PES (Pro Evolution Soccer) 2009 Raflardaki Yerini Aldı

Ekim 27, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Futbol meraklılarını bilgisayar ve oyun konsollarının başına kilitleyen video oyunu Pro Evolution Soccer’ın son sürümü piyasaya sürüldü.

Japon video oyun yayımcısı Konami, futbolseverlerin gözdesi video oyun serisi PES’in son sürümü PES 2009’u piyasaya sürdü. PlayStation 3, Xbox 360 ve PC-DVD formatlarında piyasaya sürülen oyun, Kasım ayı içerisinde yayınlanacak ve oyunda bulunan lisanslı takım sayısını ve oyun içi öğelerini arttıracak ücretsiz edinilebilir güncellemesiyle futbolseverlerin beğenisini toplamaya çalışacak.

Kasım ayı içerisinde yayınlanacak güncelleme paketiyle birlikte dört İspanyol takımını (Athletico Madrid, Sevilla, Racing Santander ve Valladolid) oyun içerisinde tercih edilebilecek. Bununla birlikte oyundaki bir çok takımın forma ve kadroları da güncellenecek. Ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi modunda yer alan kulüplerin formalarıyla birlikte listeye eklenen on iki yeni takım da güncellenecek.

NTVMSNBC'ye gider

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Pro Evolution Soccer 2008

Temmuz 1, 2008 by macline  
Filed under Oyun

İleriye doğru mücadelemi, kararlılıkla sürdürüyorum. Üç defans oyuncusu yolumu kapatıyor. Attığım şık çalım, ilk defans oyuncusunu komik duruma düşüyor. İkincisine yaklaşıyorum. Defansla buluşmadan hemen önce paslaşmaya başlıyorum; kısa pas, bir kısa pas daha, sonra uzun pas. En sonunda, “ölümcül” bir pas atıyorum. Adına yakışır bir pas doğrusu. Top yuvarlanıp forvetin ayağının dibinde bitiyor. Nefesimi tutmuş bekliyorum. İşte kritik an! İşte şut! Ve işte kaçan gol… Hayal kırıklığına uğruyorum, ama kendimden başka kimseyi suçlayamam.

Pro Evolution Soccer oyununu, rakibi Electronic Arts firmasının FIFA oyunundan her zaman farklı kılmış olan özellikleri nelerdir? Büyük oranda, daha üstün oynanabilirliği, yapay zekâ düzeyinin az çok üstün oluşu ve top fiziğinin FIFA’nınkinden cidden kat kat daha iyi olması. Pekiyi, Konami’nin futbol benzetim (simülasyon) oyunununa kıyasla, FIFA’nın ne gibi artıları var? Lisanslı kulüp sayısı daha fazla, stadyumlarda atmosfer daha iyi, sunucuları daha başarılı ve prezantasyonu daha etkileyici ve profesyonel. Ama ben burada iki futbol oyunu arasında kıyaslamaya girmek istemiyorum. Benim yapabileceğim iş oldukça basit: Bir oyun üzerine rapor yazmak. Üzerinde rapor yazacağım oyunu hem zaman geçirmek hem de eğlenmek için oynarım. Bu konuda yazabileceğim çok şey var.

Pro Evolution, TV’de verilen futbolun bende hayal kırıklığı yarattığı noktadan yola çıkarak, bu boşluğu kapatıyor. Yeni başlayanlar için uygun, kullanımı kolay olmasına rağmen o kadar da basit değil. Futbolun hem acemilerini hem de profesyonellerini aynı şekilde motive edebiliyor. Yıllar sonra, futbol benim için tekrar zevkli bir spor haline geldi, çünkü fiziksel olarak sahaya çıkıp kendimi yormadan, sanal futbol sahasında kendi kontrolum altında bir sanal oyuncuyla sahanın bir ucundan diğerine top koşturabilirim. Bir iki saat süreyle futbola ilgi duyabilmek için taktik öğrenmekle uğraşmama da gerek yok. Peki ne yaparım? Pro Evolution’umu Xbox 360’ıma takarım, kuralların hiçbirine aldırmadan, İsviçre Milli Takımı olarak, (lisanssız) Alman Milli Takımı’nı yenerim. Analog kontrol çubuğunun basit hareketleri ile topumu, rakip oyuncuların arasından kolaylıkla sürerim. Sola doğru takım arkadaşlarımdan birinin boş olduğunu gördüm, diyelim. Oraya atarım pasımı. Ancak bu noktada yapay zeka devreye girer.

