The Elder Scrolls 4: Oblivion

Ocak 25, 2008 Yazar: macline  
Yazı Kategorisi: Oyun


Ne kadar büyük, o kadar iyi, Oblivion! En sonunda, artık PS3 için de Oblivion’un yılın oyunu sürümü piyasaya çıkıyor; devrim niteliğindeki bu rol oyununun bu harika Sony’de nasıl oynanacağını çoktandır merak ediyorduk zaten. Daha en başta bir şey dikkati çekiyor: Hangi sistemde olursa olsun, Oblivion hiçbir isteği karşılıksız bırakmıyor.

Devasa. Oblivion’u anlatmak için, en uygun sıfat bu olsa gerek. Muhteşem, engin bir dünya var karşınızda, burada gün romantik bir şekilde batarak geceye kavuşuyor. Her biri kendine özgü bir mimariye, karakter özellikleri, eğlence mekanları, mağazalar ve maceralarla dolu, sizi uzun süre oyuna bağlayan dokuz farklı şehir. İzbe köşelerde, tahta sandukalar içinde ve metruk harabeler içinde keşfedilmeyi bekleyen, tüm dünyaya yayılmış, hazineleri, silahları, donanımları ve öğretici kitaplarına doğru… En ufak ayrıntısına kadar kendi kendinize yaratabileceğiniz savaşçılarınız ile unutulmaz bir yolculuğa çıkın.

Öğrenmeniz gerekiyor. Hatta çok şey öğrenmeniz gerekiyor. Tüm olasılıkları ve seçenekleri anlayıp, kullanmaya başlayana dek, saatler geçebilir. Yolunuzu bulmak için saatler harcamak değil bu, ancak oyuna alışmak için belirli bir süre harcamak kaçınılmaz, özellikle de daha önce Elder Scrolls serisindeki diğer oyunlardan oynamamışsanız. Başlangıçta oyunun muazzam boyutu sizi biraz zorlayabilir. Yolları kat etmek için, yaya, atla veya hızlı yolculuk seçenekleri arasında tercih tamamen size kalmış. Ancak hemen hemen her hareket ve aksiyon, savaşçınız değerleri ve yetenekleri üzerinde etkili oluyor.

Geniş çayırları ve vadileri geçerken, görüş alanınızda sürekli bir dolu bitki adı yanıp sönüyor, bunları toplayarak, farklı sayısız iksir hazırlayabilirsiniz. Koşmak yetenek puanlarını artırarak kondisyonunuzu geliştirmenize neden oluyor, böylece zamanla daha hızlı ve uzun süre koşabiliyorsunuz. Çevrede hoplayıp zıplayarak dolaşarak, gerçek bir akrobata dönüşmeniz mümkün; sarp uçurumlardan aşağı gözünüzü bile kırpmadan atlayabilir, hatta bir süre sonra su yüzeyi üzerinde bile atlayıp zıplayabilirsiniz Yolda karşınıza çıkacak bir ayı, kurt hatta bir cine, indirdiğiniz her kılıç veya balta darbesi ve salladığınız her yumruk, kılıç dövüşü, körleşmiş silah ve dövüş becerileriniz üzerinde etkili oluyor. Oyuncu dışındaki karakterlerle yapacağınız yaratıcı konuşmalar, büyü gücünün kullanılması veya kilitlerin kırılması da aynı etkiye sahiptir. Her ne, nasıl ve nerede olursa olsun, bunların tümü sizin değerleriniz, insanların ve şehir muhafızlarının davranışları ve tabii oyunun seyri üzerinde etkili oluyor.

Hangi maceraya, nasıl ve ne zaman başlayacağınıza özgürce karar verebiliyorsunuz. Ana macera birkaç saatiniz alabilir, ama bu oyunun tümü içinde kısacık bir süre. Her iki ek paketi de, yani “Knights of the Nine” ve “Shivering Isles’i” içeren “yılın oyunu sürümü” ile heyecanlı maceralar ve görevler peşinde koşanlar için iyi vakit geçirmek garanti. “Knights of the Nine” size kutsal bir göreve koyulma ve eşsiz karizmatik bir zırh sahibi olma imkanı veriyor. “Shivering Isles” tek ve oldukça çılgın bir boyutta oynanıyor, burada yeni silah türleri, bitkiler ve cisimlerle oyun koleksiyoncuları verdikleri paranın karşılığını kesinlikle alıyorlar.

Oblivion kapalı kapı falan dinlemiyor. Hemen hemen her yere girebilirsiniz, yol kenarındaki bir şatoya dalabilir veya aslında girmeniz yasak olan yerlere sızabilirsiniz. Bir macerada gerektiğinde veya sadece eğlencesine itibarlı tüccarların evlere girip soygun yapabilirsiniz; özellikle de nöbetçi diğer tarafa bakarken, bunun için en iyi zamanlama. Böylelikle yağmacılık içgüdüleriniz fazlasıyla uyarılıyor ve telekinetik bir çubuk, ender bulunan bir şişe şarap, değerli taşlar gibi ilginç bir ganimet için ya da biraz nakit para için önünüze her gelen eve girmeye başlıyorsunuz. Ama dikkat! Eğer emniyete alarm verilir veya bunlar sizi yakalarsa, ya hapsi boyluyorsunuz ya da para cezası ödemek veya tabanları yağlamak zorunda kalıyorsunuz. İkincisini seçerseniz, hayatınıza yer altında devam etmek ve yakalanmamak için insan içine çıkmaktan kaçmak zorunda kalıyorsunuz.

Kaçmaktan bıkarsanız tabii dayak ve bıçak yersiniz. Dövüş sistemi insanı dövüşe teşvik ediyor ve taktik unsurlara sahip. Elinizde bir kalkan bulunuyorsa doğru bir zamanlama ile gelen darbeleri savuşturabilirsiniz. Burada birinci kişi perspektifini öneriyoruz, çünkü dövüşler birincisi daha heyecanlı oluyor, ikincisi böylelikle rakiple başa çıkmak kolaylaşıyor. Biraz deneyim sahibi olduktan sonra yeni teknikler geliştirebiliyorsunuz. Örneğin rakibinizi kalkanlar geri doğru itin veya ona kalkanla öyle bir çarpın ki, gardını düşürmek zorunda kalsın. İnanılmaz çok sayıda büyüyü uygulamak aslında olukça zor, çünkü bunlar rakibi tam doğru zamanda yakalamak için hedefi tam olarak nişanlamış olmanız halinde etkili oluyorlar.

Gerekli becerileri kullanarak ileride silahlarınızı kendiniz tamir edebiliyor, üzerlerinde değişiklikler yapabiliyor veya bunların kalitesini yükseltebiliyorsunuz. Ayrıca kendi kendinize de büyü hazırlamaya başlayabiliyorsunuz. Yeni bileylenmiş bir bıçağınıza veya yeni ölümcül sözcüğünüze uğurlu bir isim vererek, bunu zevkle kullanmak için önünüze gelen ilk Horde Goblins’e saldırabilirsiniz. Bunların illa Goblins de olması gerekmiyor, oyunda karşınıza çekirgevari dev böcekler, mitolojik canavarlar, soyguncular, pumalar ve bir çok başkası çıkabiliyor… Ana macera ile bağlantılı kapılar Oblivion’un cehennemine açılıyor ve burası sizi kasvetli bir ortam içinde lav, kömürleşmiş taşlar ve dev kuleler arasında, zalim şeytani hükümdarlar, örümcekler ve yaratıklar ile dövüşmeye davet ediyor.

Oblivion gelecek rol oyunları için çıtayı yükseğe koyuyor, grafikleri için de aynı durum geçerli… Büyüleyici gündüz gece geçişleri, açık berrak görüş alanı, birçok farklı hava koşulları ve her yanıyla inandırıcı bitki örtüsü ve hayvanlar oyuncuyu şaşırtmaya yetiyor. Rüzgarda dalgalanan bitkiler ve ağaç dalları, denizin yüzeyi üzerine yansıyan çevre manzarası, büyü sayesinde rakibi aydınlatabilmek veya kısa bir süre için tutuşturabilmek… At sırtında uzun yolculuklarda, savaşırken veya kasvetli zindanlardan geçerken size eşlik eden müzikler daima eşlik ettikleri ortama uygun. Kah melodik ve huzurlu bir müzikle dinginleşebiliyor, kah canlı, sürükleyici, sinir bozucu bir müzikle gerilebiliyorsunuz.

 

Kaynak:GamesRapidshare

Bu yazı toplamda 50, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Comments

Lütfen konuyla alakalı bir yorum yapın.
Eğer yorumunuzda bir fotografınızı (avatar) göstermek isterseniz gidin ve bir gravatar seçin!





Kapat
E-posta ile paylaş