Türk Telekom dan Hacı Adaylarına Özel Telefon Kartı
Türk Telekom, hac ve umre ziyaretçilerine yönelik olarak “HacKart” kontörlü telefon kartı çıkardı.
Türk Telekom’dan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan Telekom şirketine ait Al Jawal GSM operatörü ve Türk Telekom işbirliğiyle geliştirilen HacKart uygulamasıyla hizmetten yararlanmak isteyen Türk hacı ve umre ziyaretçilerine Al-Jawal firmasına ait 40 kontör içeren kontörlü kart sağlanacağı, bu kartların Suudi Arabistan’a gidildiğinde kullanıma açılacağı belirtildi.
Başta verilen kontör miktarı bittiğinde Suudi Arabistan’daki Al-Jawal bayilerinden ilave kontör satın alınabileceği ve kontör yükleme işleminin Türkçe menülerle sağlanacağı ifade edilen açıklamaya göre, HacKart sahipleri, Suudi Arabistan’da iki ve Türkiye’de belirleyecekleri bir numarayla yüzde 25 indirimli konuşabilecekler ve diğer GSM operatörleriyle karşılaştırıldığında yüzde 94’e varan indirimli fiyatlarla konuşma imkanına kavuşacaklar.
Bu yazı toplamda 21, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Videofon Hizmetleri Çeşitleniyor
Ekim 10, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
Türk Telekom, Türkiye’yle ilk kez tanıştırdığı görüntülü konuşma teknolojisi Videofon’u yeni katma değerli servis ve uygulamalarla genişletiyor.
Oluşturduğu yeni servislerle Videofon’un sadece bireysel değil kurumsal ihtiyaçları da karşılamasını hedefleyen Türk Telekom, müşterilerine bir yandan görüntülü konuşma imkanı verirken, diğer yandan da Doğuş Yayın Grubu’yla ortaklaşa hazırladığı bilgi ve eğlence servislerini sunuyor.
Kurumlar için eklediği yeni servislerle iletişim ihtiyaçlarını topyekûn karşılamayı amaçlayan Türk Telekom, CeBIT Bilişim Eurasia 2008 fuarında 7. salonda ziyaret edilebilir.
İŞTE YENİ SERVİSLER:
*8888 Videofon Görüntülü Katma Değerli Servisler Dünyası
Videofon abonelerine CeBIT bünyesinde kullanımı hakkında bilgisi verilen servislerin en göz alıcı servis, *8888 Videofon Görüntülü Katma Değerli Servisler Dünyası… *8888, görüntülü ve sesli yanıt sistemi üzerinden bilgi ve eğlence servislerinin sunulduğu hat, müzik klipleri, film fragmanları, oyunlar gibi eğlenceli servislere oldukça basit bir arayüz üzerinden ulaşabiliyor. Bununla birlikte haberler, finans, hava ve yol durumu gibi bilgi servislerine, NTV, CNBC-e, NTV Spor ve e2’nin içinde bulunduğu canlı televizyon yayınların ya da NTV Radyo, N101, Virgin ve Radyo Eksen’den oluşan radyo yayınlarına canlı bağlanıp, dilerlerse televizyonlarına bağlayacakları cihazları sayesinde bu servisleri geniş ekranlardan da alabiliyorlar.
IPTV’nin ön izlemesi
Videfon Görüntülü Katma Değerli Servisler başlığı altında tanıtılan teknoloji, yurtdışında oldukça uzun zamandır kullanılan ancak ülkemizde henüz test aşamasında olan IPTV (İnternet Protokolü üzerinden Televizyon yayını) uygulamasının bir çeşit önizlemesi… Videofon’da kullanılan çocuklara ve ev hanımlarına yönelik yaratılmış eğlence servisleri, film, dizi, eğlence programları gibi servislerin kullanıcı tarafından istendiği zamanda izlenmesine olanak tanıyan IPTV uygulamasının bir öngösterimi olarak algılanabilir.
Evden cep telefonu ile görüntülü konuşma
CeBIT’te tanıtılan Videofon hizmetlerinden bir diğeri ise 3G destekli mobil cihazların sabit hatlarla görüntülü görüşme yapmasına olanak tanıyan teknoloji. Altyapısı hazır hale getirilen servis sayesinde Türk Telekom Videofon abonesi kullanıcılar Videofon sayesinde 3G destekli telefonlarla sabit hatları üzerinden görüntülü konuşma gerçekleştirebilecekler. Ancak bu servisin kullanılabilmesi 3G lisanslarının dağıtılmasından sonra mümkün olabilecek.
Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
En İyi 500′deki Tek Türk Üniversitesi
Dünyanın en iyi üniversiteleri resmen açıklandı. Türkiye’nin utanç verici tablosu malesef bu yıl da değişmedi. İşte liste…
Dün sadece ÖSS yerleştirme sonuçları değil, “Top 500 üniversite” listesi de resmen açıklandı. Çin’in saygın üniversitesi Şangay Jiao Tong Üniversitesi’nce her yıl açıklanan “Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi” arasında yer almayı başaran tek üniversite yine İstanbul Üniversitesi oldu.
TEK BİR TÜRK ÜNİVERSİTESİ
Geçen yıl olduğu gibi 2008′de de ilk 500′e Türkiye’den yalnızca İstanbul Üniversitesi girdi. İstanbul Üniversitesi listede 400-500 grubunda yer aldı. 2005 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi’nin başarısı şöyle oldu: “2005 yılı: 496′ncı, 2007 yılı: 411′inci, 2008 yılı: 407′nci.”
* Nüfusu 10 milyon (Türkiye’nin 7′de biri) olan Yunanistan listeye iki üniversite soktu.
* İsrail listede 4 üniversiteyle yer aldı.
* Listeye girmeyi ulusal onur sayan Fransa 4′ten 3′e inince büyük tartışma çıktı.
* Türkiye dışında listede üniversitesi olan Müslüman ülke yok.
* İlk 10′da 8 ABD, 2 İngiliz üniversitesi var.

EN İYİ İLK ON ÜNİVESİTE
Top 500″ün 2008 listesinin ilk 10′unda geçmiş yıllara göre hiçbir değişiklik yok: 1- Harvard (ABD) 2- Stanford (ABD) 3- Berkeley (ABD) 4- Cambridge (İngiltere) 5- MIT (ABD) 6- California İnst. of Technology (ABD) 7- Columbia (AB) 8- Princeton (ABD) 9- Chicago (ABD) 10- Oxford (İngiltere)
SABAH
Bu yazı toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu Araca Sadece 50 Türk Sahip Olacak
Lansmanı yapılan 207 RC Le Mans’tan dünyada toplam 2 bin adet üretilecek fakat bu özel seriden Türkiye’ye sadece 50 adet getirilecek.
Peugeot’nun 1 milyar dolarlık yatırımını alabilmek için Polonya ile mücadele eden Türkiye’nin bir adım önde olduğunu söyleyen Vieux, “Türkiye’nin potansiyeli onu cazibe merkezi haline getiriyor” dedi.
Peugeot’nun 1 milyar dolar tutarındaki yatırımında Polonya ile yarışan Türkiye, bir adım öne geçti. Peugeot Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux, Türkiye’nin çok başarılı bir dosya sunduğunu ve yatırım için bir adım önde olduğunu söyledi.
Vieux, Türkiye’nin otomotiv üretiminde bir merkez olduğunu ve kaliteli üretim yaptığını, bunun da PSA grubunun Türkiye’yi seçmesinde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
GELECEĞE GÜVENİYORUZ
Henüz kesinleşmiş bir karar olmamakla birlikte Türkiye’nin potansiyeliyle bu yatırım için önemli bir cazibe merkezi olduğuna işaret eden Vieux, “Peugeot Türkiye olarak önemli bir yeniden yapılanma hamlesi başlattık. Bu hamlede göstereceğimiz başarı, yatırım kararını Türkiye lehine etkiyecektir” dedi. Jean Pierre Vieux, Türk otomotiv pazarının yılın ilk çeyreğinde yüzde 28’lik büyüme gösterdiğini ancak haziran ayında pazarın yüzde 4,3 daraldığını, temmuz ayında ise bu gerilemenin devam ettiğini hatırlattı.
Yılın 7 aylık dönemine bakıldığında ise geçen yılın aynı dönemine göre pazarda yüzde 7,8’lik artış olduğunu ifade eden Vieux, “Ama Türkiye ekonomisi üstüne çöken sis hafif hafif kalkmaya başladı. Türkiye piyasasının geleceğine güveniyoruz” dedi. Bu yıl 600 bin adetlik pazara ulaşmanın mümkün olacağını ifade eden Vieux, şöyle devam etti: “Peugeot olarak 7 aylık dönemde 12 bin 500 adet satış rakamına ulaştık. Önceki yıla göre satışlarımızı yüzde 23 oranında artırdık.”
