Küçük Bilgisayarlara Küçük Sabit Disk
Ekim 27, 2008 by macline
Filed under Bilgisayar
Amerikalı bellek ve flaş depolama üniteleri üreticisi Super Talent isimli bir firma, oldukça küçük ebatlara sahip SSD sürücü modellerini piyasaya sürdü.
Intel tarafından geliştirilen NAND Flaş bazlı SSD (Katı Durum Disk) mimarisini model alan küçük sabit sürücüler, 0.85 inç (2.1 cm.) ve 1 inç (2.5 cm.) ebatlarıyla piyasaya sürdüğü iki model sayesinde, özellikle küçük dizüstü bilgisayarlar için yerden oldukça fazla tasarruf sağlayan depolama çözümleri sunuyor.
Intel’in Z-P140 mimarisini model alan sürücüler saniyede 40MB okuma, 30MB yazma hızına ulaşıyorlar. 2,1 cm’lik modelleri 2 ve 4 GB kapasite seçenekleri, 2,5 cm’lik modelleri ise 4 ve 8 GB’lık kapasite seçenekleriyle satılacak.
Doğrudan bilgisayar üreticilerine pazarlanacak katı durum disk sürücüler, günümüzde oldukça küçük ebatlara ulaşmış olan ultra-mobil bilgisayar (UMPC) modellerinin daha da küçülmesini sağlayabilir.
Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Süper Ajan K9
Gösterim tarihi: 26 Eylül 2008
Yönetmen: Bülent İşbilen
Oyuncular: Haldun Boysan, Didem Erol, Erdal Tosun, Züleyha Karyağdı
Senaryo: Duygu Gelbal
Müzik: Yakup İçöz, Hakan Yeşilkaya
Görüntü yönetmeni: İlkay Işık, Barış Işık
Tür: Aksiyon - Komedi
Yapım yılı: 2008
Ülke: Türkiye
Deşifre (Cengiz Küçükayvaz) dünyadaki terör örgütlerinin mal varlıklarını kontrol eden zengin, uluslararası bir teröristtir.
Üzerinde çalıştığı kimyasal silah başarılı sonuçlar vermiş ve artık kullanılmayı beklemektedir. İstanbul’da düzenlenen NATO zirvesi, Deşifre’nin planını uygulamak için mükemmel bir fırsattır. Yoğun güvenlik önlemleri arasında başlayan zirve, Deşifre’nin haince planı yüzünden bir anda kabusa döner.
ÇGS (Çok Gizli Servis), Deşifre’nin haince planına karşı bir numaralı silahı sakar ajanı K9’u (Melih Ekener) göreve çağırır. Süper Ajan K9, güzel ve seksi ekip arkadaşı Ayşe Kosavalı’nın da (Didem Erol) yardımıyla Deşifre ve ekibini yakalamak için amansız bir mücadeleye girişir.
Süper Ajan K9 Filmi Fragmanı
ekolay.net/Sinema
Bu yazı toplamda 23, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Yayıncılıkta Süper Televizyon (Super Hi-Vision) Dönemi
Eylül 17, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Televizyon yayıncılığında görüntü kalitesi ve büyüklüğünü önemli oranda artıran ve “Süper Televizyon” (Super Hi-Vision) adı verilen yeni yayın formatı ilk kez Amsterdam’da denendi ve başarılı sonuç alındı.
Amsterdam’da 12 Eylül Cuma günü başlayan, film ve görüntülü yayın alanında en son teknolojilerin sergilendiği uluslararası IBC fuarında deneme amacıyla yapılan yayında, Londra’dan özel bir kamerayla çekilen görüntüler, uydu üzerinden izleyiciye ulaştırıldı.
Japon NHK firması tarafından geliştirilen yeni sistem, televizyon yayınındaki çözünürlük düzeyini, kullanılabilen HDTV standartlarına göre 16 kat daha artırarak, ekrana yansıtılan görüntüdeki dikey ve yatay çizgi sayısını 7680 ve 4320 olarak belirliyor.
Yayın kuruluşları BBC, RAI ve ERU’nun işbirliğiyle Londra’dan yapılan deneme amaçlı canlı yayın yaklaşık 20 dakika sürdü ve görüntü, 6×9 metre boyutlarındaki bir ekrandan verildi.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre, henüz Japonya dışında yaygın olarak kullanılmayan, yüksek çözünürlüklü televizyon olarak bilinen HDTV yayınlarına oranla seyirci, bu yeni yayında kendini görüntüye 4 kat daha yakın hissedecek.
Henüz deneme aşamasında olan bu yayın formatını ilk kez İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin kullanacağı bildirildi. Verilen bilgiye göre BBC, 2012 yılında Londra’da yapılacak olimpiyatlarda kent merkezinde bazı noktalara kuracağı dev ekranlardan canlı yayını bu yeni sistemle izleyicilere aktaracak.
Yeni yayın formatını geliştiren NHK firmasının yetkililerine göre ise denemeler ve görüntüyü aktaracak sistemlerdeki yenileşmelere bağlı olarak, süper televizyon yayınlarının izleyicilere ulaştırılmasına 2015 yılından itibaren geçilebilecek.
Amsterdam’da dün başlayan IBC fuarına, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 130’dan fazla ülkeden 1300 dolayında kuruluş katılıyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 7, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kartal Bildiğiniz Gibi!
Geçtiğimiz sezon geriden gelerek bir çok maç kazanan Beşiktaş, ligin ilk haftasında da Antalyaspor deplasmanında 2-0 yenilgiden 3-2′lik galibiyete ulaştı.
Turkcell Süper Lig’in ilk haftası unutulmaz bir maça sahne oldu. 2008-2009 sezonunun ilk maçına Antalya deplasmanında çıkan şampiyonluk adaylarından Beşiktaş, ilk yarısını 2-0 geride kapadığı maçı 3-2′lik skorla kazandı.
Geçen sezon da bir çok maçı geriden gelerek kazanan siyah-beyazlılar bu özelliğini yeni sezonun ilk maçında da göstererek 3 puanı hanesine yazdırdı.
Antalya Atatürk Stadı’ndaki maç hızlı ve karşılıklı pozisyonlarla başladı. Ev sahibi ekip Zitouni ve Ngewnya, konuk Beşiktaş ise Holosko ile 2 net pozisyonu harcarken, golleri bulan Antalyaspor oldu.
Kırmızı-beyazlılar iki kenar topu sonucu 10. dakikada Bieniuk ve 36. dakikada Pacome’nin attığı gollerle ilk yarıda 2 farklı üstünlüğü yakaladı.
Gollerden sonra oyuna Serdar Özkan ve Nobre’yi alan Beşiktaş Teknik direktörü Ertuğrul Sağlam’ın oyunu karşı alana yıkma düşüncesi tutmasına karşın, 64′te Antalyaspor Pacome ile farkı 3′e çıkarma şansını kaçıran taraf oldu.
Bu bölümde Bobo ve Nobre ile yakaladığı fırsatları harcayan siyah-beyazlılar, Delgado’nun 78. dakikada attığı golle farkı 1′e indirdi. Golden sonra morallenen konuk ekip, beraberlik sayısı için fazla beklemedi ve 80′de Bobo’nun sayısı maça dengeyi getirdi.
Son bölümleri büyük heyecana sahne olan karşılaşmada 89′da Antalyaspor’un topu direkten dönerken, aynı dakika içinde Bobo Beşiktaş’ı 3-2 öne geçiren golü attı. Kalan kısa sürede başka gol olmayınca Beşiktaş 2-0 yenik durumdan 3-2′lik galibiyete imza attı ve sezona 3 puanla başlamış oldu.
ANTALYASPOR: 2 - BEŞİKTAŞ: 3
Stat: Atatürk
Hakemler: Bünyamin Gezer xxx, Cem Satman xxx, Asım Yusuf Öz xxx
Antalyaspor: Ömer xx, Şenol xxx, Dzeiweicki xxx, Bienuk xxx (Dk. 89 Orhan Ak x), Ali Zitoni xx, Ngewnya xxx, Sedat xx, Abdullah xx, Serge Pacome xxx (Dk. 70 Straka x), Volkan xx (Dk. 57 Vahap xx), Uğur xxx
Beşiktaş: Rüştü xx, Ali Tandoğan xx, Sivok xxx, Gökhan Zan xxx, Tello xx, Aydın x (Dk. 37. Serdar Özkan xxx), Cisse xx, Uğur İnceman x (Dk. 46 Nobre xx), Holosko xx (Dk. 85 Serdar Kurtuluş x), Delgado xxx, Bobo xxx
Goller: Dk. 10 Bienuk, Dk. 36 Sege Pacome (Antalyaspor), Dk. 78. Delgado, Dk. 80 ve 90 Bobo (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 50 Ali Zitouni, Dk. 60 Serge Pacome (Antalyaspor)
İLK YARI
1. dakikada Serge Pacome sağdan hızla ceza alanına girdi ve pasını Ngewnya’ya uzattı. Bu futbolcunun vuruşunda top az farkla auta çıktı.
9. dakikada Pacome topu sağdan ortaladı. Ali Zitouni’nin sert vuruşunda top kaleci Rüştü’ye çarparak kornere gitti.
10. dakikada Pacome’nin sağdan kullandığı korneri iyi takip eden Bienuk, sert vurarak topu kaleci Rüştü’nün solundan filelere gönderdi: 1-0.
15. dakikada Beşiktaş gole çok yaklaştı. Bu dakikada Delgado topu müsait durumdaki Holosko’ya attı. Holosko kaleci Ömer ile karşı karşıya kaldı. Kötü vuruş yapan Holosko topu kaleci Ömer’in kucağına attı.
29. dakikada Beşiktaş’tan Delgado Antalyasporlu 3 oyuncuyu çalımlarla geçtikten sonra topu müsait durumdaki Holosko’ya attı. Kaleciyle karşı karşıya kalan Holosko kötü bir vuruşla topu üstten auta attı. Hakem Bünyamin Gezer havanın çok sıcak olması nedeniyle 30. dakikada su molası verdi.
34. dakikada Antalyaspor’dan Serge Pacome ceza sahasının dışından topa çok sert vurdu. Kaleci Rüştü güçlükle topa sahip oldu.
36. dakikada Antalyaspor 2-0 öne geçti. Bu dakikada ceza alanı içinde bulunan Serge Pacome, karambolde topa sahip oldu. Pacome’nin düzgün vuruşunda top Beşiktaş fileleriyle ikinci kez buluştu: 2-0.
İKİNCİ YARI
50. dakikada Antalyaspor’da Ali Zitouni hakem Bünyamin Gezer’e itiraz edince sarı kart gördü.
57. dakikada Delgado’nun soldan kullandığı korner atışını iyi takip eden Nobre kafayla topa vurdu. Kaleci Ömer’den dönen topu Antalyaspor defansı uzaklaştırdı. Bu dakikada Antalyaspor’da Volkan’ın yerine Vahap girdi.
58. dakikada Serge Pacome ceza alanı içinde ayağını çok kaldırınca hakem Bünyamin Gezer Beşiktaş lehine çift vuruş verdi. Çift vuruşu Delgado kullanırken Serge Pacome düdükten önce barajdan çıkınca sarı kartı gördü.
60. dakikada çift vuruş kullanan Delgado, topu sağ tarafta müsait durumdaki Bobo’ya verdi, bu futbolcunun vuruşunda Antalyaspor savunması topu çizgiden çıkarttı.
64. dakikada topu orta alandan kapan Antalyasporlu Serge Pacome, Beşiktaşlıları çalımlayıp ceza alanına girdi. Kaleci Rüştü kaleyi zamanında terk ederek Serge’nin vuruşunda topu eliyle uzaklaştırdı.
68. dakikada Ngewnyanın pasıyla ceza alanına giren Serge Pacome topa sert vurdu. Top az farkla yandan auta çıktı.
70. dakikada sakatlanan Serge Pacome’nin yerine Straka girdi.

73. dakikada Serdar Özkan’ın sol taraftan yaptığı ortada Nobre kale önünde topa kafayla vurdu. Top az farkla yandan dışarı çıktı.
Hakem Bünyamin Gezer 75. dakikada ikinci kez su molası verdi.
78. dakikada Beşiktaş’ın golü geldi. Bu dakikada ceza alanı içinde karambolde gelen topa çok sert vuran Delgado topu Antalyaspor filelerine göndererek takımının ilk golünü attı: 2-1.
80. dakikada Holosko’nun soldan ortaladığı topa iyi yükselen Bobo kafayla topu Antalyaspor ağlarına göndererek beraberliği sağladı: 2-2.
İkinci golden sonra şeref tribününde bulunan Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören’in ayağa kalkarak sevinmesine kapalı tribindeki taraftarlar tepki gösterdi. Bu dakikada Demirören’e su atıldı. Atılan suya Demirören ayağa kalkarak tepki verdi. Beşiktaş’ın golüne sinirlenen bazı taraftarlar da bayraklarda bulunan plastik çubukları çıkararak Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in de bulunduğu şeref tribününe attılar. Olayların ardından Yıldırım Demirören şeref tribününü terk etti.