Pro Evolution, aslına uygun oyuncu modelleri ya da gösterişli prezantansyonu ile sivrilmiyor. Ama oyun, inanılmaz bir derinlik sunuyor. Yarattığı gerçekçi atmosfer ile, sizi neredeyse sahadaki çimin kokusunu duyabileceğinize inandırıyor. Eskiden, futbol oyunlarını kırk yılda bir oynardım. Bir gün bir oyun satıcısı, (Pro Evolution’un Japon piyasasındaki adıyla) Winning Eleven’ı satın almaya beni ikna etti. Satıcıya sonradan lanet okumadım, çünkü oyun gerçekten iyiydi. Bugünlerde Pro Evolution 2008’i oynarken benzersiz bir keyif alıyorum. Uzun zamandır böyle heyecan dolu bir spor oyunu oynamaya hasret kalmışım.

Başlangıçta oyuncuların sahaya çıkışı sizi ağzınızı açık bırakacak kadar ihtişamlı değil. Pek de detaylı olmayan grafikleriyle oyuncular sahaya diziliyorlar ve görüntü bir iki tekleyip titriyor. Üst bölümlerde oturan seyirciler biraz keskin çizgilerle resmedilmiş, ama yuhalama ve ıslık sesleri fena değil. Zaten yuhalamasız ve ıslıksız maç olur mu? Olmaz! Sonuçta, biraz zayıf kalmış grafikleri görmezden gelip oyunun “heyecanına” kendimi kaptırmayı tercih ediyorum. Çok geçmeden, oyunun grafiksel özellikleri unutuluyor zaten. Kendimi savaşçı bir tavırla oyuna veriyorum; top kapıyorum, çalım atıyorum; attığım paslar da genelde yerini buluyor. Sürekli topu ileri götürmeye ve topa hakimiyetimi korumaya çalışıyorum. Oyunun kontrolleri ve oynanabilirliği son derece inandırıcı. Bir düğmeye basarak futbol oyuncumu rakibimin üzerine salıyorum. Aman dikkat! Eğer vücut temasıyla faul yaparsanız, kısa bir süre sonra hakem renkli kartlarını sallamaya başlıyor. Rakip oyuncu kaleme fazla yaklaşırsa kalecimi kaleden çıkarıveriyorum. Bu seçeneği çok seviyorum. Eski futbol oyunlarında kaç defa böyle bir seçeneğin olmasını dilemişimdir, “Kaleden çıksana, gerizekalı!” diye bağırmışımdır, hatırlamıyorum bile. Ama artık bunun önemi yok. Pro Evolution, istediğim özelliklerin hemen hepsine sahip.

Turnuva, önemli bir lig maçı ya da kendi kurduğunuz takımla oynadığınız bir dostluk maçı olsun; coşku, heyecan ve hoş bir beklenti, bu oyunun birer parçası. Tutarlı oynanabilirlik, takım arkadaşlarının ve rakibin gerçekçi tepkileri ve davranış biçimleri oyun deneyimine gereken lezzeti katıyor. Sanal sahada, çoğunlukla kendi ya da rakip penaltı alanında bir çok ilginç ve heyecanlı sahneler yaşanabiliyor. Kafa ile atılan şut, kalecinin yumruklarından geri dönüyor. Buna karşılık, top tekrar ve bu sefer doğrudan kaleye doğru vurulan bir kafa şutu ile direğe isabet ediyor. Ama atak burada bitmiyor; top direkten dönerek forvetin kafasına iniyor. Bu gol olmasın da ne olsun!

EB / MS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 21, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Pro Evolution Soccer 2008 (Wii)

Haziran 2, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Uzun süredir sanal futbol dünyasında belirmeye başlayan bir kriz var. Oyunun güzelliğinin aksine suç, çok fazla para ödenen iki çift lafı bir araya getiremeyen futbolcularda değil; abartılı maaş alan yeteneksiz yöneticilerde ya da ego kompleksleri içinde yüzen, sürekli bağırıp çağıran antrenörlerde. Bu sorun, sistemin içine sessizce ve sinsice sızmış: FIFA ya da Pro Evolution Soccer serisinin, her yıl piyasaya o kadar sık yeni bir sürümü çıkıyor ki; oyunun bağımlısı haline gelmiş müşteriler durup kendilerine önceki sürümle son çıkan sürüm arasında tarihten başka ne gibi önemli bir fark olduğunu soruyorlar. Kimse parasını, geçen senenin ürününün yeniden ısıtılıp önlerine sunulmuş haline vermek istemez doğrusu… Bu sanal sporda, yenilik eksikliği var- güncellenen tek şey grafikler ve birkaç futbolcu adının değişmiş olması, hepsi bu. Yeni yaratıcı fikirlere ihtiyaç var. Konami bunu düşünerek, Wii için çıkan PES serisinin son versiyonu köklü bir şekilde elden geçirildi. Futbol eleştirmenlerini bile şaşırtabilecek kadar yeni bir şekle bürünecek. Fakat bu, şüphesiz ki oyunun müdavimi olanlar için bir tartışma konusu olacak.

Oyunda bireysel olarak öne çıkılan günler geçmişte kaldı – artık kendi ceza sahanızdan başlayıp tüm rakipleri geçerek karşı kaleye kadar gidip gol atmak gerçekten imkansız. İyi topu sürerek driplinglerle rakibini inatla geçmeye çalışan herhangi birinin hareketleri yakında PES2008 Wii de engellenecek. Çünkü artık sahada dönüşümlü olarak sadece tek bir futbolcuyu yönetmiyorsunuz; artık bütün takım sizin emrinizde… Sıkıcı fakat gerekli oyun rehberini okuyup, oyun hakkında temel bilgileri öğrenmekte fayda var: Aynı bir macera oyununda olduğu gibi, Seçtiğiniz futbolcuyu hareket ettirmek için, formasından tutarak sahanın içinde “sürükleyebiliyorsunuz”. A tuşuna basarsanız, atış yapan futbolcu seçtiğiniz bölgeye koşuyor Pas vermek için de aynı yöntem kullanılıyor: Topu almasını istediğiniz futbolcuyu B tuşuyla seçiyorsunuz ve topu süren futbolcu komutlarınızı dinleyip topu takım arkadaşına atıyor. Fakat kaleye çekilen şutlar her zaman çerçeveye isabet etmiyor: Nunchuck’ı hareket ettirirseniz, top kutucuğun yönünde hareket ediyor; ancak kaleden içeri girip girmeyeceği tamamen şansa bağlı.

Oyunun temel hareketlerini ilk başta biraz yadırgayabilirsiniz, fakat zamanla bunlara alışıyorsunuz. PES2008 sizi tekrar düşünmeye sevk ediyor: Artık tek futbolcunun topa vurması yetmiyor – artık bütün takım doğru zamanda doğru yerde olmak zorunda. Hızlı hareket etme uğruna taktiksel hareketlerden vazgeçiliyor – topu ağlarla buluşturmanın tek yolu herhangi bir anda futbolcularınızın nerede olduğunu tam olarak bilmeniz. Yeni kumandaya alışana dek sadece biraz alıştırma yapmanız gerekiyor, daha sonra ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Yine de yeni kontrol mekanizmasının kendine has tuzakları var Birincisi, kaleye çekilen şutun şiddetini siz kontrol edemiyorsunuz, bu tamamen rastlantısal; bu yüzden şutu ayarlayarak çekmeniz tavsiye edilir. Aynı şekilde, defans da bazı şeyler rastlantıya bağlı: Defanstayken karşı takımın hücum eden futbolcularına pres uygulamak için tek yol A tuşuyla kendi futbolcularınıza pres yaptırmak. Ya da daha sert bir yol seçin ve tehlikeli durumlardan kurtulmak için kasten faul yapın. Eğer şov yapan bir oyuncuyla ya da deneyimli bir futbolcuyla karşılaşırsanız bu taktiği kullanarak başarı sağlamanız çok zor. Böyle senaryolarda ibre, çoğunlukla topu süren oyuncunun lehine dönüyor.

Ne yazık ki grafikler de hayal kırıklığına uğratıyor. Özellikle menüler çok kötü, modern tasarım kültüründen çok uzak ve Amiga televizyon futbolunun ilk günlerinin anısını yaşatır gibi… Dahası, Konami burada biraz daha uluslararası olan bir kimlik seçmeliydi; doğru ayarları seçerken duyduğunuz tipik Japon laterna müziğinin yerine alternatif müzikler sunulmuş olabilirdi. Sahadaki gerçek maç görüntüsü oldukça düzgün görünüyor, takım animasyonları akıcı, ceza sahasının tümüyle doluyken bile görüntü sabit kalmıyor. Ne yazık ki futbolcular dev LCD ekranında bit kadar küçük görünüyorlar, bazen görüntüyü kaçırıyorsunuz ve kendinizi topu ve aktif oyuncuyu ararken buluyorsunuz. Yorumcular alıştığımız gibi, istemeden de olsa sürekli komik durumlara yol açan veciz laflar yumurtluyorlar. Bunun için, gerçekten de düzgün bir online modu bulunuyor; Nintendo burayı dikkate alabilir – ve belki de, bir sonraki Mario Strikers’ı vücuda getirmek için bir iki şey öğrenebilir.

MK

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 40, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Pro Evolution Soccer 2008

Nisan 16, 2008 by macline  
Filed under Oyun

İleriye doğru mücadelemi, kararlılıkla sürdürüyorum. Üç defans oyuncusu yolumu kapatıyor. Attığım şık çalım, ilk defans oyuncusunu komik duruma düşüyor. İkincisine yaklaşıyorum. Defansla buluşmadan hemen önce paslaşmaya başlıyorum; kısa pas, bir kısa pas daha, sonra uzun pas. En sonunda, “ölümcül” bir pas atıyorum. Adına yakışır bir pas doğrusu. Top yuvarlanıp forvetin ayağının dibinde bitiyor. Nefesimi tutmuş bekliyorum. İşte kritik an! İşte şut! Ve işte kaçan gol… Hayal kırıklığına uğruyorum, ama kendimden başka kimseyi suçlayamam.

Pro Evolution Soccer oyununu, rakibi Electronic Arts firmasının FIFA oyunundan her zaman farklı kılmış olan özellikleri nelerdir? Büyük oranda, daha üstün oynanabilirliği, yapay zekâ düzeyinin az çok üstün oluşu ve top fiziğinin FIFA’nınkinden cidden kat kat daha iyi olması. Pekiyi, Konami’nin futbol benzetim (simülasyon) oyunununa kıyasla, FIFA’nın ne gibi artıları var? Lisanslı kulüp sayısı daha fazla, stadyumlarda atmosfer daha iyi, sunucuları daha başarılı ve prezantasyonu daha etkileyici ve profesyonel. Ama ben burada iki futbol oyunu arasında kıyaslamaya girmek istemiyorum. Benim yapabileceğim iş oldukça basit: Bir oyun üzerine rapor yazmak. Üzerinde rapor yazacağım oyunu hem zaman geçirmek hem de eğlenmek için oynarım. Bu konuda yazabileceğim çok şey var.

Pro Evolution, TV’de verilen futbolun bende hayal kırıklığı yarattığı noktadan yola çıkarak, bu boşluğu kapatıyor. Yeni başlayanlar için uygun, kullanımı kolay olmasına rağmen o kadar da basit değil. Futbolun hem acemilerini hem de profesyonellerini aynı şekilde motive edebiliyor. Yıllar sonra, futbol benim için tekrar zevkli bir spor haline geldi, çünkü fiziksel olarak sahaya çıkıp kendimi yormadan, sanal futbol sahasında kendi kontrolum altında bir sanal oyuncuyla sahanın bir ucundan diğerine top koşturabilirim. Bir iki saat süreyle futbola ilgi duyabilmek için taktik öğrenmekle uğraşmama da gerek yok. Peki ne yaparım? Pro Evolution’umu Xbox 360’ıma takarım, kuralların hiçbirine aldırmadan, İsviçre Milli Takımı olarak, (lisanssız) Alman Milli Takımı’nı yenerim. Analog kontrol çubuğunun basit hareketleri ile topumu, rakip oyuncuların arasından kolaylıkla sürerim. Sola doğru takım arkadaşlarımdan birinin boş olduğunu gördüm, diyelim. Oraya atarım pasımı. Ancak bu noktada yapay zeka devreye girer.