YALNIZCA 50 KİŞİ SAHİP OLABİLECEK
Peugeot’un bugüne kadar 50 milyon araç ürettiğini ifade eden Vieux, 207 modelinden ise 1 milyon adet üretildiğini, modelin bugüne kadar çeşitli başarılar kazandığını söyledi. 207’yi motor sporlarıyla birleştirmek istediklerini dile getiren Vieux, Peugeot takımının Le Mans yarışlarında bu yıl başarılı bir performans sergilediğini kaydetti. Lansmanı yapılan 207 RC Le Mans’tan dünyada toplam 2 bin adet üretileceğini aktaran Vieux, aracın direksiyon simidi üzerinde yer alan özel şasi numaraları ile kişiselleştirileceğini, bu özel seriden Türkiye’ye de 50 adet getirileceğini aktardı.
Vieux, “Türkiye’de 207’ye, otomobil sporlarına ve Peugeot’ya tutkuyla bağlı 50 kişi bulacağımıza eminim” dedi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vieux, aracın 44 bin 900 YTL’den satılacağını ifade etti. 207 RC Le Mans’ta, standart RC’de kullanılan 1,6 litrelik THP motor yer alıyor. 175 beygir güç üreten bu motor ile 207 RC Le Mans, yüksek performansın yanı sıra düşük sayılabilecek (100 kilometrede ortalama 7,2 litre) bir yakıt tüketimi değerine sahip.
BUGÜN
Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Türk Helikopteri İçin Geri Sayım Başladı
Ağustos 18, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji
TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TAI), hafif ticari helikopter geliştirme projesinde geri sayım başladı.
Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu öncü projede TAI, prototip üretiminin tamamlanmasıyla yer ve uçuş test çalışmalarına 2010 yılında başlamayı planlıyor.
Havacılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Projesi çerçevesinde, bugüne kadar öncelikli olarak TAI’nin daha sonra ise diğer savunma sanayi şirketlerinin bugüne kadar elde ettiği kazanımlar, helikopter üretim projesine aktarılacak.
Ulusal ve uluslararası havacılık sektörüyle yapılacak işbirliği çerçevesinde üretimi planlanan hafif ticari helikopterler, 2 ton ağırlığında, 6-8 kişilik kapasiteye sahip bulunacak.
ÜRETİM ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
TAI tesislerinde gövde ve aksam üretim çalışmalarına devam edilen ticari helikopterlerin, öncelikli olarak elektronik-aviyonik (uçuş bilgisayarı ve benzeri donanım) sistemleri, altyapısı, helikopter motoru, helikopter kuyruk plakaları, yakıt tankı ve aksamı imalatları gerçekleştirilecek.
Devlet Planlama Teşkilatının desteği ile İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yürütülmekte olan Havacılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Projesine TAI, 2005 yılında fiilen dahil olmuştu.
Samanyolu
Bu yazı toplamda 2, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Tıpta Türk Devrimi Başlıyor
Yeditepeli bilim adamları, gen nakillerinde ortaya çıkan yan etkileri tamamen yok etmeyi başardılar.
Böylece kanser gibi birçok hastalığın tedavisinin yolu açılmış oldu.Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin yönetimindeki bir grup bilim insanının yaptığı yeni programlamayla bundan sonra hücresel gen tedavisinin emniyetli bir şekilde yapılmasının önünün açıldığını bildirdi.
Dalan, eskiden insanda sadece göbek bağında ve daha sonra diş kökünde var olduğu ispatlanan kök hücreyi yeniden programlayarak bir nevi embriyonik kök hücre haline getirildiğini hatırlattı. Embriyonik hücrenin özelliğinin çoğalarak, bölünerek, yeni hücreler yaratabilmesi, yani canlıdan canlı yaratma hadisesi olduğunu ifade eden Dalan, tıptaki bu buluşu şöyle anlattı:
KORDON SAKLAMAYA GEREK YOK
Eskiden çocuklar doğunca kordonlar saklanıyordu. Arkadaşların teknolojisiyle bu kordon bankacılığı, diş bankacılığı artık dünyada sonuna gelmiş oluyor. Çünkü şimdi insanın bankası kendi dişinde saklı. Bu ispat edildi.
YAN ETKİLERİ KALKTI
Gen tedavisi yapıldığında kendi içinde başka yan tesirleri olabiliyordu. Kanser ya da başka hastalıklar ortaya çıkıyordu. Yeditepe ekibinin yaptığı yeniden programlamada, bu yan etkiler tamamen ortadan kaldırılmış oluyor. Bunun anlamı da şu; Gen tedavisi dediğinizde kanserden tutun, aklınıza ne geliyorsa bir sürü hastalıkların daha emniyetli bir şekilde hücresel gen tedavisi yoluyla tedavi edilmesinin yolu açıldı. Karaciğer hastalıkları, bir sürü hastalıkların dolasıyla genetik olarak emniyetli bir şekilde tedavi edilebilmesi mümkün.
SİVRİSİNEKLER YOK OLACAK
Dalan, bu teknolojinin dünyada ilk olduğu, son derece geniş araştırmalarla yapıldığını ve bulunduğunu ifade ederek, patent için müracaatın da gerçekleştirildiğini bildirdi. Dalan, insanlık için tehlike oluşturan sivrisinekleri tümüyle yok edecek çalışmaların üniversitede tamamlandığını söyledi. Dalan, ‘’Sivrisineğin larvasını tamamen yok eden çalışmalar bakteriyel çalışma ile bitirildi’’ dedi. Bölüm bünyesinde yapılacak çalışmalar için 60 milyon dolar yatırım yapıldığını kaydeden Dalan, çalışmalar ilerledikçe yatırımlarının artacağını ifade etti.
KÖK HÜCRE NEDiR?
Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir. Bu özellikleriyle kök hücreler kanser, Alzheimer, diyabet, organ yetmezlikleri, kalp hastalıkları, kemik hastalıkları ve daha birçok alanda kullanıma sahiptirler.
SamanyoluHaber
Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Türk Bilgisayar Oyunu Hükümran Senfoni Rekora Koşuyor
ODTÜ Teknopark’ta geliştirilen ve dünya oyun pazarında yarışa giren “Hükümran Senfoni” oyunu üç ayda 100 bin kullanıcıya ulaştı.
“Hükümran Senfoni” adlı Türk bilgisayar oyunu, 9 Mayıs tarihinde internet üzerinden test aşamasında uygulamaya açıldı. Geçen üç ay içinde kullanıcı sayısı 100 bine ulaştı. ODTÜ Teknopark yetkilileri, bu hızla devam etmesi halinde “Hükümran Senfoni”nin birinci yılın sonunda Türkiye’nin en çok oynanan oyunu olacağını belirtiyorlar.
ODTÜ Teknopark’taki Ceidot Oyun Stüdyoları yöneticisi Erkan Bayol, oyunun henüz açık beta aşamasında bulunmasına rağmen Türk yunseverlerin gösterdiği ilgi ve güvenin “olağanüstü” olduğunu söyledi, Türkiye’de en çok oynanan ve Almanya’da üretilen tarayıcı tabanlı oyunlardan Travian’ın 2004 yılında yayınlanmaya başlandığını ve o dönemden bugüne kadar Türkiye’de 400 bin dolayında oyuncusu olduğunu anlatan Bayol, “Yani 4 yılda 400 bin seviyesine gelmiş bulunuyorlar ki bu rakam ciddi bir başarıdır” dedi.
Yine Almanya’da geliştirilen Ogame’nin 2002’de çıktığını ve Türkiye’deki oyuncu sayısının da 300 bin civarında olduğunu ifade eden Bayol, şöyle konuştu:
“Bu oyunlar, dünyanın en büyük yayıncıları tarafından yayınlanan ve çok eski oyunlar. Kendi türlerinde hepsi birer klasik. Bu oyunların bu kadar uzun zamanda ulaştığı oyuncu kitlesine bakarsak Hükümran Senfoni Online’ın henüz test aşamasında olmasına rağmen, 3 ay gibi kısa bir zamanda 100 bin rakamını geçmesi ciddi bir başarı. Büyük ihtimalle oyun, Türkiye’de bugüne kadar en hızlı büyüyen tarayıcı tabanlı oyun oldu. Bu hızla giderse birinci yılın sonunda Türkiye’nin en çok oynanan tarayıcı tabanlı oyunu olacak.”
YURT DIŞINDA YAYINLAMAYI İSTİYORLAR
Ar-Ge faaliyetlerinde önceliklerinin Türkiye olduğunu belirten Bayol, oyuna ilişkin hedefleriyle ilgili şunları kaydetti:
“Oyunu elimizden geldiğince mükemmel hale getirmek için özellikle yurt dışı ile olan yayıncılık görüşmelerimizi durdurduk. Pek çok firma oyunun başarısından haberdar. Oyunu hemen hemen hepsi yurt dışında yayınlamayı istiyorlar, ancak hem daha cazip şartlarda anlaşma imzalayabilmek için, hem de birden çok pazara odaklanarak şu an iş gücümüzü fazla bölmemek için şu an bir sonuca gitmeye çalışmıyoruz” dedi.
Oyunun Türkiye’de bu hafta içinde satışlarına başlayacağını ve test aşamasından büyük ölçüde çıkmış olacağını söyleyen Bayol, “Oyuna yeni bir şey ekleme yerine sadece oyunu sağlıklı bir şekilde ayakta tutacağız ve yurt dışı pazarları için anlaşmalar üzerinde çalışmalarımıza yıl sonlarına doğru başlayacağız” diye konuştu.
Oyun herkes için ücretsiz olarak hso.mynet.com adresinden oynanabiliyor.
Ntvmsnbc
Bu yazı toplamda 133, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Türk Bilimciler Enzim Genlerinin Şifresini Çözdü
Temmuz 16, 2008 by macline
Filed under Bilim ve Teknoloji

Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde 10 bilim adamı, fare embriyosundaki 2700 enzim geninin 750’sinin şifresini çözdü. Enzim genlerinin şifrelerini çözen bilim ekibinin başkanı Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu, “2000 yılında gen haritasının çıkarılması sonrası yapılan çalışmalarda en önemli ayaklarından birini enzim genleri oluşturuyordu, genlerin şifrelerinin çözülmesiyle birlikte özellikle insanlarda doğuştan kaynaklı hastalıkların tedavisinde önemli bir yol açılmış olacak” dedi. Küfrevioğlu, insan metabolizması ile çok yakın benzerliği olan enzim genlerinin hastalıkların oluşmasında önemli bir rolü olduğunu belirterek, yaptıkları çalışma ile birçok hastalığın tedavisine önemli bir katkı sağlayacaklarını söyledi.
6 ÜLKENİN BİLİM ADAMLARIYLA ÇALIŞTILAR
Almanya’nın Göttingen Max-Planck Enstitüsü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gregor Eichele gözetiminde İngiliz, Alman, İtalyan, İspanyol ve Fransız bilimadamlarıyla birlikte çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Küfrevioğlu, fareler üzerinde yaptıkları çalışmanın insanlık adına büyük önem taşıdığını vurguladı.
AB tarafından desteklenen çalışma için TÜBİTAK ve DPT’nin de destek verdiğini anlatan Küfrevioğlu, şunları kaydetti:
“Benim ve aynı bölümde görevli 4 doçent ve 5 araştırma görevlisi ile yaptığımız çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Yaklaşık 7 yıldır süren çalışmalar sonrası enzim genlerinin şifrelerini çözdük. Bu genlerin ekspresyon haritalarını da hazırladık. Şifrelerini çözdüğümüz genlerin haritaları www.genepaint.org adresinde tüm bilim dünyasının hizmetine sunuldu.”
FARELERDEN ELDE EDİLEN SONUÇLAR
İnsan vücudunda yaklaşık 100 trilyon hücre bulunduğunu ve her hücrede yaklaşık 30 bin genin var olduğuna dikkati çeken Küfrevioğlu, “İnsan hayatı için önemli olan genlerin hangi dokularda şifrelendiğini bulmaya çalıştık. Fareler üzerinde yaptığımız çalışmadan elde edilen sonuçlan insanlara uygulanabilecek” şeklinde konuştu.
“Hangi gen nerede, hangi dokuda şifreleniyor?”, “Genler nerede açılıyor?”, “Genlerin fonksiyonları nasıl?” sorularına cevap aradıkları çalışmalarda elde ettikleri başarının mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Küfrevioğlu, şöyle devam etti:
“Genlerin şifrelerinin çözülmesiyle birlikte özellikle insanlarda doğuştan kaynaklı hastalıkların tedavisinde önemli bir yol açılmış olacak. Genler içinde özellikle üzerinde çalışıp ekspresyon haritaları çıkarılan enzim genleri birçok hastalıkta rolü var. Bir enzimin eksikliği bile ölümlere yol açabiliyor. Enzim genlerinin şifrelerin çözümü, hastalıkların tedavisinde önemli bir rol oynayacaktır.”
İLAÇLARIN GENLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
Genler üzerinde yaptıkları çalışmaları sonlandırmayacaklarını kaydeden Küfrevioğlu, ilaçların genleri nasıl etkilediğini araştırmak için çalışma başlatacaklarını söyledi.
İlaçların genler üzerindeki etkisinin belirlenmesinin de insanlık adına çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Küfrevioğlu, “Türk bilim insanları olarak insan sağlığı için yapılan çalışmalara katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.
NtvMsnbc
Bu yazı toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmiş



