Mario Kart Wii

Haziran 2, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Her Mario Kart oyununda Özel Kupanın klasik bitişi Gökkuşağı Yolu olmuştur–Nintendo Wii için çıkan son sürüm de farklı değil. Ancak Mario Kart Wii’deki Gökkuşağı Yolu sonunda bu adı biraz daha ileri taşıyor – keskin virajlar ve inanılmaz hızla tüyler ürpertici yarışların olduğu bir oyun. Gökkuşağı Yolu aynı zamanda Mario Kart Wii’nin ne kadar şaşırtıcı düzeyde eğlenceli hale geldiğini gösteriyor ve tüm şüphecilerin ağzını açık bırakıyor.

Çünkü başlangıçta çok fazla şüphemiz vardı. Klasik şirketin bu eğlenceli yarışıyla ilgili uzun süredir şüphemiz vardı, son birkaç yılda birkaç oyun videosu ve ekran görüntüsü yayınlandı ve belirli oyuncular arasında kaşların çatılmasına neden oldu. Grafik açısından bir şaheser beklenmiyordu–Wii’nin bunun için yeterli gücü yok. Ancak bu oyun için biraz daha iyi görsellik pek de kötü olmazdı. İtiraf etmek gerekirse, güzel animasyonlu sürücüler çok şık gözüküyor ama keskinlik yumuşatmanın hiç uygulanmaması ve zaman zaman belirsiz arka planlar, genel grafik resmi bozuyor. Mario Kart Wii yine de tüm aile için iyi bilinen karikatür kitabı büyüsüne sahip. Çatılan kaşlar için ikinci bir neden: motosikletler ve gösterileri. Bu meşhur tesisatçının ortalığı dağıtması bir tür Tony Hawk oyununa mı dönüşüyor? Sizi bu noktada temin edebiliriz. Motosikletler oyuna süper şekilde entegre edilmiş ve sadece Wiimote’u sallayarak gösteri başlıyor. Güçlü Bowser motosikletinde geriye doğru bir takla attığında açıkçası komik bir görüntü oluşturuyor ama muhteşem animasyonlar ve gösteri takviyesi sayesinde, Nintendo’yla ilgili başlangıçtaki şüphelerinizi unutuyorsunuz.

Mario Kart Wii, önceki versiyona Mario Kart DS’a çok yakın olarak modellenmiş. GameCube sürümündeki gibi ikili ekipler halinde kartlarda oturmak yerine, Double Dash, Mario, Luigi, Yoshi, Donkey Kong, Wario, Bowser ve arkadaşları yine tek başına. Sürücü sayısı on ikiye çıkarılmış ve 32 yarış pistinde daha fazla aksiyon sağlıyor. Bu pistlerin 16’sı yeni geliştirilmiş, diğer 16’sı öncekilerden uyarlanmış ve grafik açısından geliştirilmiş bir biçimde Wii’ye aktarılmış. Oyunun yeni odak noktasına karşı adil olmak için, bu iyi bilinen pislerin bir kısmına zıplama rampaları ve yeni güçlendirme alanları eklenmiş çünkü Mario Kart Wii’de güçlendirme alanlarının kullanılması önemli. Mario Kart DS’e göre ek güç elde etmek için sürücünün başarılı bir şekilde düzlüklerde ek hız kazandığı snaking oyundan tamamen kaldırılmış. Bunun yerine, karttan atılan kıvılcımlar birkaç saniye sonra sönüyor. Aynı zamanda, virajları ne kadar yakın aldığınız da çok önemli. Yeni başlayanlar için iyi sonuçlar elde etmeyi sağlarken, profesyoneller de mümkün olduğunca dar almaya ve virajlarda vakit kaybetmemeye çalışıyor. Uygun aracın seçilmesi çok önemli. Kartlar ve motosikletler en yüksek vites, hızlanma, arazi performansı ve drift performansı açısından farklılık gösteriyor. Motosikletlerin kartlara daha yüksek hızı var ama sadece bir ek Gücü var, kartların kıvılcımların maviden turuncuya geçerken Güçlendirme daha fazla. Ayrıca her pistte Güçlendirme alanlarına dikkat etmek de faydalı. Sadece bunların tamamını yakalayanlar ve zorunlu Güçlendirme mantarıyla doğru zamanda hızlarını arttıranlar, zıpladıktan sonra daha da gösteri şovu yapanların zafer şansı daha yüksek.