Pro Evolution, aslına uygun oyuncu modelleri ya da gösterişli prezantansyonu ile sivrilmiyor. Ama oyun, inanılmaz bir derinlik sunuyor. Yarattığı gerçekçi atmosfer ile, sizi neredeyse sahadaki çimin kokusunu duyabileceğinize inandırıyor. Eskiden, futbol oyunlarını kırk yılda bir oynardım. Bir gün bir oyun satıcısı, (Pro Evolution’un Japon piyasasındaki adıyla) Winning Eleven’ı satın almaya beni ikna etti. Satıcıya sonradan lanet okumadım, çünkü oyun gerçekten iyiydi. Bugünlerde Pro Evolution 2008’i oynarken benzersiz bir keyif alıyorum. Uzun zamandır böyle heyecan dolu bir spor oyunu oynamaya hasret kalmışım.

Başlangıçta oyuncuların sahaya çıkışı sizi ağzınızı açık bırakacak kadar ihtişamlı değil. Pek de detaylı olmayan grafikleriyle oyuncular sahaya diziliyorlar ve görüntü bir iki tekleyip titriyor. Üst bölümlerde oturan seyirciler biraz keskin çizgilerle resmedilmiş, ama yuhalama ve ıslık sesleri fena değil. Zaten yuhalamasız ve ıslıksız maç olur mu? Olmaz! Sonuçta, biraz zayıf kalmış grafikleri görmezden gelip oyunun “heyecanına” kendimi kaptırmayı tercih ediyorum. Çok geçmeden, oyunun grafiksel özellikleri unutuluyor zaten. Kendimi savaşçı bir tavırla oyuna veriyorum; top kapıyorum, çalım atıyorum; attığım paslar da genelde yerini buluyor. Sürekli topu ileri götürmeye ve topa hakimiyetimi korumaya çalışıyorum. Oyunun kontrolleri ve oynanabilirliği son derece inandırıcı. Bir düğmeye basarak futbol oyuncumu rakibimin üzerine salıyorum. Aman dikkat! Eğer vücut temasıyla faul yaparsanız, kısa bir süre sonra hakem renkli kartlarını sallamaya başlıyor. Rakip oyuncu kaleme fazla yaklaşırsa kalecimi kaleden çıkarıveriyorum. Bu seçeneği çok seviyorum. Eski futbol oyunlarında kaç defa böyle bir seçeneğin olmasını dilemişimdir, “Kaleden çıksana, gerizekalı!” diye bağırmışımdır, hatırlamıyorum bile. Ama artık bunun önemi yok. Pro Evolution, istediğim özelliklerin hemen hepsine sahip.

Turnuva, önemli bir lig maçı ya da kendi kurduğunuz takımla oynadığınız bir dostluk maçı olsun; coşku, heyecan ve hoş bir beklenti, bu oyunun birer parçası. Tutarlı oynanabilirlik, takım arkadaşlarının ve rakibin gerçekçi tepkileri ve davranış biçimleri oyun deneyimine gereken lezzeti katıyor. Sanal sahada, çoğunlukla kendi ya da rakip penaltı alanında bir çok ilginç ve heyecanlı sahneler yaşanabiliyor. Kafa ile atılan şut, kalecinin yumruklarından geri dönüyor. Buna karşılık, top tekrar ve bu sefer doğrudan kaleye doğru vurulan bir kafa şutu ile direğe isabet ediyor. Ama atak burada bitmiyor; top direkten dönerek forvetin kafasına iniyor. Bu gol olmasın da ne olsun!

EB / MS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş