Yolda Yeni Bir Nintendo Wii Var

Ağustos 19, 2008 by macline  
Filed under Oyun

http://yahoyt.com/images/news/hbr_1727_d.jpgNintendo, Wii’nin başarısının üstüne yayılmak yerine yeni konsolunu geliştirmeye başlamış bile.

Son yılların en devrimci konsolu Wii’yi geliştiren Nintendo şöööyle bir arkasına yaslanıp para şıkırtısını dinlemek yerine, bir sonraki konsolu üstünde çalışmaya şimdiden başladı.

Şirket başkanı Iwata Satoru (ya da Satoru Iwata), Forbes dergisine yaptığı açıklamalarda Nintendo’nun yeni aygıt üzerinde çalışmaya başladığını çıtlattı. Wii’nin daha iki yıldır piyasada olduğu ve raflarda toz izi bile bırakmaya başlamadığı düşünülecek olursa, çalışmaların henüz çok ilerlemiş olmadığı anlaşılıyor. Ancak Iwata, “Donanımın, müşterilerimizin oyunlarımızı oynamak için istemeye istemeye aldığı bir araç olmasına rağmen, biz hep yeni donanım üzerinde çalışırız. Hep yapım aşamasındayız,” diyor.

Iwata, yeni konsolun çok yakın zamanda beklenmemesi gerektiğini de söyleyerek “Yeni konsolun da sarsıntı yaratacak bir yeniliği olması gerek. Müşterilerimizin bunu bizden beklemeye hakkı var. Ancak tabii Wii’deki kullanıcı arayüzü gibi bir yeniliğin üstüne çıkmak ve beklentilerin ötesine geçmek zor olacak,” diye konuştu.

KAYNAK: Yahoyt.com / Aklı fikri teknoloji olanların sitesi yahoyt.com

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Wii Fit

Temmuz 1, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Wii’nin sadece ara sıra oynayanlar için ilginç olduğu büyük bir sır değil. Sıkı oyunculara kısa süre önce Mario Kart Wii sunulmuş ve Haziranda Super Smash Bros. Brawl sunulacak iken, şimdi arada bir oynayanlar tam anlamıyla terleyebilir.

Nintendo DS’in beyin eğiticilerine benzer olan Wii Fit, dokunma kuşağına yönelik bir oyun. Ancak Wiimote ile ekranın önünde oturmak yerine bir beyaz tahta duruyor ve egzersizleri yapıyorsunuz. Bu nedenle paketin bir parçası da Japonya’da son derece popülerlik kazanan Denge Tahtası. Bu beyaz tahta, Wii Fit’in kontrol ünitesi ve 150 kg’a kadar insanlar için uygun. Kurulumu gerçekten kolay: paketten çıkan dört AA pili tahtaya takın, konsolla senkronize edin, hepsi bu kadar. Bu büyük parçaya “Denge Tahtası” adı verilmemesinin herhangi bir nedeni yok: başlıca vücudunuzun dengesini ölçüyor, başlangıçta alışmak biraz zaman alıyor çünkü egzersizler sırasında vücudunuzu hareket ettiriyorsunuz ama sadece bacaklarınız ölçülüyor. Başlangıçta Mii’yi kaydediyorsunuz ve oyun kilonuzu ölçüyor. Oyuna yaşınızı, cinsiyetinizi ve boyunuzu söyledikten sonra, iki vücut egzersiziyle sizin Wii yaşınızı hesaplıyor. Oyunun fitnes yaşı sizin gerçek yaşınıza ne kadar yakınsa, o kadar formdasınız. Amaçsız bir şekilde belinizi ağrıtmanıza gerek yok: kilo ve vücut kütle endeksini iyileştirmek isteyenler, oyunun takviminde kendilerine bir zaman dilimi belirleyebilir.

Wii Fit’te toplam 50 egzersiz var. Bunlar kas, yoga, aerobik egzersizlerinin yanı sıra denge oyunlarını da içeriyor. Kısa fitnes molaları arası için geliştirildiğinden dolayı elbette en eğlenceli olanlar denge oyunları. Hünerli bir şekilde ağırlığınızı vererek, yokuş aşağı kayak rekorunu kırmayı deneyebilirsiniz. Veya çevik bir şekilde topa kafa vurarak dengenizi test edebilirsiniz. İp üzerinde yürüme de eğlenceli: bir akrobat gibi kollarınızı sağa ve sola açıyorsunuz ve “tam noktaya basarak” Mii’yi dengelemeye çalışıyorsunuz. Denge Tahtasının hassas sensörlerinden dolayı, bu mini oyun sırasında dengenizi korumak çok da kolay değil. Bu mini oyunlar, özellikle çok sayıda oyuncu olduğunda çok eğlenceli, çünkü oyuncunun Denge Tahtasındaki hareketleri bazen aptalca gelebiliyor. Denge Tahtası olmadan yapılan tek egzersiz olan birlikte koşar adım yürümede eşzamanlı oynamak mümkün. Wiimote’u cebinize koyuyorsunuz ve bacaklarınızın yukarı aşağı hareketiyle yürümeye başlıyorsunuz. Bu sadece eğlenceli değil, aynı zamanda sizi terletiyor. Wii Fit adasında yürüyüşünüzü yaparken, şekle girmek veya sadece size el sallamak için yürüyüşe çıkmış Mii kanalından Mii’lerle de tanışıyorsunuz.

Ancak sadece diğer üç kategori sizi gerçekten terletiyor. Antrenörünüz egzersizleri sizinle birlikte yapıyor ve sizin sadece onun hareketlerini tekrarlamanız gerekiyor. Mükemmel açıklamalar ve egzersiz sırasında bireysel ipuçları sayesinde (çok fazla kıpırdarsanız veya ağırlık merkezinizi yanlış yere verirseniz antrenörünüz fark ediyor), egzersiz başarılı bir şekilde devam ediyor. Kategoriye bağlı olarak Denge Tahtası farklı kullanılıyor. Kas çalışmalarında, yatıyor, ayakta duruyor veya tahtaya oturuyorsunuz ve örneğin şınav veya mekik çekiyorsunuz. Yoga egzersizlerinde, adından da anlaşıldığı gibi, bilinen Yoga pozisyonlarını uyguluyorsunuz. Burada dengenizi korumak çok kolay değil ancak küçük kırmızı bir nokta, ne kadar hareket ettiğinizi gösteriyor. Aerobik egzersizleri eğlenceli. Burada Denge Tahtasını stepper veya dans halkası olarak kullanıyorsunuz. Zamanla daha fazla egzersizin ve daha yüksek zorluk seviyelerinin kilidini açabilirsiniz. İlk başta üç şınav çekmeniz gerekiyorsa, bu daha sonra on olabilir. Zor eğitime dayanamıyorsanız, elbette istediğiniz zaman zorluk seviyesini düşürebilirsiniz.

Grafik açısından Wii Fit elbette oldukça işlevsel. Mii’ler, şık menüler, antrenör ve Wii Fit adası dışında, herhangi bir şey görmüyorsunuz. Bu sorun değil, çünkü grafikler burada çoğu yerde gereksiz kalırdı. Hareket yakalama sayesinde çok doğal görünen antrenör hareketleri en iyi şeylerden biri. Her seferinde açıklayıcı egzersiz videosunu atlamak zorunda olmanız ise sinir bozucu. Ayrıca egzersizler aynı anda diğerleriyle birlikte yapılabilecek şekilde kombine edilemiyor. Oyun zaman zaman uygun bir egzersizle devam etmenizi öneriyor ancak bunlar doğrudan seçilemiyor. En azından puan tablosu, kendi rekorunuzu aşmaya sizi teşvik ediyor. Wii Fit başlıca bir video oyunu olduğundan, dünya çapında bir online sıralama harika olurdu. Yine de Nintendo, Dr. Kawashima’ya benzer şekilde zaman zaman oynayacak oyunculara hitap edecek başka bir başarılı oyun geliştirmiş. Komşumuz çok terlemiş olarak kapıyı açarsa, muhtemelen Wii Fit ile birkaç tur egzersiz yapmıştır.

JS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 24, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Pro Evolution Soccer 2008 (Wii)

Haziran 2, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Uzun süredir sanal futbol dünyasında belirmeye başlayan bir kriz var. Oyunun güzelliğinin aksine suç, çok fazla para ödenen iki çift lafı bir araya getiremeyen futbolcularda değil; abartılı maaş alan yeteneksiz yöneticilerde ya da ego kompleksleri içinde yüzen, sürekli bağırıp çağıran antrenörlerde. Bu sorun, sistemin içine sessizce ve sinsice sızmış: FIFA ya da Pro Evolution Soccer serisinin, her yıl piyasaya o kadar sık yeni bir sürümü çıkıyor ki; oyunun bağımlısı haline gelmiş müşteriler durup kendilerine önceki sürümle son çıkan sürüm arasında tarihten başka ne gibi önemli bir fark olduğunu soruyorlar. Kimse parasını, geçen senenin ürününün yeniden ısıtılıp önlerine sunulmuş haline vermek istemez doğrusu… Bu sanal sporda, yenilik eksikliği var- güncellenen tek şey grafikler ve birkaç futbolcu adının değişmiş olması, hepsi bu. Yeni yaratıcı fikirlere ihtiyaç var. Konami bunu düşünerek, Wii için çıkan PES serisinin son versiyonu köklü bir şekilde elden geçirildi. Futbol eleştirmenlerini bile şaşırtabilecek kadar yeni bir şekle bürünecek. Fakat bu, şüphesiz ki oyunun müdavimi olanlar için bir tartışma konusu olacak.

Oyunda bireysel olarak öne çıkılan günler geçmişte kaldı – artık kendi ceza sahanızdan başlayıp tüm rakipleri geçerek karşı kaleye kadar gidip gol atmak gerçekten imkansız. İyi topu sürerek driplinglerle rakibini inatla geçmeye çalışan herhangi birinin hareketleri yakında PES2008 Wii de engellenecek. Çünkü artık sahada dönüşümlü olarak sadece tek bir futbolcuyu yönetmiyorsunuz; artık bütün takım sizin emrinizde… Sıkıcı fakat gerekli oyun rehberini okuyup, oyun hakkında temel bilgileri öğrenmekte fayda var: Aynı bir macera oyununda olduğu gibi, Seçtiğiniz futbolcuyu hareket ettirmek için, formasından tutarak sahanın içinde “sürükleyebiliyorsunuz”. A tuşuna basarsanız, atış yapan futbolcu seçtiğiniz bölgeye koşuyor Pas vermek için de aynı yöntem kullanılıyor: Topu almasını istediğiniz futbolcuyu B tuşuyla seçiyorsunuz ve topu süren futbolcu komutlarınızı dinleyip topu takım arkadaşına atıyor. Fakat kaleye çekilen şutlar her zaman çerçeveye isabet etmiyor: Nunchuck’ı hareket ettirirseniz, top kutucuğun yönünde hareket ediyor; ancak kaleden içeri girip girmeyeceği tamamen şansa bağlı.

Oyunun temel hareketlerini ilk başta biraz yadırgayabilirsiniz, fakat zamanla bunlara alışıyorsunuz. PES2008 sizi tekrar düşünmeye sevk ediyor: Artık tek futbolcunun topa vurması yetmiyor – artık bütün takım doğru zamanda doğru yerde olmak zorunda. Hızlı hareket etme uğruna taktiksel hareketlerden vazgeçiliyor – topu ağlarla buluşturmanın tek yolu herhangi bir anda futbolcularınızın nerede olduğunu tam olarak bilmeniz. Yeni kumandaya alışana dek sadece biraz alıştırma yapmanız gerekiyor, daha sonra ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Yine de yeni kontrol mekanizmasının kendine has tuzakları var Birincisi, kaleye çekilen şutun şiddetini siz kontrol edemiyorsunuz, bu tamamen rastlantısal; bu yüzden şutu ayarlayarak çekmeniz tavsiye edilir. Aynı şekilde, defans da bazı şeyler rastlantıya bağlı: Defanstayken karşı takımın hücum eden futbolcularına pres uygulamak için tek yol A tuşuyla kendi futbolcularınıza pres yaptırmak. Ya da daha sert bir yol seçin ve tehlikeli durumlardan kurtulmak için kasten faul yapın. Eğer şov yapan bir oyuncuyla ya da deneyimli bir futbolcuyla karşılaşırsanız bu taktiği kullanarak başarı sağlamanız çok zor. Böyle senaryolarda ibre, çoğunlukla topu süren oyuncunun lehine dönüyor.

Ne yazık ki grafikler de hayal kırıklığına uğratıyor. Özellikle menüler çok kötü, modern tasarım kültüründen çok uzak ve Amiga televizyon futbolunun ilk günlerinin anısını yaşatır gibi… Dahası, Konami burada biraz daha uluslararası olan bir kimlik seçmeliydi; doğru ayarları seçerken duyduğunuz tipik Japon laterna müziğinin yerine alternatif müzikler sunulmuş olabilirdi. Sahadaki gerçek maç görüntüsü oldukça düzgün görünüyor, takım animasyonları akıcı, ceza sahasının tümüyle doluyken bile görüntü sabit kalmıyor. Ne yazık ki futbolcular dev LCD ekranında bit kadar küçük görünüyorlar, bazen görüntüyü kaçırıyorsunuz ve kendinizi topu ve aktif oyuncuyu ararken buluyorsunuz. Yorumcular alıştığımız gibi, istemeden de olsa sürekli komik durumlara yol açan veciz laflar yumurtluyorlar. Bunun için, gerçekten de düzgün bir online modu bulunuyor; Nintendo burayı dikkate alabilir – ve belki de, bir sonraki Mario Strikers’ı vücuda getirmek için bir iki şey öğrenebilir.

MK

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 47, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Mario Kart Wii

Haziran 2, 2008 by macline  
Filed under Oyun

Her Mario Kart oyununda Özel Kupanın klasik bitişi Gökkuşağı Yolu olmuştur–Nintendo Wii için çıkan son sürüm de farklı değil. Ancak Mario Kart Wii’deki Gökkuşağı Yolu sonunda bu adı biraz daha ileri taşıyor – keskin virajlar ve inanılmaz hızla tüyler ürpertici yarışların olduğu bir oyun. Gökkuşağı Yolu aynı zamanda Mario Kart Wii’nin ne kadar şaşırtıcı düzeyde eğlenceli hale geldiğini gösteriyor ve tüm şüphecilerin ağzını açık bırakıyor.

Çünkü başlangıçta çok fazla şüphemiz vardı. Klasik şirketin bu eğlenceli yarışıyla ilgili uzun süredir şüphemiz vardı, son birkaç yılda birkaç oyun videosu ve ekran görüntüsü yayınlandı ve belirli oyuncular arasında kaşların çatılmasına neden oldu. Grafik açısından bir şaheser beklenmiyordu–Wii’nin bunun için yeterli gücü yok. Ancak bu oyun için biraz daha iyi görsellik pek de kötü olmazdı. İtiraf etmek gerekirse, güzel animasyonlu sürücüler çok şık gözüküyor ama keskinlik yumuşatmanın hiç uygulanmaması ve zaman zaman belirsiz arka planlar, genel grafik resmi bozuyor. Mario Kart Wii yine de tüm aile için iyi bilinen karikatür kitabı büyüsüne sahip. Çatılan kaşlar için ikinci bir neden: motosikletler ve gösterileri. Bu meşhur tesisatçının ortalığı dağıtması bir tür Tony Hawk oyununa mı dönüşüyor? Sizi bu noktada temin edebiliriz. Motosikletler oyuna süper şekilde entegre edilmiş ve sadece Wiimote’u sallayarak gösteri başlıyor. Güçlü Bowser motosikletinde geriye doğru bir takla attığında açıkçası komik bir görüntü oluşturuyor ama muhteşem animasyonlar ve gösteri takviyesi sayesinde, Nintendo’yla ilgili başlangıçtaki şüphelerinizi unutuyorsunuz.

Mario Kart Wii, önceki versiyona Mario Kart DS’a çok yakın olarak modellenmiş. GameCube sürümündeki gibi ikili ekipler halinde kartlarda oturmak yerine, Double Dash, Mario, Luigi, Yoshi, Donkey Kong, Wario, Bowser ve arkadaşları yine tek başına. Sürücü sayısı on ikiye çıkarılmış ve 32 yarış pistinde daha fazla aksiyon sağlıyor. Bu pistlerin 16’sı yeni geliştirilmiş, diğer 16’sı öncekilerden uyarlanmış ve grafik açısından geliştirilmiş bir biçimde Wii’ye aktarılmış. Oyunun yeni odak noktasına karşı adil olmak için, bu iyi bilinen pislerin bir kısmına zıplama rampaları ve yeni güçlendirme alanları eklenmiş çünkü Mario Kart Wii’de güçlendirme alanlarının kullanılması önemli. Mario Kart DS’e göre ek güç elde etmek için sürücünün başarılı bir şekilde düzlüklerde ek hız kazandığı snaking oyundan tamamen kaldırılmış. Bunun yerine, karttan atılan kıvılcımlar birkaç saniye sonra sönüyor. Aynı zamanda, virajları ne kadar yakın aldığınız da çok önemli. Yeni başlayanlar için iyi sonuçlar elde etmeyi sağlarken, profesyoneller de mümkün olduğunca dar almaya ve virajlarda vakit kaybetmemeye çalışıyor. Uygun aracın seçilmesi çok önemli. Kartlar ve motosikletler en yüksek vites, hızlanma, arazi performansı ve drift performansı açısından farklılık gösteriyor. Motosikletlerin kartlara daha yüksek hızı var ama sadece bir ek Gücü var, kartların kıvılcımların maviden turuncuya geçerken Güçlendirme daha fazla. Ayrıca her pistte Güçlendirme alanlarına dikkat etmek de faydalı. Sadece bunların tamamını yakalayanlar ve zorunlu Güçlendirme mantarıyla doğru zamanda hızlarını arttıranlar, zıpladıktan sonra daha da gösteri şovu yapanların zafer şansı daha yüksek.