Tipik olarak Mario Kart’ta, birincilik sadece oyuncuların becerilerine verilmiyor aynı zamanda nesneleri toplama şansları da dikkate alınıyor. Liderlerin muz kabukları ve sahte nesne kutuları alırken, sadece arkadaki sürücülerin iyi nesneleri alması pek adil değil. Özellikle Tek Oyuncu modunda yüksek hız sınıfında bu durum kazanmayı zorlaştırıyor. Oyunun lastik bant yapay zekası sayesinde, ilk sıradaki sürücüleri son virajda son sıraya düşürmek için rakiplerinizi hemen peşinizde bitiyor. Ardından aniden bir Mavi Dikenli Kabuk size çarpıyor ve başka bir Kırmızı Kabuk hemen kuyruğunuzda ve bir şimşek boyutunuzu küçültüyor ve aracınızı gerçekten yavaşlatıyor. CPU’ya karşı yarışlar bazen pek adil değil ve kısa zamanda sinirlendiriyor ama bir arkadaşınıza karşı oynarken, bitirme çizgisinden hemen önce bir Kabuk tarafından rakibiniz oyunun dışına atıldığında kahkahalarla dolu heyecanlı bir yarış yapıyorsunuz. Nintendo klasiklere üç nesne daha eklemiş: bir fırtına bulutu, top gülleleri (Mario Kart: Double Dash’ten köpek zincirinin yerini alıyor) ve Yeni Super Mario Bros.’dan sürücünüzü kısa bir süre gerçek bir deve dönüştüren Büyüme mantarı.

Bu anlamlı genişlemeler Online modda yuvarlanıyor. Tüm dünyadan on iki oyuncu yarışabiliyor. Puan sistemi, oyuncuların kabiliyetlerini gösteriyor. Nintendo DS’te olduğu gibi, sürücüler rasgele seçiliyor; Mario Kart Wii’de doğal olarak sesli veya yazılı sohbet olmadığından bu sorun değil. Arkadaşlar için özel lobiler yeni. Arkadaşlar arasındaki berabere oyunların sadece tesadüf olduğu günler geçmişte kaldı. Muhteşem: bir arkadaşınız global veya kıtasal bir oyunda oynuyorsa, devam eden oyunu seçebilir ve yer varsa katılabilirsiniz. O kadar da harika değil: Arkadaş kodlarının hala girilmesi gerekiyor (listede sadece 30 kod için yer var!!) ve bir arkadaş lobiye sadece lobiyi oluşturan listesindeyse girebiliyor. Bunun dışında oyun eğlencesini hiç etkilemeyen birkaç gecikme zorluğu dışında, Online mod harika işliyor. Elbette klasik Savaş modu da denenebilir ama ekip olarak. Herkese-Serbest modu bilmediğimiz nedenlerden dolayı artık yok. Bir yenilik de jeton toplayarak kendi yaşam enerjinizi arttırdığınız Jeton Maçı. Online oynamak istemeyenler, ayrılmış ekranın önüne dört arkadaş oturabilir ve düello yapabilirler.

Hassas kontroller sırasında isteyen oyuncular hızlı bir şekilde oyuna girebilir. Uygun şekilde Nintendo, Eğlence Yarışına plastik bir direksiyon kontrol tertibatı eklemiş, bunun üzerine Wii-Remote yerleştirilebiliyor. Sola ve sağa yatarak direksiyonu çevirmek son derece iyi işliyor ama sadece bir analog joystick yardımıyla daha hassas kontrol ve ciddi tur süreleri mümkün. Bu nedenle Nintendo üç kontrol seçeneği daha sunuyor: Nunchuck ile kombine olarak Wiimote, Klasik Kumanda ve eski güzel GameCube Kumandası. Bununla süren herkes kendini tamamen Mario Kart: Double Dash’te gibi hissedecektir, her ne kadar kontrol takımıyla gösteriler biraz hantallaşsa da. Karar vereceğiniz kontrol seçeneği keyfinize kalmış. “Direksiyon kontrol” sıradan oyuncuların da hemen yarışa girmesini ve eğlenmesi sağlıyor. Bu çok oyuncu şoku, uygun arka plan sesleri ve keyifli uygun müzikle destekleniyor.

JS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 33, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Super Mario Galaxy

Nisan 16, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Teşekkürler, Nintendo! On yıllık işkence dolu bir bekleyişten sonra, doğru Super Mario 64 için beklemeye değdi doğrusu. Super Mario Sunshine? Ama bu sadece güzel bir tatil gezisiydi. Bu, oyunseverlerin on yıl boyunca beklediği sizin maskotunuzla yapılan bir uzay yolculuğuydu. Ancak onları hayal kırıklığına uğratmadınız. Tam tersi: Beklentilerin üzerine bile çıkıldı. Super Mario Galaxy mükemmele çok yakın bir oyun. Başından sonuna dek. Gerçekten de kusursuz.

Yeni Mario macerasının çıkış noktası, yıldız çocukları Luma’lar ile birlikte uzayda dolaşarak yeni galaksiler keşfetmeye çalışan gizemli Mama’nın yıldız gözlemevi. Minik sevimli muslukçu buradan yola çıkarak, birçok farklı galaksiyi gezip enerji yıldızlarını bulmak istiyor. Bunlar, Mario’nun can düşmanı Bowser’i takip edebilmesi için gözlemevine gerekli enerjiyi sağlıyorlar. Çünkü düşmanı yine Prenses Peach’i şatosuna kaçırmış. Bu kez, bir tablonun veya başka bir şeyin içine değil de, ta uzayın derinliklerine saklamış. Mario’nun buraya vardıktan hemen sonra, aklını başına alıp yeniden düşünmesi gerektiğini anlıyor. Oyunun temel unsuru yer çekimi. Bu, yeni hileli sıçrayarak geçiş imkanı vermenin yanı sıra, kısmen zorlanacağınız bazı küçük bilmecelerde de size yardım sunuyor. İlerleyemediğiniz zamanlarda, Mario’nun gezegenleri etrafında dönmesi gerekiyor, ki bu, küçük gök cisimlerinde daha kolay oluyor. Mario, deyim yerindeyse gerçekten kafasının üzerinde koşuyor. Bu biraz tuhaf gelebilir tabii, oyunun ilk dakikalarında geliyor da. Ama insan bunun arkasında yatan düşünceye çabuk alışıyor. Yanlız küçük oyuncular, gezegenlerin etrafında dönme sırasında güçlük çekebilirler. Ama sorun değil: Ziyaret edilen galaksilerin yarısından çoğu, etrafında dönülmesi imkansız büyük gök cisimleri. Bu durumlarda, Mario yıldız halkalarını kullanarak kendini bir yüzeyden diğerine fırlatmaya bayılıyor, böylece her seviyede farklı yerler keşfedebiliyor. Bu oyunda kullanabilen dünya sayısı oldukça artmış. Her bir seviyede, ya sadece bir ya da yediye varan sayıda enerji yıldızı bulunması gerektiğinden, seviye tasarımcıları hayal güçlerini konuşturmuşlar.

Mario neşeli çiçek dünyaları, buzlu kar kütleleri üzerinde dolanıyor, lav akıntılarından geçiyor veya perili köşkleri araştırıyor. Siz enerji yıldızlarını aradıkça, galaksiler de sürekli değiştiğinden, sürekli yeni deneyimler yaşanıyor. Bu da yetmezse, Nintendo dozu artırabilmeniz için Gölge Komet’ler koymuş. Bu sayede, hem oyunu daha da zorlaştırmak hem de (yine) seviyeyi yükseltmek mümkün. Bu Kometler bir galaksi üzerinde yüzer gezerken her şey olabilir, neler mi: Mario kendi ikizini yenmek zorunda kalabilir, ya da baş rakibini belirli bir süre içinde yok etmesi gerekebilir, ya da geriye sadece bir yaşam puanı kalabilir ya da rakipleri birden anormal hızlanabilirler. Böylece oyunda hava değişikliği sağlanmış oluyor, Nintendo özellikle de kaykayla kayma veya yüzme yarışı gibi daha küçük çapta “mini oyunları” oyuna kaynaştırmakla iyi yapmış. Bu mini oyunların hemen hemen hepsi, pek de sıkıntı vermeden, wiimote kullanımına dayanıyor. Resimler ve yazılarla mükemmel bir şekilde yapılmış açıklamalar, hem gençlerin hem de yaşlıların kolayca anlayabileceği türden. Oyunu oynarken hemen eski Super Mario 64 hissini yakalayabilirsiniz. Oyunu geliştirenlerin bir sonraki seviyede ne gibi yenilikler getirdiğini merak ediyor insan, her ne kadar bazı yerlerde ara sıra alıştığımızın dışına çıkılmış da olsa. Artık bozuk para, yerine “yıldız paraları” toplanıyor, mesela. Bozuk paralar yine var ama, bunlar artık sadece Mario’nun yaralarını iyileştirmek için kullanılıyor. Ayrıca wiimote uzatarak da, yıldız paralarını toplamak mümkün. Böylece her seferinde Mario’yu yıldız paralarına doğru koşturmaya gerek kalmıyor. Bu aslında hem zamandan hem de stresten tasarruf demek, eğer bunları toplayayım derken sürekli kara deliğe düşüyorsanız. Yıldız paraları aynı zamanda Luma’lar çok sevdiği birer yiyecek, bu nedenle de bu küçük gurmeleri bunlarla beslemeniz gerekiyor. Ya da bunları, wiimote ile rakibinizi bayıltmak için kullanabilirsiniz. İki kişiyle oynama fonksiyonu sayesinde, bu işi arkadaşınıza da bırakabilirsiniz, ama bu pek de eğlenceli olmayabilir. Oynarken arada bir yer değiştirmek lazım, ki herkes bu güzel oyunun tadına doyabilsin. Alıştığımızdan farklı olan, diğer bir şey de rakipler. Gomba’ların bütün gün neler yaptıklarını, Super Paper Mario’dan da biliyoruz. Bunlar uzayın dışına gitmeyi başarmışlar, diğer rakiplerden birçoğunun yapamadığı gibi. Onların yerine artık, gübre böcekleriyle ve diğer düşmanlarla baş etmeniz gerekiyor. Bu oyunu bozmamış pek yine de, çünkü eski rakipleri gördükçe insanın içinden, “aa bu da buradaymış” demek geliyor.

Düşmanların çoğunu klasik zıplama hareketiyle veya Wiimote’yi sallayarak gerçekleştirebildiğiniz spin saldırısı ile alt etmeniz mümkün. Bunun dışında, Mario’nun atletik becerilerinde bir düşüş yok, hatta iyileşme var. Böylece örneğin duvardan atlama, önceki iki oyuna göre bariz bir şekilde kolaylaşmış. Evrende sadece geçici dönüşümler meydana geliyor, ancak bunlar ortaya heyecanlı ve zor bilmeceler çıkarıyorlar, örneğin Mario’nun kapıyı açabilmek için zaman kısıtlaması altında ateş çiçekleriyle iki çömleği yakmak zorunda olması gibi. Arıya veya hayalete dönüşme olayı da alışılmadık ancak oldukça sevimli; sempatik görünüşü, bıyığı ve kasketi gibi artık marka olmuş özellikleri sayesinde hemen kalplerde taht kuruyor. Super Mario Galaxy’nin grafikleri, Japonların neler yapabileceğini açıkça gösteriyor. Bu oyun, canlı görüntüleri ve zengin renkleri ile şüphesiz en güzel wii oyunu. Ses ise, bazı yerlerde çok sesli yapıya sahip müzikleri ile, bunların tuzu biberi. Eski oyunlara ait olup yeniden düzenlenmiş olan melodiler olsa da, bazen hızlı, bazen kasvetli, bazen de akılda kalan nağmeleri ile Super Mario Galaxy’nin müzikleri kulağa hiç sıkıcı gelmiyor. Fakat, bu arada bir şeyi unutmadık mı? Eleştiri yok mu? Var tabii. Kamera her zaman elle ayarlanamıyor ve bazı yerlerde titriyor. Bunun yanı sıra, ilk 60 enerji yıldızına ulaşana dek zorluk seviyesi klasik “zıpla ve koş” oyunlarına alışkın olan oyunculara oldukça düşük gelebilir. Ancak 120 yıldız toplamak istiyorsanız, kendinizi bayağı bir kasmanız gerekiyor - bu belki de Mario 3 boyutlu olduğundan bu yana en büyük sürpriz. Ancak bu oyuna böyle eleştiriler getirmek gerçekten haksızlık oluyor. Nintendo, bugüne dek yaratılmış en güzel “zıpla ve koş” Super Mario oyununu, daha doğrusu video oyunları dünyasında gelmiş geçmiş en güzel 3 boyutlu “sekerek koş” oyununu yapmayı başarmış. Bu kadar olumlu noktanın yanında, eleştirmeye değecek hiçbir şey yok gibi. Super Mario Galaxy, bugüne dek bir wii satın almak için bahane arayanlara eşsiz bir fırsat.

JS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 35, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş