alıp bunu yaşamında uygulayacaktır. Reklamları izliyorsa bunların alınmasını sağlayıp tüketici pozisyonunu güçlendirecek, alınmaması durumunda da çöküntü hali yaşayarak psikolojik boyutta sorunlar oluşacaktır.”

Aşırı televizyon izlemenin “madde bağımlılığı” etkisi yaratacağını anlatan ztanrıöver, şöyle devam etti:
“Televizyona baktıkları sürece kendilerini iyi hissediyor, kapatıldığı an sıkıntıya giriyorlar. Bu durum çocukların yanı sıra yetişkinler için de geçerli. Bazen yetişkinler de ‘izlediğim dizi zihnimi dağıtıyor’ diyorlar. Aslında dağıtmıyor, bu durum yorgunluğa ve strese yol açıyor. Madde bağımlılığı gibi etki yaptığı için yalancı mutluluk hali veriyor.

Yetişkinler bu durumları kontrol edebilir, ama çocuk ve gençler kendilerini kontrol edemezler. Özellikle küçük çocuklarda uzun süreli televizyon izlenmesi bir tür hipnoz etkisi yaratır. Bu durum, adeta trans konumuna geçirmesi dolayısıyla kendine güveni olmayan, bağımlı ve ilgi alanları kısıtlı, sanal dünyada yaşama eğilimli birey oluşumuna zemin hazırlıyor. Çünkü çocuklar, ilgileri sadece televizyona yönelik olduğu için adeta sanal bir dünyada yaşıyorlar. Çocuklar, iletişim kurma becerisinin yanı sıra gerçek hayatta öğreneceği birçok şeyi öğrenemiyor. Çocukların öz güvenleri ve hayata bakışları olumsuz etkileniyor. Sonuçta, kendine güveni olmayan, bağımlı ve ilgi alanları kısıtlı sanal çocuklar yetiştiriyoruz.”

Çocukların özellikle şiddet unsuru içeren dizi ve filmlerden uzak tutulmasını öneren Öztanrıöver, olumlu mesajlar veren yayınları izlemelerinin sağlanması ve bunun da günde 2-3 saat aralıklarla en fazla 1,5 saat olması gerektiğini vurguladı.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Fitness Alzheimer’e Karşı Koruyor

Ağustos 1, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

ABD’de bilim adamlarının, beyin ve fitness ilişkisi üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucunda fitness’ın başlangıç safhasındaki Alzheimer hastalarına da yarar sağladığı ortaya çıktı.

Sağlıklı insanlarda, fitness ve egzersizin beyinde, ilerleyen yaşa bağlı değişiklikleri yavaşlattığı biliniyor. Son bulgular ise, Alzheimer’in başlangıç safhasında olan hastaların da egzersizden yarar görebileceği yönünde.

Alzheimer Derneği Medikal ve Bilimsel Danışmanı Dr. Sam Gandy, “Eğer Alzheimer hastası iseniz, fit olmak için geç kalmış sayılmazsınız” diyor.

University of Kansas Tıp Merkezi araştırmacıları, 60 yaş üzeri 56 sağlıklı yetişkin ve 60 başlangıç seviyesindeki Alzheimer hastası üzerinde fitness ve beyin ilişkisini araştırdı.

Araştırmacılar, oksijen tüketimini ölçen koşu bandı testlerine dayanan kardiyovasküler fitness testini uyguladılar. MRI (manyetik rezonans görüntüleme) yöntemiyle beynin özellikle hafıza kısmına odaklanarak beynin hacmini ölçtüler.

Araştırmanın sonuçları, Chicago’da Alzheimer Derneği Uluslararası Konferans’ında sunuldu. Alzheimer’da beynin hippocampus bölgesinin hasar gören ilk bölge olduğu ve Alzheimer başlangıcındaki hastalar arasında fiziksel olarak fit olanlar, olmayanlara göre beynin hafıza açısından önemli olan hippocampus bölgesinde daha fazla beyin hacmine sahip.

Araştırmayı yürüten Robyn Honea “Bu çalışma, beyinde hasarın tam olarak nerede meydana geldiğini bulmak açısından bir ilk. Alzheimere bağlı hafıza kaybının gerçekleştiği kilit bölge olan hippocampusta fitness’a bağlı değişiklikleri tespit etmek mümkün” dedi.

Başka bir araştırmada daAvustralyalı araştırmacılar, hafıza kaybı yaşayanların bakıcıları tarafından yönlendirilen 12 aylık bir ev egzersizi programıyla hafıza kaybının yavaşladığını ve daha iyi bir yaşam kalitesine ulaştıklarını ortaya koymuştu.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Bloomberg ve Gates ten Sigaraya Karşı Güçbirliği

Temmuz 24, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://img404.imageshack.us/img404/2654/nosmokingsymbolrw8.jpgABD’de, New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve Microsoft’un kurucusu Bill Gates, sigara kullanımının dünya genelinde sona erdirilmesi için başlatılan bir projeye toplam 375 milyon dolar bağışladılar.

Toplam servetleri 70 milyar doları bulan Michael Bloomberg ve Bill Gates, yaptıkları açıklamada, bağışladıkları paranın, sigara kullanımının en fazla olduğu gelişmekte olan ülkelerde kullanılacağını söylediler.

Bloomberg’in 250, Gates’in de 125 milyon dolar bağışladığı proje, sigaradan alınan vergilerin artırılması, sigara kullananların bırakmalarına yardımcı olunması, sigara reklamlarının yasaklanması ve sigara kullanmayanların sigara dumanına maruz kalmasına engel olunması gibi hedefleri kapsıyor.

Bloomberg, yaptığı açıklamada, “Bill ve ben, sorunun büyüklüğüne dikkati çekmek ve sigara alışkanlığına son verilmesinde, hükümetler ve sivil toplum kuruluşlarının dünya genelinde bir hareket başlatmalarının gerekliliğini hatırlatmak istedik” dedi. Bloomberg, göreve geldiğinde, kentteki restoran ve barlarda sigara kullanımını yasaklamış, 2006 yılında da sigara karşıtı bir girişime 125 milyon dolar bağışlamıştı.

Gates de yaptığı açıklamada, sigara kullananlarda görülen hastalıkların, gelişmekte olan ülkelerin en büyük sağlık sorunlarından biri durumuna geldiğine dikkati çekti ve bu alandaki girişimlerin önemini vurguladı.

Dünya genelinde 1 milyardan fazla kişi sigara içiyor.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bel ve Boyun Ağrısına Karşı Bilgisayar Programı

Temmuz 24, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

http://www.noromed.com.tr/files/images/resim%202/lo_bk_pain.jpgÖzellikle bilgisayar başında çalışanlarda, yanlış oturma nedeniyle oluşan bel ve boyun ağrılarının önüne geçmek için bir bilgisayar yazılımı geliştirildi.

İngiltere’de Posture Minder firması tarafından geliştirilen ve aynı adı taşıyan program özellikle çalışanları bilgisayar başında zaman geçiren şirketler tarafından yoğun talep görüyor. İnternet üzerinden de ücret karşılığında indirilebilen programın Türkçe’ye çevrilmesi ve Türkiye’de yaygınlaştırılması için çalışma başlatıldı.

Programın Türkçe’ye çevrilmesi için İngiliz firma ile çalışma başlatan Türkiye Fizyoterapistler Derneği Genel Sekreteri Murat Dalkılınç, her yıl bilgisayar başında çalışan, oyun oynayan ya da ders çalışan milyonlarca insanın vücutlarını hatalı kullandıklarını ve ergonomi bilgisinden yoksun oldukları için bel ve boyun ağrısı gibi çeşitli sağlık sorunu yaşadıklarını bildirdi.

Dalkılınç, bu durumun farkına varan ve yaşanan sorunun çalışanların yaşam kalitesi ile ülke ekonomisine zarar verdiğini tespit eden İngilizlerin, bilgisayar başında zaman geçiren kişiler için akıllı bir yazılım ürettiğini belirtti.

YAZILIM BİR KAMERA İLE KULLANICIYI İZLEYEREK HATALI DURUMLARDA UYARIYOR
İngilizlerin geliştirdikleri bu yazılımla, alışkanlıklarını değiştirmekte zorlananlara yardımcı olacak ve onu hatalı durumlarda uyaracak “sanal bir peri” yaratıldığını anlatan Dalkılınç, şunları kaydetti:
“Bilgisayara yüklenen yazılım, entegre ya da sonradan monte edilmiş kamera ile kullanıcıyı izliyor ve onu doğru oturması için uyarıyor. Bilgisayar programı bununla da yetinmiyor, eğer çalışan hareket etmeksizin uzun süre oturmuşsa ona mola vermesi gerektiğini, molada hangi egzersizleri yapabileceğini ve gün içinde alması gereken sıvı miktarını da hatırlatıyor. Bu program, bilgisayar kullanıcıları için ağrılı durumlar nedeniyle bozulan yaşam kalitesini yükseltir. Doğru çalışma alışkanlıkları geliştirilmesine yardımcı olur. Kurumlar için de kas iskelet sistemi hastalıkları nedeniyle yaşanan iş gücü kayıplarını önler, sağlık harcamalarını azaltır, çalışanların daha verimli olmalarını sağlar. Konsantrasyon ve dikkati arttırır.”

Murat Dalkılınç, kendisinin de yazılımı yaklaşık 6 aydır kullandığını ve sonuçlarından çok memnun olduğunu belirtti. Programın Türkçeye çevrilmesi için başlatılan çalışma kapsamında 10 kişinin denek olarak kullanılacağını anlatan Dalkılınç, “Posture minder şirketi ile yapılan ortak projede ücretsiz dağıtılacak 10 adet tam sürüm programla bilimsel araştırma yapılacak. Kullanıcıların ihtiyaçları ve sıkıntıları kapsamında program geliştirilecek. Bu yazılımı alacak 10 kişi, onlardan istediğimiz verileri bize verecek ve onlara göndereceğimiz anketleri dolduracaklar” dedi.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Servis Sağlayıcılar Korsana Karşı Birleşti

Temmuz 24, 2008 by macline  
Filed under Bilim ve Teknoloji

http://www.isbl.k12.tr/tr/resim/muzik1.gifİngiltere’de 6 büyük internet servis sağlayıcısı firmanın kendi aralarında korsan müzik paylaşımını engellemek için centilmenlik anlaşması imzaladıkları belirtildi.

Hükümetin bu konudaki hazırlıklarını destekleme kararı alan ve bunu bir protokol haline getiren 6 büyük internet sağlayıcısının, yasadışı müzik dosyası kullanımını engellemek için birlikte çalışacakları açıklandı.

Çalışmanın ilk aşamasının söz konusu internet sağlayıcısı firmalar tarafından yasadışı müzik dosyası paylaştıkları tespit edilen müşterilerine “uyarı mektupları göndermesi” olacağı bildirildi. Mektuplarda firmaların müşterilerine “telif” hakkı bulunan eserlerin yasadışı müzik dosyası olarak internet üzerinden paylaşılmasının “hukuk dışı” olduğunu hatırlatacakları kaydedildi.

Bundan sonra yasal müzik dosyası paylaşım hizmetleri geliştirme yolunda adım atacakları belirtilen söz konusu servis sağlayıcısı firmaların, bu konuda yapılan anlaşmayı yakın zamanda resmen ilan edecekleri belirtiliyor.

6 internet sağlayıcısının imza koydukları centilmenlik anlaşmasının ana hatlarının İngiltere’de iş hayatı ve ticaretin denetimini yapan Department for Business, Enterprise & Regulatory Reform (BERR) tarafından hazırlandığı kaydedildi.

Bu arada hükümetin de korsan müzik kullanımının engellenmesi için yeni yasal düzenlemeler yapmak üzere çeşitli sektörlerin temsilcileriyle danışmalarda bulunmaya başladığı da belirtildi.

Ntvmsnbc

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kansere Karşı Kalkan Olan Meyve

Temmuz 9, 2008 by macline  
Filed under Sağlık

Prof. Dr. Nurgül Türemiş, kozmetikten gıda sanayine kadar çok amaçlı kullanılabilen böğürtlene gösterilen ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.

Prof. Dr. Nurgül Türemiş, kozmetikten gıda sanayine kadar çok amaçlı kullanılabilen böğürtlene gösterilen ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.Böğürtlenin antioksidan ve C vitamini açısından oldukça zengin bir meyve olduğunu ifade eden Prof. Dr. Türemiş şöyle konuştu:

KANI İNCELTİYOR, CİLDİ YENİLİYOR

”Yaptığımız araştırmalarda böğürtlenin, bünyesinde barındırdığı antioksidanlar ve renk veren maddeler nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğunu saptadık. Böğürtlen, organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyve.

Özellikle bitkilerde bulunan flavanlar açısından zengin olan böğürtlen, kansere karşı adeta kalkan görevi üsteniyor. Ayrıca kanı incelterek kan şekerini dengeleyen böğürtlen, diyabet rahatsızlıkları olan hastalar için önemli bir şifa kaynağı. Çok sayıda özelliği dolayısıyla günde bir avuç böğürtlen yenmesi, sağlık açısından son derece yararlı. Cildi yenileyerek canlılık sağladığını da saptadık” Prof. Dr. Türemiş, böğürtlenin sindirim sistemi ile kalp damar rahatsızlıklarına iyi geldiğinin bilindiğini, özellikle bugünlerde taze ve ucuz bir şekilde tüketilebileceğine dikkat çekti.

SamanyoluHaber

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş