Two Worlds
Önceden yapılan açıklamalar, oyundan gösterilen bölümler ve ekran görüntüleri çok şeyler vaat ediyordu. Bir rol oyunu olarak, Oblivion ve Gothic 3’ü gerçekten de alt edip edemeyeceğini ortaya çıkarmak üzere “Two Worlds”u sizin için test ettik.
Savaşlar ve adam kaçırma.
Antaloor, savaş tanrısı Aziraal’ın tanrıların 300 yıllık anlaşmasını bozarak kendi başına buyruk hareket ederek neden olduğu kargaşanın henüz farkında değildi. Bu tanrı, orc ordularını toplayarak uygar dünyaya karşı kanlı bir savaşa sürükledi. Tüm bu olayları ortasında, kahramanımızın kız kardeşi Kira gizli bir tarikat tarafından kaçırılmıştı. İsimsiz kahramanımız kız kardeşini bulmak umuduyla aylar boyunca amaçsızca ülke ülke dolaşır. Tek ümidi kız kardeşini tekrar bulmaktır.
Paranızın karşılığını alacaksınız
“Two Worlds” ilk olumlu notunu ambalaj tasarımı ve içeriği ile aldı. Normal sürümü, kitaplığınıza sığacak ve şık duracak bir ambalaj içinde satın alabilirsiniz. Hoş CD kutusunun yanı sıra oyunla birlikte verilen iki taraflı kuşe baskı poster de cabası. Posterin bir yüzünde oyun dünyasında size yol gösterecek bir harita, diğer yüzünde ise Kira’nın çekici bir resmi bulunmakta. Hangi tarafı asacağınıza karar vermeniz güç olacak ![]()
“Royal sürümü” satın alırsanız, oyunda gördüğünüz “Kilgorin” kılıcı şeklinde bir zarf açacağınız, oyun müziklerini içeren bir bonus DVD’niz, “kılavuz” dokümanlarına, arka plan resmine ve bir internet kitine, bir Two Worlds tişörtüne ve bir iskambil destesine (55 kağıt) sahip olacaksınız.
Haydi macera başlasın
Oyunumuz Thalmont’ta Komorin köyünde başlıyor. Aylar sonra kız kardeşimiz Kira’nın yaşadığına dair ilk işaret olarak isimsiz bir mektup alıyoruz. Tahmin edileceği gibi hemen Komorin’e ulaşmak amacıyla yola koyuluyoruz. Buraya vardığımızda, başlangıç macerası tamamlanıyor ve asıl oyun hikayesi başlıyor.
Kısa süre içinde, Kira’yı Reist Tungard adındaki lideri tarafından yönetilen gizli bir örgütün kaçırdığı ortaya çıkıyor. Rehinenin serbest bırakılması için tarikat tarafından verilen görevi tamamlamamız gerekiyor. Kız kardeşimizin belli olmayan bir nedenle kaçırılmış olması nedeniyle kendini suçlu hisseden, tarikatın bizim adımıza çalışan bir üyesi (Gandohar) bize oyunun devamında yararlı olabilecek önemli bilgiler veriyor, hatta Kira ile kısa bir görüşme yapmamıza izin veriyor.
Maceralara = hayal kırıklığı artı tutku
Başlangıçta hikaye tam olarak anlaşılmasa dahi, kendimizi oyuna kaptırmamızı sağlayacak bazı ip uçları veriyor. Yan maceralar ile ana hikaye arasında akıllıca bir bağlantı kurulmuş, bunlar karakterlerin geçmişi ve Antaloor’daki yaşam hakkında güzel bilgi veriyor. Ancak, ana maceraların yanı sıra Two Worlds oyununda “x’e ait 10 parça bul” veya “x eşkıyasını öldür” gibi zorunlu maceralar da bulunuyor. Maalesef macera günlüğü biraz kafa karıştırıcı, insan yeni macera seçerken bir daha bir kez daha düşünüyor. Örneğin, tamamlanmış maceraları macera günlüğünden silmek veya en azından bunları gizlemek mümkün değil. Ayrıca, kabul edilmiş tüm maceralar doğrudan harita üzerinde görüntüleniyor. Diğer taraftan, oyunun akışını sıkı sıkıya takip etmeden dünyayı keşfe çıkma imkanı verilmesi oyuncular açısından olumlu, çünkü bu şekilde bir macerayı tamamlayabileceğiniz bir yere vardığınızı fark ediyorsunuz. Öte yandan bu oyunu düzenli bir şekilde takip etmeyi sevenler için daha rahatsız edici, çünkü kabul ettiğiniz macera için nereye gitmeniz gerektiği mini haritada gösterilmiyor.
Karakterim nasıl seviye atlıyor?
Two Worlds oyununda gerçekten hoşumuza giden karakterin seviye gelişimi. Başka oyunlarda karakterin seviyesi hıza bağlı olarak gelişiyor, Two Worlds bunun yönetimini bize bırakıyor. Aynı şekilde, ileride oynayacağınız rol oyunlarında Two Worlds oyunun sihirli güç defteri ile etkileşim mümkün olacak. Ana görevdeki 3 slota ek olarak, her bir görevde “yükseltici” olarak nitelenen üç slot daha bulunuyor. Bunlar ana görevle birlikte sizin öznitelikleriniz üzerinde etkili oluyorlar. Bu yolla iki yükseltici ile birlikte sihirli ateş gücünüz çok daha etkili bir hale geliyor. Sihirli ateş gücü + kudret besini yükselticisi (kudret besini tüketimi %20 oranında azaltıyor) + sihirli güç yükselticisi (sihirli gücün etkinlik seviyesini 2 kademe yükseltiyor). As a result no limits are set on your individuality.
Gecenin bu geç saatinde rüzgarın eşliğinde ata binen kim biner …
Umarız kimse, çünkü böyle yaparsanız “Two Worlds” oyununda çok puan kaybedersiniz. Aşağıdaki alıntı oyunun kılavuzuna ait: “Klavye üzerinden girilen komutlar doğrudan ata değil (gerçek hayatta olduğu gibi) biniciye yani oyun karakterinize gönderilir. Örneğin, eğer ileri hareket için [W] tuşuna basarsanız oyun karakteriniz bu komutu bindiği ata iletir, hayvan da buna göre hareket eder. Bu nedenle hareketleri küçük bir gecikme ile gerçekleşir.” Bu fikir olarak gerçekten de iyi - ancak uygulamada maalesef oldukça saçma. At klavye konutlarına asla doğru olarak yanıt vermiyor (yüksek bir binicilik beceri seviyesinde olsanız dahi). Ayrıca, bunlar çevredeki cisimlere çarptığında (ne at sırtında ne de yaya olarak) hiçbir çarpışma tepkisi görülmüyor. Test sırasında başımıza sık sık gelen olay, at dört nala koşarken ağaca çarptığımızda (bu kısmen yön bulma sorunundan kısmen de oyunu test eden kişinin dengesizliğinden
kaynaklandı) at inleyerek hiçbir animasyon olmaksızın aniden durdu. Oyun kılavuzunda övgüyle bahsedilen “atı çağır” fonksiyonu bazı alanlarda hiç çalışmıyor. Oyun kılavuzundan bir alıntı daha: “… atınızı özel bir ıslıkla çağırabilirsiniz yaklaşık 100 metrelik bir uzaklıktan çağırabilirsiniz. Sadece [H] butonuna basmanız yeterlidir atınız yanınıza gelmek üzere harekete geçer. Bu çevre koşullarına bağlı olarak belirli bir süre alabilir”. Testlerimizde at, ne yaklaşık 80 metreden ne de 30 metre yakından bu ıslığa hiç tınmadı bile.
Nasıl 40 düşman öldürülür?
Gothic 3 veya Oblivion gibi oyunlarda canavarlarla yapılan dövüşler gerçekten yorucudur (çünkü canavarların gücü genel olarak oyun karakterinin bulunduğu seviyesine yakındır). Two Worlds oyununda ise durum böyle değil. Birincisi, canavarlar başlangıç seviyesinde kalıyorlar (yani 20. seviyede kurtların işini kolaylıkla bitirebilirsiniz), ikincisi pratik “kaçma” ve “pis hile” fonksiyonları (dövüşlerin aşırı hareketli olmasına rağmen bunları olumlu buluyoruz) ve üçüncüsü rakiplerimiz hiç de zeki değiller. Rakiplerinizi yenebilmek için, 30-40 düşmanı kolaylıkla alt edebileceğiniz kudret besini veya yeniden doğuş noktalarına doğru çekerek kolaylıkla tuzağa düşürebilirsiniz. Sihirli ateş gücü, iksir, saldır, sihirli ateş gücü, iksir … Yukarıdaki “kaçma” ve “pis hile” fonksiyonları (düşmanın gözüne toz atarak kısa bir süre için hareket kabiliyetini durdurma) taktiğini uygulayarak az sayıda karşı saldırıyı savuşturabiliyoruz. Bunu yaparken en olumlu bulduğumuz nokta ise, Two Worlds ekranında görüntülenen iki işaret oldu (gözler açık, gözler kapalı), bunlar bir düşmanı etkisiz hale getirip getirmediğimizi gösteriyorlar.
Two Worlds dünyası
Oyun dünyasının atmosferi, Oblivion ve Gothic 3 seviyesine asla ulaşamıyor. Şehirlerin dışındaki dünyada bir çok farklı hayvan türü yaşıyor, ancak bazı gerçekçi olmayan durumlar da yok değil, elli metrede bir sürekli beşerli gruplar halinde kurtlar ile karşılaşıyoruz. Diğer yandan, o gün içinde öldürülmüş olan düşmanların geceleri hayalet olarak dolaşması fikrinin hiç de yaratıcı olmadığını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra, şehir,köy ve banliyölerde birçok insan yaşamasına rağmen bunlar hiç de çalışıyormuş gibi durmuyorlar.
Grafikler ve Sesler
Two Worlds oyununun grafikleri hem iyi hem kötü. Bir yanda, muhteşem bir bitki örtüsü ve eşsiz bir manzara var, ses efektleri ve mimari harika görünüyor. Antaloor’un simetrik ve engebeli yapısı burayı güzel ve gerçekçi bir dünya haline getiriyor. Motion capturing teknolojisi ile kaydedilmiş hareket animasyonları akıcı ve gerçekçi görünüyorlar. Ancak “Reality Pump” tekniğini geliştirenler yüz animasyonlarında başarısızlar. Yüz animasyonlar Gothic 1 zamanında yapılanlara benziyor. Ayrıca, harita üzerindeki farklı unsurların birbirleriyle çarpışma tepkileri tam bir felaket.
Kişilerin eşzamanlı hareketi tam olarak sağlanamamış ve amacına hizmet etmiyor. Gandohar’ın sesi, örneğin oturaklı ve gizemliden çok zoraki bir tonda çıkıyor. Bu durum, oyun karakterinizin öldükten sonra yeniden doğuş noktasında “işte geri geldim” nidası ile daha da belirginleşiyor. Bunlar tümüyle gülünç ve zoraki bir izlenim uyandırıyor.
MS
Kaynak:GamesRapidShare
Bu yazı toplamda 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


