Metal Gear Solid 4 Guns Of The Patriots
Kendi iyilikleri için zorlanması gereken bazı insanlar her zaman olur. Belli bir kitabı okumaları, o grubu dinlemeleri veya belirli bir oyunu oynamaları için illâ ki birilerinin kafasını şişirmeniz gerekir. Sonuncusu benim için de geçerli. Pes edip de Metal Gear Solid’i kendim oynayana kadar birisinin bir yıl boyunca oyun terimleriyle başımın etini yemesi gerekti – ve kesinlikle hiçbir şey için pişmanlık duymuyorum.
Hafta sonlarını güzel yapan da işte bu. İstediğinizi yapmak için zamanınız oluyor. Ve son beş hafta sonu boyunca sadece ve sadece Metal Gear Solid’in ilk üç bölümünü oynamak istedim. Belki de şu ana dek MGS ile meşgul olmamış olmam “kaderdi”, ve böylece MGS 3’ü anca geçen hafta sonu bitirmiş oldum. MGS 4’e başladığımda hikâye tam olarak şekillenmiş sayılmazdı, bu da bu oyunu oynamak için fena hâlde gerekliydi. Hideo Kojima’nın ellerinden çıkan kapsamlı oyun, MGS’de yer alan tüm heyecanlı yerlerin çözülmesini sağlıyor – en azından bölümlerdeki hikâyeyi ve karakterleri bilmeyen birisi oyunun sunduğu şeylerin çok büyük bir bölümünü kaçırmış olur. Ve oyunu bütünüyle izleyemez – cut sekansları ile herhangi bir düğmeye basınca devreye giren flashbackler yardımcı olmuyor.
Ama ilk oyunun kurulması gerekiyor. Oyun Double-Layer-Blue-Ray-Disc’e sığsın diye Kojima Productions’ın bazı kesintilere gittiği önceden biliniyordu – böyle bir kuruluma kim şaşırır? Güzel, oyun ilk defa sahnelere ayrılmış – beş sahneye. Bu, oyuncuya kurulumdan 20 – 30 dakika kazandırıyor. Her sahneden önce kısa bir kurulum yapılıyor. İlginç bir şekilde her bir sahne yalnızca geçici olarak kuruluyor. Yeni bir oyuna başlayan birisi yeniden 2 dakikalık kurlumu yapmak zorunda.
MGS’yi zaten oynamış olan herhangi biri oyunun yüzde 50 sinsice ilerleyerek oynanan oyundan (“sneaking gameplay”), yüzde 50 de sinematik sunumdan oluştuğunu bilir. The MGS serisi video oyunları alanındaki gösterişli yapımlar için bir referanstı – büyük olasılıkla hâlâ da öyle. Bu durum MGS 4’te de değişmiyor – hatta daha yüksek bir seviyeye taşınıyor. MGS’nin bu kadar iyi görünmesi bazen güzel sunumundan kaynaklanıyor – çünkü MGS 4’te render edilmiş cut sekansı gibi görünen şey aslında oyun içi grafikler. İnanmayan, introdan sonra oyun ana karakterden tereyağı kadar kaygan bir hareketle uzaklaştığında ve HUD yavaş yavaş gözden kaybolduğunda bunu görecektir. Ne? Şimdiden oynayabilir miyim? Evet – hadi gidelim!
MGS 2’den beri oyun prensibinde fazla bir değişiklik olmadı. Görülmemek hâlâ en önemli öncelik. Bununla birlikte, MGS 4 bunu oyuncuya bırakıyor, yani en iyi şekilde kullanılan kontrollerle (benim kişisel tercihim) seviyeler arasında Rambo gibi vurup kırarak ilerlemek mümkün. Bu, bir rakibe sinsice arkadan yaklaşıp çekilmiş bir silâhla ellerini kaldırmaya zorlamak ve sonra da üzerini aramak kadar eğlenceli değil. Bunu yapan herhangi biri rakip başına en az dört obje toplar. Eğer rakibi vurursanız yalnızca tek bir obje alabiliyorsunuz. MGS 4’teki sinsice ilerleme, MGS 3’ün optimize edilmiş bir versiyonu. MGS 3’teki kamuflajı hatırlarsınız. Doğru arazide uygun kamuflajı giyiyorsanız, düşman yalnızca anca üzerinize düştüğünde sizi görebilir. MGS 4’te bu durum daha pratik bir şekilde çözülmüş. Kamuflaj değiştirmek için menüye tıklamak yerine, Snake bu sefer ileri teknoloji ürünü bir giysi giyiyor. Bu OctoCamo giysisi, birkaç saniye boyunca duvara yaslanmanız ya da yere uzanmanız durumunda otomatik olarak çevrenin desenini alıyor. Güzel. Zamanla, Snake, çevreye daha fazla karışmanızı sağlayan yüz kamuflajı da elde ediyor – bunu MGS 3’teki kamuflaj makyajıyla kıyaslamayın. Şaşıracaksınız.
Oyunun zevkini kaçırmamak için MGS 4’ün tanıtım filmini henüz izlememeyi seçtiyseniz, oyunun paketine baktığınızda Snake’in nasıl yaşlandığı göreceksiniz. Tam bir dede olmuş. Neden? – bu tabi ki burada açıklanmayacak. Ama hayranları için nedeni açık – işte tam da bu nedenle Hideo Kajima oyuna birkaç ifade ve şaka getiriyor. Örneğin, arkadaş olduğunuz bir savaşçının yolundaysanız, hemen şöyle bir şeyler duyuyorsunuz: “Yoldan çekil büyükbaba,” “Dikkat et ihtiyar.” Snake’in yaşını gösteren yalnızca bu ifadeler değil, aynı zamanda animasyonlar da. Eğer kısa bir süre boyunca hareket etmeden çömelirseniz Snake inleyip sırtına biraz masaj yapacaktır. Snake, yaşına rağmen, önceden yapabildiklerini, hatta daha da fazlasını yapabiliyor. İhtiyar adamın yapabildiği bildiğimiz hareketlerin yanı sıra, sonunda çömelmiş vaziyette öne ilerleyebiliyor. Yanlara yuvarlanmak ve sırt üstü uzanırken ateş etmek, bir ajan olarak hayatı daha keyifli hâle getiriyor.
Ancak olay yalnızca yeni hareketler de değil: Bu sefer Snake’in James Bond filmlerinde görülenlere benzer bazı aletleri var. Bunlar arasında zoom yapma, gece görüşü ya da “düşman tespiti” modlarına ayarlanabilen yılan gözü var ve Otacon bunların yanı sıra bize kendi geliştirdikleri “Metal Gear MK 2”yi de veriyor. Alet maket boyutlarında bir Metal Gear Rex’e benziyor. Bu alet Snake tarafından kontrol edilebiliyor, kendini görünmez hâle getirebiiyor ve rakiplerinizi şok vererek uyutmak isterseniz elektrik şoku veriyor. Etrafta sinsi sinsi dolaşmanıza değmeyecek kadar çok düşman varsa bunu seçmek aşırı derecede pratik oluyor. Bu MK2 gerçekten şahane bir şey. Birkaç düşman elektrik şokları ile sersemlediğinde, Snake’e dönüyorsunuz ve sinsice dolanmaya devam ediyorsunuz. Görülmeniz durumunda bir seferlik oyun otomatik olarak sona ermiyor. Eğer doğru hareket ederseniz, saklanabilirsiniz. Bir fıçının içine örneğin – bu da bir nevi Snake’in içine girerek saklanmayı sevdiği kartonun daha gelişmiş versiyonu, kartonun içine girer ya da sadece sırtını bir duvara dayayarak keşfedilmemeyi umar. Eğer bu size kullanışsız geliyorsa, etrafta içine girip saklanabileceğiniz birçok çöp kutusu bulunuyor. Ancak dikkatli olun. Çöp kutularının içi, normalde de deneyimleyebileceğiniz gibi, berbat kokuyor. Başkalarının pisliklerini çok uzun süre didik didik ederseniz koku üstünüze siner ve rakipleriniz de bu kokuyu duyabilir!
Yapay zekânın aşağı yukarı Metal Gear’den alışık olduğunuz kadar olması gerçeğinin dışında ayak ve kan izlerini de görüyorsunuz. Aynı zamanda, eğer çok gürültülü hareket ederseniz sizi duyabiliyorlar ya da arkadaşlarının olmadığını fark edebiliyorlar veya sersemlemiş arkadaşlarını uyandırabiliyorlar. Doğrudan bir karşı karşıya gelme durumunda bunlar yalnızca tek bir sorun oluşturuyor, zira bir yaylım ateşi büyük miktarda yaşam enerjisini tüketiyor ve çocuklar genellikle tek bir grup hâlinde üzerinize saldırıyorlar. Gerçekten “zeki” değiller. Bu nedenle, sinsice hareket etmenin güvenli tarafındasınız. Eğer görüldükten sonra saklanma olanağınız yoksa, Snake bu durumda son çare olarak hepsi doğrudan menü yoluyla alınabilecek muazzam bir silâh deposuna başvurabilir. Daha acayip olanı ise Snake’in yenik rakiplerden silâhlarını otomatik olarak alıyor olması. Eğer zaten bir AK’si varsa, tabi ki yenisini almıyor fakat cephaneyi alıyor ve kendi güvenilir silâh tacirine satıyor. Teleskopik görüntüler, susturucular veya tüfek ek parçaları gibi cephane ve donatılar da oyunda herhangi bir zamanda menü yoluyla elde edilebilir. Siz de bu nedenle asla cephane sıkıntısı çekmemelisiniz. Tabi ki bu durum oyunu, önceki oyundan daha kolay hâle getiriyor.
Çoktan belirtildiği üzere, MGS 4 fantastik görünüyor. Ses ve atmosferden, oyun büyük olasılıkla beklenileni karşılıyor, hatta daha fazlasını veriyor. Zayıf dokular ya da zaman zaman (ekranda olan biten çok fazla şey olduğunda) resim karelerinde görülen düşme hiç sorunsuz affedilebilir. Karakterler aşırı derecede detaylandırılmış ve çok hoş bir şekilde hayata geçirilmiş. Hareket yakalama (“motion capturing”) yoluyla kaydedilen hareketler ve her zamanki gibi fantastik olan senkronizasyon işin geri kalanını tamamlıyor ve diğer çoğu oyunu geride bırakıyor. Ayrıca bir MGS’de ilk kez olarak oyun yalnızca bir çevrede geçmiyor, Bay Snake’i Doğu Avrupa’dan Güney Amerika yoluyla Alaska’ya gönderiyor. Size çeşitli ve fantastik tanıma anları garanti ediyor. Ah evet; patron dövüşleri de var tabi ki. Daha fazlasını söylememek lazım ki hiçbir şeyin tadını kaçırmayayım
MS
Kaynak:GamesRapidshare
Bu yazı toplamda 14, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