89. dakikada sağdan ceza alanına giren Antalyasporlu Ngewnya topa çok sert vurdu. Top sol direğe çarparak oyun alanına geri döndü.
90. dakikada topla ceza alanına giren Bobo kaleci Ömer’i de çalımlayarak topu boş kaleye gönderdi ve Beşiktaş’ı 3-2 öne geçirdi.
Beşiktaş, Antalyaspor maçından 3-2 galibiyetle ayrıldı.
Ntvspor
Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu Bilgisayar Gerçekten Süper!
Ağustos 19, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Kanada’nın Toronto Üniversitesi’ne, dünyadaki en hızlı ve kapasitesi en yüksek bilgisayarlardan birisi kuruluyor.
IBM Kanada ve Toronto Üniversitesinin birlikte oluşturdukları konsorsiyumla kurulacak süper bilgisayar, online olarak 500 milyon DVD kapasiteli ve saniyede 360 trilyon işlem yapabilecek.
IBM Kanada Sözcüsü Chris Pratt, kurulacak özelliklere sahip süper bilgisayardan dünyada sadece 20 tane bulunduğunu belirterek, “Sistemin tamamı 50 milyon Kanada Doları’na mal olacak. Sistem, halen Kanada Meteoroloji İşleri’nin kullandığı ve ülkedeki en hızlı ve büyük bilgisayardan 30 kat daha hızlı ve kapasiteli olacak. Sistem, önümüzdeki yıl yazında tam olarak devreye girecek” dedi.
Süper bilgisayar, araştırma projelerini yürütenlerine bilgi sağlamada, iklim değişikliklerini izleme ve ihtimal hesaplamalarında, uzay çalışmalarında, sağlık, astrofizik, kimyasal fizik, toprak ve tapu kayıtları ile uluslararası alanda yürütülen bilimsel çalışmaların veri ihtiyaçlarını karşılamada kullanılacak. Yeni bilgisayar, IBM İData Plex sistemi kullanacak ve kendisine 4 bin server bağlı olacak.
Süper bilgisayarın kuruluşu için gerekli olan 50 milyon Kanada Doları da, Kanada Yeni buluşlar Ulusal Platformu Vakfı, Ontario Eyalet Hükümeti ve Toronto Üniversitesi tarafından ortaklaşa karşılanacak.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Süper Ligde 50 Yılda 4 Şampiyon Çıktı
Eski adıyla Birinci Futbol Ligi, son yıllardaki adıyla da Turkcell Süper Lig’de geride kalan 50 sezonda, şampiyonlukları yalnızca 4 takım paylaştı.
1959′da başlayan Birinci Lig’de şimdiye dek Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor dışında, 50 sezonda şampiyonluk sevincini yaşayan takım çıkmadı.
Lig tarihinde Fenerbahçe ve Galatasaray 17′şer, Beşiktaş 12, Trabzonspor ise 6 kez mutlu sona ulaştı.
İLK ŞAMPİYON FENERBAHÇE
1959 yılında ilk kez düzenlenen Birinci Futbol Ligi’nde ilk şampiyonluğu Fenerbahçe kazandı.
İki ayrı grupta birinciliği elde eden ezeli rakipler Fenerbahçe ile Galatasaray, o zamanki statü gereği final maçlarında karşı karşıya geldi. İlk maçta rakibine 1-0 yenilen sarı-lacivertliler, rövanş maçını 4-0 kazanarak, 51 yaşına girmeye hazırlanan ligde ilk şampiyonluğu kazanan takım oldu.
Birinci Lig’de son şampiyonluğu ise 2007-2008 sezonunda mutlu sona ulaşan Galatasaray elde etti.
GALATASARAY 13, BEŞİKTAŞ 14 YIL BEKLEDİ
Birinci Futbol Ligi’nde şampiyonluklara adeta ambargo koyan ”4 Büyükler”, zaman zaman mutlu sona ulaşmak için uzun süreler beklemek zorunda kaldı.
Beşiktaş, 1966-1967 sezonunda elde ettiği şampiyonluğun ardından tam 14 sezon mutlu sona ulaşmaya hasret kaldı. 1981-1982 sezonunda Dorde Miliç yönetiminde şampiyon olan Beşiktaş, taraftarlarının uzun süren hasretine de son verdi.
Galatasaray ise 1972-1973 sezonunda ligi en önde tamamladıktan sonra 13 sezon boyunca şampiyonluk sevinci yaşayamadı. Sarı-kırmızılı takım, 1986-1987 sezonunda Jupp Derwall yönetiminde şampiyon olarak, 13 yıllık hasreti dindirdi.
EN AZ SÜRE BEKLEYEN FENERBAHÇE
Ezeli rakipler arasında şampiyonluk için en az süre bekleyen takım ise Fenerbahçe olarak dikkati çekiyor.
Sarı-lacivertli ekibin şimdiye kadarki en uzun süreli şampiyonluk hasreti 6 sezon sürdü. 1988-1989 sezonunda gol rekoru kırarak şampiyon olan Fenerbahçe, 6 sezon bekledikten sonra, 1995-1996 sezonunda Carlos Alberto Parreira yönetiminde ipi göğüsledi.
TRABZONSPOR’UN BÜYÜK ÖZLEMİ
Lig şampiyonluğunu şimdiye dek İstanbul dışına taşıyan tek Anadolu takımı olan Trabzonspor ise son yıllarda şampiyon olamamanın sıkıntısını yaşıyor.
Son lig şampiyonluğunu 1983-1984 sezonunda Ahmet Suat Özyazıcı döneminde yaşayan bordo-mavililer, o tarihten bu yana geçen 24 sezondur şampiyonluğa hasret.
GALATASARAY’IN REKORU
Galatasaray, üst üste en çok şampiyonluğa ulaşan takım unvanının sahibi. Lig tarihinde şimdiye dek bir takım en fazla 4 sezon üst üste şampiyon oldu.
Fatih Terim yönetimindeki Galatasaray, 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999 ve 1999-2000 sezonlarında ipi en önde göğüsleyerek, Türk futbol tarihine geçti.
ÜST ÜSTE 3′ER KEZ ŞAMPİYON OLAN TAKIMLAR
Bunun yanı sıra Galatasaray 1970-1971, 1971-1972 ve 1972-1973 sezonlarında, Trabzonspor 1978-1979, 1979-1980 ve 1980-1981 sezonlarında, Beşiktaş da 1989-1990, 1990-1991 ve 1991-1992 sezonlarında üst üste 3′er kez şampiyonluğa ulaşma başarısını gösterdi.
Toplam 17 kezle, en çok şampiyonluk sahibi takım unvanını Galatasaray ile paylaşan Fenerbahçe’nin ise şimdiye dek üst üste 3 lig şampiyonluğu bulunmuyor.
TAHKİM KARARIYLA BEŞİKTAŞ’A 2 ŞAMPİYONLUK
Beşiktaş Kulübü’nün, 1959′da başlayan ligden önceki 2 şampiyonluğunun, Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu kararıyla lig şampiyonluğuna eklenmesiyle siyah-beyazlıların şampiyonluk sayısı 12 olarak tescillendi.
Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun konuyla ilgili almış olduğu karara ilişkin Beşiktaş Kulübü’nün açıklaması şöyle: Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu; 09.05.2002 tarihinde yaptığı toplantısında 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarına ilişkin şampiyonluklarımızın onaylanması talebimizi yerinde ve haklı görerek Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün var olan 2 şampiyonluğunun Türkiye şampiyonluğu olarak Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarına tescil edilmesini karara bağlamıştır.”
Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu resmi internet sitesinde yer alan açıklama da şöyle: Türkiye 1. Ligi’nin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulunun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında Beşiktaş Kulübü’nün 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF yıldız kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır.”
Ntvspor
Bu yazı toplamda 27, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Süper Ligin En Golcü Takımı Galatasaray
Turkcell Süper Lig’de 51. sezon için geriye sayım başlarken, 1959 yılında başlayan Birinci Lig’de, şimdiye kadar 50 sezonda 66 farklı takım mücadele etti.
Eski adıyla Birinci Futbol Ligi, yeni adıyla Süper Lig’e en çok takım veren il İstanbul oldu. Bugüne dek 16 takımı Birinci Lig’de mücadele eden İstanbul’u, 9 takımla Ankara izliyor.
-GALATASARAY KILPAYI ÖNDE-
Galatasaray, geride kalan 50 sezon göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, puan cetvelinde zirveye oturdu.
Sarı-kırmızılılar, oynadığı bin 630 lig maçında 2 bin 731 puan toplayarak, Birinci Lig’in en çok puan toplayan ekibi olurken, ezeli rakibi Fenerbahçe’nin 1 puan önünde yer aldı. Fenerbahçe ise bin 630 maçta toplam 2 bin 730 puan elde etti.
Puan sıralamasında Beşiktaş 2 bin 641 puanla 3., Trabzonspor ise bin 817 puanla 4. sırada yer aldı.
-EN ÇOK GALİP GELEN DE GALATASARAY-
50 yıllık geçmişi bulunan Birinci Futbol Ligi’nde toplam bin 630 maç yapan 2 takımdan Galatasaray, aldığı 922 galibiyetle, ezeli rakibi Fenerbahçe’den 3 galibiyet fazlasıyla ilk sırada bulunuyor.
Galibiyetlerde Fenerbahçe 919 ile 2., Beşiktaş ise 875 ile 3. sırada yer alıyor.
-EN GOLCÜSÜ FENERBAHÇE-
Birinci Futbol Ligi’nin 50 yıllık geçmişinde en çok gol atan takım unvanına Fenerbahçe sahip oldu.
Sarı-lacivertliler, toplam 2 bin 848 gol kaydederken, Galatasaray ise 14 gol geriden 2 bin 834 gol ile ezeli rakibini izledi. Beşiktaş’ın gol sayısı ise 2 bin 601.
-SON 5 SEZONDA FENERBAHÇE FARKI-
Süper Lig’in son 5 sezonunda ”3 Büyükler” arasında yapılan değerlendirmede Fenerbahçe büyük bir puan farkıyla birinci sırada yer aldı.
Sarı-lacivertliler, son 5 sezonda yapılan lig maçları göz önüne alındığında 380 puan toplayıp, ezeli rakibi Galatasaray’ı 32 puan geride bıraktı.
Son 5 sezonda Fenerbahçe 3, Galatasaray ise 2 kez şampiyonluğa ulaşırken, Beşiktaş ise bu dönemde mutlu sona ulaşamadı. Siyah-beyazlılar, son 5 sezonda topladığı 319 puanla, Fenerbahçe’nin 61, Galatasaray’ın ise 29 puan gerisinde kaldı.
KOCAELİSPOR, ANTALYASPOR VE ESKİŞEHİRSPOR YENİDEN LİGDE-
Kocaelispor, Antalyaspor ve Eskişehirspor geçen sezon Bank Asya Birinci Lig’de gösterdikleri başarının ardından bu sezon Turkcell Süper Lig’de mücadele etme hakkı kazandı.
Antalyaspor 1, Kocaelispor 5, Eskişehirspor ise 12 sezon sonra Turkcell Süper Lig’de oynamaya hak kazandı.
-”3 BÜYÜKLERDEN” SONRA ANKARAGÜCÜ-
Eski adıyla Birinci Futbol Ligi, yeni adıyla Süper Lig’e ”3 Büyükler” olarak anılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın ardından en çok katılan takım Ankaragücü oldu.
”3 Büyükler”, geride kalan 50 sezonda da ligde yer alırken, Başkent’in köklü ekibi Ankaragücü ise 45 kez ile 4. sırada yer aldı.
Ankaragücü’nün ardından ise İzmir ekibi Altay 41 kezle ligde en fazla mücadele eden 5. takım olarak dikkat çekiyor.
-28 BİN 404 MAÇ OYNANDI-
Birinci Lig’de geride kalan 50 sezonda toplam 28 bin 404 karşılaşma oynandı.
Bu karşılaşmalarda 10 bin 96 galibiyet, 8 bin 212 de beraberlik elde edilirken, toplam 34 bin 443 gol atıldı.
AA
Bu yazı toplamda 14, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Şampiyon Galatasaray Kupayla Başladı 2-1
Geçtiğimiz sezonun lig şampiyonu Galatasaray, Türkiye Kupası sahibi Kayserispor’u 2-1 yenerek Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Yeni transfer Kewell 1 gol, 1 asistle olumlu sinyaller verdi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından bu yıl 3. kez düzenlenen Süper Kupa maçında Galatasaray, Kayserispor’u 2-1 mağlup etti.
Geçtiğimiz sezonun lig şampiyonu ile kupa şampiyonunu karşı karşıya getiren mücadelede Galatasaray, rakibi karşısında ikinci yarıda bulduğu gollerle kupayı müzesine götürdü.
Almanya’nın Duisburg kentinde oynanan maçın ilk yarısında iki takım da hücumda etkili olmakta zorlandı. Devrenin en net pozisyonunda Kayserisporlu Purovic’in kafa vuruşu direkten dönünce soyunma odasına golsüz eşitlikle inildi.
İkinci yarıya baskılı başlayan Galatasaray, Nonda ve Ayhan ile gole çok yaklaştı. 66. dakikada Barış’ın yerine oyuna giren yeni transfer Harry Kewell, aynı dakika içinde Hasan Şaş’ın ortasına yaptığı kafa vuruşuyla takımını 1-0 öne geçirdi.
Golden sonra savunmasında açıklar veren Kayserispor karşısında kontrataklar üreten İstanbul’un sarı-kırmızılı ekibi, 73′te bu kez Kewell’ın pasında Nonda ile 2 farklı üstünlüğü yakaladı. Son dakikalarda baskı kuran Kayserispor, 89. dakikada Mehmet Topuz’un vuruşuyla farkı 1′e indirse de, kazanan taraf 2-1′lik skorla Galatasaray oldu.
Hafta içinde Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Steaua Bükreş’le İstanbul’da 2-2 berabere kalarak turu zora sokan Galatasaray, bu sonuçla moral buldu. Sarı-kırmızılılar, ikinci kez oynadığı Süper Kupa finalini ilk kez kazandı ve şampiyonlukla noktaladığı geçen sezonun ardından yeni sezona da kupayla başlamış oldu.
GALATASARAY: 2 - KAYSERİSPOR: 1
Stat: MSV Arena
Hakemler: Selçuk Dereli xx, Cem Satman xx, Erdinç Sezertam xx
Galatasaray: Aykut xx, Barış x (Dk. 66 Kewell xxx), Servet xx, Sabri xx, Hakan Balta x (Dk. 72 Volkan x), Meira xx, Hasan Şaş xxx (Dk. 84 Alpaslan Erdem x), Mehmet Topal xx, Ayhan xx, Lincoln xx, Nonda xxx
Kayserispor: Souleymanou x, Koray x (Dk. 70 Durmuş x), Ali Turan xx, Saidou xx, Abdullah x (Dk. 88 Escobar), Eren xx, Toledo xx, Mehmet Topuz xx, Mehmet Eren xx, Aghahowa xx, Puroviç x (Dk. 74 Umut x)
Goller: Dk. 66 Kewell, Dk. 73 Nonda (Galatasaray), Dk. 88 Mehmet Topuz (Kayserispor)
Sarı kartlar: Dk. 62 Lincoln, Dk. 90 Nonda (Galatasaray), Dk. 75 Saidou, Dk. 81 Durmuş (Kayserispor)
MAÇTAN DAKİKALAR
Karşılaşmanın henüz 20. saniyesinde ceza sahasında topla buluşan Mehmet Topuz’un şutunda top yandan auta çıktı.
5. dakikada soldan ceza sahası çizgisine yaklaşan Mehmet Eren’in sert şutunda top kaleci Aykut’ta kaldı.
7. dakikada ceza alanına güzel hareketlerle giren Hasan Şaş topu Ayhan ile buluşturdu. Bu futbolcunun vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti.
35. dakikada Mehmet Topuz’un kullandığı köşe atışında altıpas içinde iyi yükselen Puroviç’in kafa vuruşunda top üst direkten oyun alanına döndü. Dönen topu Galatasaray savunma elamanları uzaklaştırdı.
45. dakikada Lincoln’un kullandığı serbest atışta, ceza alanı içinde topa Barış kafayı vurdu, ancak meşin yuvarlak kalecide kaldı.
52. dakikada sağ taraftan Sabri’nin ortaladığı topu ceza sahası içinde Nonda kafayla Ayhan’ın önüne indirdi. Bu futbolcu müsait pozisyonda topu üstten auta attı.
57. dakikada ceza alanının sol çizgisinden topa sert vuran Nonda’nın şutu yandan auta çıktı.
66. dakikada Hasan Şaş’ın ortasında oyuna henüz giren uzak direkteki Kewell’in kafa şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0
68. dakikada ceza sahasında Mehmet Eren’in şutunu kaleci Aykut kornere çeldi.
73. dakikada Kewell’ın pasında ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Nonda düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 2-0
88. dakikada orta sahadan atılan topla ceza alanı içinde topla buluşan Mehmet Topuz’un sert şutunda meşin yuvarlak kaleci Aykut’un solundan ağlarla buluştu: 2-1
Ntvspor
Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Super Smash Bros Brawl
Şöyle bir senaryo düşünün: Mario, Yoshi, Luigi ve Pikachu, çayırlık bir yerde sakin sakin gezinmekte. Bir anda Yoshi ayağını uzatıp Nintendo’nun tombul maskotuna çelme takar. Luigi ise Pikachu’nun kulakları ile boks maçı yapmaya başlar ve Zelda’nın kahramanı Link hiç yoktan ortaya çıkıp hepsine birden girişir! Pekiyi, Nintendo kahramanları neden böyle ansızın birbirini dövmeye bu kadar kararlı? Çünkü şimdi arbede zamanı!
Doğrusunu söylemek gerekirse, bu Nintendo karakterlerinin üçüncü kez karşı karşıya gelişi. 1998 yılı, Nintendo 64 için yaratılan Beat’em up Super Smash Bros. oyununun sürpriz çıkışına tanık oldu. Ve GameCube’lerin Avrupa’da piyasaya çıkmasından birkaç hafta sonra, Nintendo, bu oyunun halefini, Super Smash Bros. Melee olarak piyasaya sürdü. Sonuçta, Nintendo Wii serisinin üçüncü oyunu olan Brawl’ın gelişi aslında pek de şaşkınlık yaratmadı. Şu anda Japon piyasasında satılmakta olan bu oyun diğer ülkelerde de yakın zamanda piyasaya çıkacak. Oyunun kuralları değişmemekle beraber, Brawl, selefi olan iki oyundan hem daha kapsamlı hem de çok daha iyi, üstelik iki küçük sürprizi de beraberinde getiriyor.
Bu oyunun mantığı oldukça basit: en fazla dört dövüşçü kendilerini, bir sürü sahneden birine atarlar ve orada birbirlerine kıyasıya girişirler. Oyuncu olarak sizin amacınız, rakiplerinizi sahneden ve dolayısıyla da ekrandan dışarı atmak. Oyunun sonunda, en fazla sayıda dövüşçüyü sahneden atan oyuncu oyunu kazanmış sayılır. Oyun sırasında, ekranın altındaki göstergede yüzde cinsinden yazılan sayıya dikkat etmeniz gerekiyor. Bu gösterge her bir dövüşçünün aldığı hasarı gösteriyor; aldığı hasar ne kadar büyükse, o rakip darbe aldığında bir o kadar uzağa, sahnenin dışına doğru savruluyor. Tüm usta savaşçıların oyundan dışarı atılmalarını önlemek için kullanabilecekleri, sadece iki düğme ile kontrol edilebilen, farklı hücum pozisyonları bulunuyor. Arbede sırasında her karakter kendine özel hücum yöntemlerini kullanıyor: Mario ateş topunu (Fireball) atıyor, Link ise Master Sword adlı usta kılıcını sallıyor ve Pikachu Elektrik Topu’nu (Thunder Jolt) kullanarak rakiplerini bombardıman ediyor. Hücum tarzı, analog çubuk ya da d-pad denen dijital oyun kolunun hareket yönüne göre belirlenir. Super Smash Bros. Brawl’un kombo sistemi oldukça basit ve bu sistemde her duruma uygun bir hücum muhakkak bulunuyor. Sezgi yoluyla öğrenmeye de son derece elverişli. Olur da kendinizi sahneden dışarı atılmakta bulursanız, çift ya da süper sıçrama hareketini kullanarak puan kaybetmekten kurtulabilirsiniz. Bir hücumu, küçük bir top haline gelecek şekilde yuvarlanarak bloke edebilirsiniz ancak bu sizi rakiplerinizden sadece birkaç saniye için koruyabilecektir. Sahneler, 24 farklı dövüşçüyü içeren oyunlarda kullanılan arenalar esas alınarak oluşturulmuştur. Yani şimdiye kadar Hyrule Kalesi’nin çatısında ya da bir Pokemon stadyumunda bir kavga başlatabilmek hayali kurduysanız, Super Smash Bros. Brawl ile bu hayalinizi gerçekleştirebileceksiniz! Aman ha dikkat edin: bazı sahneler hareket ediyor, bazıları da gizli tuzaklarla dolu. Örneğin, Mario Circuit sahnesinde pistte yarış halinde olan küçük arabalara dikkat etmeniz gerekecek. Karakterinizin standart dövüş yöntemleri yetersiz kaldığında, sahnelerde rastgele ortaya çıkan nesneleri de kullanabilirsiniz. Bunlar, cep canavarları ile birlikte komple gelen Poke Topları (Poké Balls), Lazer Kılıçlar (Laser Swords), Mayınlar (Mines) ve Maksim Domatesleri (Maxim Tomatoes). Tabi yer yer ortaya çıkıp sahnenin bir ucundan diğerine sekerek giden Darbe Topu’nu (Smash Ball) da unutmamak lazım. Bu top ekranda görünür görünmez, oyuncuların arasında topa ilk ulaşan olmak için bir mücadele başlar. Topu imha etmeyi başaran oyuncu, Son Darbe (Final Smash) adlı muhteşem hücum hareketi yeteneğini kazanır. Bu hareket karaktere göre değişiyor, ama nasıl olursa olsun rakiplerin tamamını oyun dışı etmeyi neredeyse yüzde yüz garantiliyor. Dövüşme hızı, Super Smash Bros. Melee oyununa oranla daha yavaş. Bu da oyunculara oyunu daha iyi takip edebilme ve dövüşçülerini daha iyi kontrol edebilme olanağı tanıyor. Yine de, dövüş sahnelerine alışmak biraz zaman alıyor. Dört dövüşçünün dördü de bir anda birbirine girdiğinde ne olup bittiğini takip etmek zorlaşabiliyor.
Super Smash Bros. Brawl oyunu, Mario, Samus Aran, Pikachu, Captain Falcon, Donkey Kong ve Pikmin’den Olimar gibi karakterlerle birlikte, Solid Snake ve son derece seri hareket eden kirpi Sonic (Sonic the Hedgehog) gibi konuk karakterleri de içeren 24 dövüşçüden ibaret. Son derece ünlü video oyunu karakterlerini bu şekilde bir araya getiren Nintendo, oyunun tek-oyunculu bölümünü de kayda değer düzeyde geliştirmek zorunda kalmış. Hem çeşitli sahnelerde dövüşüp en son kudretli Usta El (Master Hand) ile karşı karşıya geldiğiniz orijinal Klasik Mod (Classic Mode), hem de Macera Modu (Adventure Mode) baştan aşağı değiştirilmiş. Macera modunun yeni adı Altuzay Ajanı (Subspace Emissary) ve bu esasen, karşılaştığınız herkesi dövdüğünüz, yandan görünüşlü bir dövüş (Beat’em Up) oyunu. Her seviyede, oyunda yer alan 24 dövüşçüden birini kontrol ederek bir sonraki seviyeye çıkmaya çalışıyorsunuz. Söylemek yapmaktan kolay tabi, çünkü koca bir düşman ordusu sizi durdurmak için yolunuza çıkıyor. Sizin üstünüze düşen görev, bunları marifetli sıçramalarla ve hafif siklet dövüşlerle ortadan kaldırmak. O seviye senin bu seviye benim, gelişen olaylar dizisi oyunun son derece eğlenceli olan ana konusunu ortaya çıkartıyor. Oyunun hikayesini, Final Fantasy VII ve Kingdom Hearts II gibi oyunların temaları üzerinde çalışan Kazushige Nojima kaleme almış. Bununla beraber, eğer anlamlı ve hatırlamaya değer diyalog beklerseniz, büyük olasılıkla hayal kırıklığına uğrayacaksınız, çünkü karakterlerin çoğu her zaman olduğu gibi homurdanmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Ancak, konuşmaların olduğu bölümler de yok değil: gizli ajan Snake, arkadaşı ve yardımcısı Otacon’dan diğer karakterler hakkında daha fazla bilgi almak için sık sık telsizini kullanıyor. Bu sahneler oldukça komik ve iyi yapılmış. Macera Modu’nu tamamlamak yaklaşık olarak on saat alıyor ve bu da oyun için küçümsenmeyecek bir artı.
Maç Modu (Events Mode) oyuncunun önceden belirlenmiş görevlerin bir sürüsünü tamamlamasını gerektirir. Örneğin, kendinizi tüm karakterlerin %300 hasar oranı ile başladığı gerçek bir Ani Ölüm Maçı’nda (Sudden Death Match) bulabilirsiniz. Ya da Mario karakteri olarak, devasa Bowser’i yenmek zorunda kalabilirsiniz. Super Smash Bros. Brawl yalnız oynamayı tercih edenler için eksiksiz bir oyun paketi sunmuş ancak asıl eğlence, arkadaşlarınızla birlikte oynadığınızda başlıyor, toplam dört kişi oynayabiliyorsunuz. Oyunda, hem yeni başlayanların hem de deneyimli oyuncuların en başından itibaren oyundan zevk alabilmesini sağlayan dört farklı kontrol seçeneği (Nunchuck kumandasız Wii Kumandası, Nunchuck kumandalı Wii Kumandası, Klasik Kumanda ve GameCube Kumandası) bulunuyor. Klasik “meydan kavgası” (free for all) seçeneğinin yanısıra oyuncular takım kurabiliyor ya da kuralları değiştirebiliyorlar. Oyuna başlarken, Lazer Kılıcın standart teçhizatınıza dahil olmasını mı istiyorsunuz? Sorun değil! Oyunun ağır çekim gösterilmesini mi istiyorsunuz? Bu da sorun değil. İnanılmaz sayıda farklı seçenek elinizin altında. Eğer bir oyuncunuz eksikse, oyun sizin için daha önce belirlenen zorluk seviyesinde bir rakip ekleyiveriyor. Buna alternatif olarak, isterseniz internet üzerinden oyuncu da arayabiliyorsunuz. Ne yazık ki biz oyunun Japonya’dan ithal versiyonuyla bu seçeneği deneyemedik. Ama, dünyanın dört bir yanından oyuncularla düello edebileceğiniz gibi, arkadaşlarınızla dövüşebileceğinizden ve hatta oyunlara sadece seyirci olarak bile katılabileceğinizden emin olabilirsiniz. Seyirci Modu’nu (Spectator Mode) seçerseniz, oyun üzerine bahis de oynayabilirsiniz. Orijinal bahsin büyüklüğüne göre, bahisçilere kazançları jeton olarak ödenir ve bu jetonları ana menüde ekstra bir şeyler satın almak için kullanabilirler. Bu arada belirtelim, heykel ve etiket gibi şeyleri içeren bu ekstralar oyun sahnelerinde de toplanabilir. Tüm bu ekstralar iyi hoş da, oyunun en önemli ve ilgi çekici özelliği, fazla çaba harcamadan kendi sahnelerinizi yaratmanıza olanak sağlayan Sahne Oluşturucu (Stage Builder) seçeneği.
Smash Bros.’un bu son bölümünde grafikler gerçekten oldukça etkileyici. Karakter animasyonu fevkalade ve sahne tasarımı ise bir harika. Oyunun diğer bir artı özelliği, herkesin birbirine girdiği çok oyunculu arbedeler sırasında aksiyonun kesintisiz olmasını sağlayan istikrarlı resim karesi hızı. Oyun tasarımcıları, gergin dövüş sahnelerinin ciddiyetini az da olsa hafifleten, toplam 300 şarkılık, son derece yerinde bir oyun müziği seçmişler. Super Smash Bros. Brawl, Japonya’da şimdiden kapış kapış gidiyor. ABD’de Mart ayının başında piyasaya çıkması planlanıyor ancak Avrupa’da piyasaya çıkış tarihini Nintendo halen gizli tutuyor. Söylentilere bakılırsa, oyun Haziran başında burada mağazalara gelecekmiş. Dileyelim söylentiler gerçek olsun. Super Smash Bros. Brawl, kanımızca, Nintendo’nun yenilikçi konsolunda oynamak için alınması şart olan oyunlar listesinde en üst sırada alıyor.
“Nintendo, oyunu zaten aksiyon dolu olan önceki bölümlerine oranla nasıl daha üstün bir hale getirebilir ki?” diye sorduğunuzu duyuyorum. İyi bir soru. Yanıt gayet basit: oyuna tıka basa daha fazla aksiyon doldurarak tabi. Super Smash Bros. Brawl’da keşfedilecek o kadar çok şey var ki tek başına oynayanlar için bile oyunun her bir köşesini bucağını dolaşmak ve ekstra bölümlerin çoğunu açmak neredeyse 20 saati bulabiliyor. On saatlik oynama süresi ile Macera Modu bile, tek başına, oyuncuların uzun süre oyunun başından kalkamamasının nedeni olacak. Daha kupa avını ve daha bir dolu diğer ekstraları saymadık bile. Doğrusu ben Nintendo’nun önceki versiyonlardan daha üstün bir şey ortaya çıkarabileceğini sanmıyordum. Ama Brawl’un Japon versiyonunu oynadıktan sonra tüm kuşkularım silindi. Söylenebilecek bir tek şey kaldı, o da “Nintendo, lütfen Avrupa’yı daha fazla bekletme!”
JS
Kaynak:GamesRapidShare
Bu yazı toplamda 12, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Super Mario Galaxy
Teşekkürler, Nintendo! On yıllık işkence dolu bir bekleyişten sonra, doğru Super Mario 64 için beklemeye değdi doğrusu. Super Mario Sunshine? Ama bu sadece güzel bir tatil gezisiydi. Bu, oyunseverlerin on yıl boyunca beklediği sizin maskotunuzla yapılan bir uzay yolculuğuydu. Ancak onları hayal kırıklığına uğratmadınız. Tam tersi: Beklentilerin üzerine bile çıkıldı. Super Mario Galaxy mükemmele çok yakın bir oyun. Başından sonuna dek. Gerçekten de kusursuz.
Yeni Mario macerasının çıkış noktası, yıldız çocukları Luma’lar ile birlikte uzayda dolaşarak yeni galaksiler keşfetmeye çalışan gizemli Mama’nın yıldız gözlemevi. Minik sevimli muslukçu buradan yola çıkarak, birçok farklı galaksiyi gezip enerji yıldızlarını bulmak istiyor. Bunlar, Mario’nun can düşmanı Bowser’i takip edebilmesi için gözlemevine gerekli enerjiyi sağlıyorlar. Çünkü düşmanı yine Prenses Peach’i şatosuna kaçırmış. Bu kez, bir tablonun veya başka bir şeyin içine değil de, ta uzayın derinliklerine saklamış. Mario’nun buraya vardıktan hemen sonra, aklını başına alıp yeniden düşünmesi gerektiğini anlıyor. Oyunun temel unsuru yer çekimi. Bu, yeni hileli sıçrayarak geçiş imkanı vermenin yanı sıra, kısmen zorlanacağınız bazı küçük bilmecelerde de size yardım sunuyor. İlerleyemediğiniz zamanlarda, Mario’nun gezegenleri etrafında dönmesi gerekiyor, ki bu, küçük gök cisimlerinde daha kolay oluyor. Mario, deyim yerindeyse gerçekten kafasının üzerinde koşuyor. Bu biraz tuhaf gelebilir tabii, oyunun ilk dakikalarında geliyor da. Ama insan bunun arkasında yatan düşünceye çabuk alışıyor. Yanlız küçük oyuncular, gezegenlerin etrafında dönme sırasında güçlük çekebilirler. Ama sorun değil: Ziyaret edilen galaksilerin yarısından çoğu, etrafında dönülmesi imkansız büyük gök cisimleri. Bu durumlarda, Mario yıldız halkalarını kullanarak kendini bir yüzeyden diğerine fırlatmaya bayılıyor, böylece her seviyede farklı yerler keşfedebiliyor. Bu oyunda kullanabilen dünya sayısı oldukça artmış. Her bir seviyede, ya sadece bir ya da yediye varan sayıda enerji yıldızı bulunması gerektiğinden, seviye tasarımcıları hayal güçlerini konuşturmuşlar.
Mario neşeli çiçek dünyaları, buzlu kar kütleleri üzerinde dolanıyor, lav akıntılarından geçiyor veya perili köşkleri araştırıyor. Siz enerji yıldızlarını aradıkça, galaksiler de sürekli değiştiğinden, sürekli yeni deneyimler yaşanıyor. Bu da yetmezse, Nintendo dozu artırabilmeniz için Gölge Komet’ler koymuş. Bu sayede, hem oyunu daha da zorlaştırmak hem de (yine) seviyeyi yükseltmek mümkün. Bu Kometler bir galaksi üzerinde yüzer gezerken her şey olabilir, neler mi: Mario kendi ikizini yenmek zorunda kalabilir, ya da baş rakibini belirli bir süre içinde yok etmesi gerekebilir, ya da geriye sadece bir yaşam puanı kalabilir ya da rakipleri birden anormal hızlanabilirler. Böylece oyunda hava değişikliği sağlanmış oluyor, Nintendo özellikle de kaykayla kayma veya yüzme yarışı gibi daha küçük çapta “mini oyunları” oyuna kaynaştırmakla iyi yapmış. Bu mini oyunların hemen hemen hepsi, pek de sıkıntı vermeden, wiimote kullanımına dayanıyor. Resimler ve yazılarla mükemmel bir şekilde yapılmış açıklamalar, hem gençlerin hem de yaşlıların kolayca anlayabileceği türden. Oyunu oynarken hemen eski Super Mario 64 hissini yakalayabilirsiniz. Oyunu geliştirenlerin bir sonraki seviyede ne gibi yenilikler getirdiğini merak ediyor insan, her ne kadar bazı yerlerde ara sıra alıştığımızın dışına çıkılmış da olsa. Artık bozuk para, yerine “yıldız paraları” toplanıyor, mesela. Bozuk paralar yine var ama, bunlar artık sadece Mario’nun yaralarını iyileştirmek için kullanılıyor. Ayrıca wiimote uzatarak da, yıldız paralarını toplamak mümkün. Böylece her seferinde Mario’yu yıldız paralarına doğru koşturmaya gerek kalmıyor. Bu aslında hem zamandan hem de stresten tasarruf demek, eğer bunları toplayayım derken sürekli kara deliğe düşüyorsanız. Yıldız paraları aynı zamanda Luma’lar çok sevdiği birer yiyecek, bu nedenle de bu küçük gurmeleri bunlarla beslemeniz gerekiyor. Ya da bunları, wiimote ile rakibinizi bayıltmak için kullanabilirsiniz. İki kişiyle oynama fonksiyonu sayesinde, bu işi arkadaşınıza da bırakabilirsiniz, ama bu pek de eğlenceli olmayabilir. Oynarken arada bir yer değiştirmek lazım, ki herkes bu güzel oyunun tadına doyabilsin. Alıştığımızdan farklı olan, diğer bir şey de rakipler. Gomba’ların bütün gün neler yaptıklarını, Super Paper Mario’dan da biliyoruz. Bunlar uzayın dışına gitmeyi başarmışlar, diğer rakiplerden birçoğunun yapamadığı gibi. Onların yerine artık, gübre böcekleriyle ve diğer düşmanlarla baş etmeniz gerekiyor. Bu oyunu bozmamış pek yine de, çünkü eski rakipleri gördükçe insanın içinden, “aa bu da buradaymış” demek geliyor.
Düşmanların çoğunu klasik zıplama hareketiyle veya Wiimote’yi sallayarak gerçekleştirebildiğiniz spin saldırısı ile alt etmeniz mümkün. Bunun dışında, Mario’nun atletik becerilerinde bir düşüş yok, hatta iyileşme var. Böylece örneğin duvardan atlama, önceki iki oyuna göre bariz bir şekilde kolaylaşmış. Evrende sadece geçici dönüşümler meydana geliyor, ancak bunlar ortaya heyecanlı ve zor bilmeceler çıkarıyorlar, örneğin Mario’nun kapıyı açabilmek için zaman kısıtlaması altında ateş çiçekleriyle iki çömleği yakmak zorunda olması gibi. Arıya veya hayalete dönüşme olayı da alışılmadık ancak oldukça sevimli; sempatik görünüşü, bıyığı ve kasketi gibi artık marka olmuş özellikleri sayesinde hemen kalplerde taht kuruyor. Super Mario Galaxy’nin grafikleri, Japonların neler yapabileceğini açıkça gösteriyor. Bu oyun, canlı görüntüleri ve zengin renkleri ile şüphesiz en güzel wii oyunu. Ses ise, bazı yerlerde çok sesli yapıya sahip müzikleri ile, bunların tuzu biberi. Eski oyunlara ait olup yeniden düzenlenmiş olan melodiler olsa da, bazen hızlı, bazen kasvetli, bazen de akılda kalan nağmeleri ile Super Mario Galaxy’nin müzikleri kulağa hiç sıkıcı gelmiyor. Fakat, bu arada bir şeyi unutmadık mı? Eleştiri yok mu? Var tabii. Kamera her zaman elle ayarlanamıyor ve bazı yerlerde titriyor. Bunun yanı sıra, ilk 60 enerji yıldızına ulaşana dek zorluk seviyesi klasik “zıpla ve koş” oyunlarına alışkın olan oyunculara oldukça düşük gelebilir. Ancak 120 yıldız toplamak istiyorsanız, kendinizi bayağı bir kasmanız gerekiyor - bu belki de Mario 3 boyutlu olduğundan bu yana en büyük sürpriz. Ancak bu oyuna böyle eleştiriler getirmek gerçekten haksızlık oluyor. Nintendo, bugüne dek yaratılmış en güzel “zıpla ve koş” Super Mario oyununu, daha doğrusu video oyunları dünyasında gelmiş geçmiş en güzel 3 boyutlu “sekerek koş” oyununu yapmayı başarmış. Bu kadar olumlu noktanın yanında, eleştirmeye değecek hiçbir şey yok gibi. Super Mario Galaxy, bugüne dek bir wii satın almak için bahane arayanlara eşsiz bir fırsat.
JS
Kaynak:GamesRapidShare
Bu yazı toplamda 35, bugün ise 0 kez görüntülenmiş