Tipik olarak Mario Kart’ta, birincilik sadece oyuncuların becerilerine verilmiyor aynı zamanda nesneleri toplama şansları da dikkate alınıyor. Liderlerin muz kabukları ve sahte nesne kutuları alırken, sadece arkadaki sürücülerin iyi nesneleri alması pek adil değil. Özellikle Tek Oyuncu modunda yüksek hız sınıfında bu durum kazanmayı zorlaştırıyor. Oyunun lastik bant yapay zekası sayesinde, ilk sıradaki sürücüleri son virajda son sıraya düşürmek için rakiplerinizi hemen peşinizde bitiyor. Ardından aniden bir Mavi Dikenli Kabuk size çarpıyor ve başka bir Kırmızı Kabuk hemen kuyruğunuzda ve bir şimşek boyutunuzu küçültüyor ve aracınızı gerçekten yavaşlatıyor. CPU’ya karşı yarışlar bazen pek adil değil ve kısa zamanda sinirlendiriyor ama bir arkadaşınıza karşı oynarken, bitirme çizgisinden hemen önce bir Kabuk tarafından rakibiniz oyunun dışına atıldığında kahkahalarla dolu heyecanlı bir yarış yapıyorsunuz. Nintendo klasiklere üç nesne daha eklemiş: bir fırtına bulutu, top gülleleri (Mario Kart: Double Dash’ten köpek zincirinin yerini alıyor) ve Yeni Super Mario Bros.’dan sürücünüzü kısa bir süre gerçek bir deve dönüştüren Büyüme mantarı.

Bu anlamlı genişlemeler Online modda yuvarlanıyor. Tüm dünyadan on iki oyuncu yarışabiliyor. Puan sistemi, oyuncuların kabiliyetlerini gösteriyor. Nintendo DS’te olduğu gibi, sürücüler rasgele seçiliyor; Mario Kart Wii’de doğal olarak sesli veya yazılı sohbet olmadığından bu sorun değil. Arkadaşlar için özel lobiler yeni. Arkadaşlar arasındaki berabere oyunların sadece tesadüf olduğu günler geçmişte kaldı. Muhteşem: bir arkadaşınız global veya kıtasal bir oyunda oynuyorsa, devam eden oyunu seçebilir ve yer varsa katılabilirsiniz. O kadar da harika değil: Arkadaş kodlarının hala girilmesi gerekiyor (listede sadece 30 kod için yer var!!) ve bir arkadaş lobiye sadece lobiyi oluşturan listesindeyse girebiliyor. Bunun dışında oyun eğlencesini hiç etkilemeyen birkaç gecikme zorluğu dışında, Online mod harika işliyor. Elbette klasik Savaş modu da denenebilir ama ekip olarak. Herkese-Serbest modu bilmediğimiz nedenlerden dolayı artık yok. Bir yenilik de jeton toplayarak kendi yaşam enerjinizi arttırdığınız Jeton Maçı. Online oynamak istemeyenler, ayrılmış ekranın önüne dört arkadaş oturabilir ve düello yapabilirler.

Hassas kontroller sırasında isteyen oyuncular hızlı bir şekilde oyuna girebilir. Uygun şekilde Nintendo, Eğlence Yarışına plastik bir direksiyon kontrol tertibatı eklemiş, bunun üzerine Wii-Remote yerleştirilebiliyor. Sola ve sağa yatarak direksiyonu çevirmek son derece iyi işliyor ama sadece bir analog joystick yardımıyla daha hassas kontrol ve ciddi tur süreleri mümkün. Bu nedenle Nintendo üç kontrol seçeneği daha sunuyor: Nunchuck ile kombine olarak Wiimote, Klasik Kumanda ve eski güzel GameCube Kumandası. Bununla süren herkes kendini tamamen Mario Kart: Double Dash’te gibi hissedecektir, her ne kadar kontrol takımıyla gösteriler biraz hantallaşsa da. Karar vereceğiniz kontrol seçeneği keyfinize kalmış. “Direksiyon kontrol” sıradan oyuncuların da hemen yarışa girmesini ve eğlenmesi sağlıyor. Bu çok oyuncu şoku, uygun arka plan sesleri ve keyifli uygun müzikle destekleniyor.

JS

Kaynak:GamesRapidShare

Bu yazı toplamda 41, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Kapat
E-posta ile paylaş